Annemin Hobi Bahçesi
Çok uzun zamandır annemin, bahçelerinde bir köşeyi sebze ekimi için ayırdığı, hemen her gün hiç sıkılmadan, bunalmadan o bahçeye nasıl ilgi gösterdiğini, yine her gün güzelleştirmek için nasıl çaba harcadığını izliyorum. Birde ondan görerek bahçenin başka alanlarına benzer hobi bahçesi yapan komşularını:-)) İçimden de acaba neden bu kadar ilgililer, ne zevk alıyor ki diye de düşünmeden edemiyorum:-) Edemiyordum demek daha doğru olur aslında.

Sebeplerine gelince;
İlk olarak bu konu ile ilgili ufak bir araştırma yapıp, bu konunun teknik kısmını öğrenmeye arkasından da annemle röportaj yapmaya karar verdim.
Gelin teknik detaylara geçmeden önce hobi bahçeciliği ile ilgili yıllar yılı yapılmış bilimsel araştırma gerçekleri ve bu hobiyi yapmanız için fazlası ile yeterli sebeplere:-) Sonra bu iş için ihtiyaçlar ve dikkat edilmesi gereken hususları anlatıp, en sonda da annemin bu konuda ki düşünce ve tüyolarına geçelim:-))

Her şeyden önce bilmeniz gereken bu bir hobi. Maddi kazanç düşünmeden, zevk alacağınız, ruhunuzu dinlendireceğiniz ve farkında olmadan fiziksel olarak sağlığınıza katkı sağlayacak bir hobi. Başlayalım mı?
Hani okullarda öğrendiğimiz bir konu vardı. Ağaçlar, çiçekler karbondioksiti emer, sonra da onu havaya oksijen olarak verirdi:-) Peki neydi bunun detayı derseniz; Atmosferdeki yani soluduğumuz havadaki, karbondioksit olarak bulunan karbon, fotosentez yoluyla döngüye giriyor. Yani yeşil bitkiler ve klorofile (bitkilere yeşil rengi veren madde) sahip mikro organizmalar karbondioksiti alarak fotosentezde kullanıyorlar. Sonrasında ise bu bitkiler karbondioksiti kendi dokusuna katıp, oksijen ve organik madde üretiyorlar. Döngü bu şekilde sürüp gidiyor.

İşte balkonunuzda yada bahçenizde yapacağınız küçük bir hobi bahçesi bile bu döngüye katkı sağlayarak soluduğumuz havanın daha taze olmasına katkı sağlayacak.
Bilimsel araştırmalar sonucunda ulaşılan sonuçlardan biri de, hobi bahçeciliği ile uğraşan insanların daha düşük kortizol (kandaki stres seviyesini düzenlemeye yarayan birincil hormon) seviyesine sahip olduğunu gösteriyor. Yani bu hobi ile uğraşan insanların stres seviyesinin düşük, daha huzurlu insanlar olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek:-)

Bildiğiniz gibi pandemi vs. derken bir çoğumuz egzersiz alışkanlıklarımızı kaybetmeye başladık. Evde yürüyüş bandı, egzersiz yapma işi de ne yazık ki öyle söylendiği gibi çok kolay olmuyor. Çünkü toplum olarak genelde tembeliz:-)
Çok ilginç gelecek ama hobi bahçeciliği ile uğraşan 60 yaş ve üzeri insanlarda, kalp krizi geçirme riskini %30 seviyesinde azaltan, orta seviye egzersizler ile aynı değere sahip bir aktivite bu. Sizler genç olabilirsiniz ama anne-babalarınızı bu hobiye yönlendirebilirsiniz:-)

Hobi bahçemizde, balkonumuzda yetiştireceğimiz domates yada marul gibi sebzeler, karbon ayak izinin azaltılmasına katlı sağlıyor. Bu ne demek derseniz; küresel ısınmanın başlıca sebeplerinden olan sera gazı miktarının azaltılmasına, doğal yollarla ve bizim sayemizde fayda sağlıyor olacağız. (Bu konuda yapılabilecekler başlı başına bir yazı konusu.)

Hobi bahçeciliği ile üreteceğiniz ürünler belki büyük bir ailenin mutfakta ki sebze ihtiyacını karşılamaz. Ama 2, belki 3 kişilik bir ailenin ufakta olsa mutfak ihtiyacını kaşılar ve böylelikle hem organik sebze yemiş hemde kendi ürününüzün tadını çıkarmış olursunuz. Aynı zamanda paketli yiyecek tüketmeyerek ekolojik atığı finanse etmekten uzak durmuş olursunuz.

Bunama riskinizin %36-47 oranında düşeceği de bilimsel araştırmalar ile ispatlanmış bir gerçek. Ayrıca el becerilerinizin ve problem çözme yetilerinizinde gelişeceğini unutmayın.
Yukarıda yazdıklarım bilimsel araştırmalar sonunda ispatlanmış gerçekler. Gelelim hobi bahçeciliği için ihtiyaç duyacaklarımıza ve ve dikkat etmemiz gereken konulara;
Öncelikle hobi bahçeciliği dünyanın her yerinde genel olarak ikiye ayrılıyor. İlki meyve bahçeciliği, diğeri ise sebze bahçeciliği. İlki biraz profesyonellik, geniş bir alan ve maddi olanak gerektiriyor. Yani bu yazımızın konusu değil:-)
Biz tüm hobiler içerisinde gerçekten de en düşük maliyetli olan yani sebze bahçeciliğini/ hobisini incelemeye devam ediyoruz.
Bu işi hiç bilmeyen arkadaşlar için ilk etapta ihtiyaç olan bir parça toprak, biraz su ve tohum:-)) Bu kadar basit mi? Evet bu kadar basit. Sebze bahçeciliği için varsa evinizin bahçesini kullanabileceğiniz gibi balkonunuzda saksılar içinde de bu hobiye, yukarıda yazdığım malzemeler ile başlayabilirsiniz. Sadece imkan varsa ve tercihiniz bahçe olacaksa ilave olarak kürek, tırmık tarzı bir kaç bahçe aleti ile başlangıç yapmak daha kolay olacaktır.
Yerimize karar verdikten sonraki en önemli hususlardan birisi de az da olsa sebzeler hakkında bilgi sahibi olmamız gerektiği. Çünkü her sebzenin yetiştirilme tarzı, ihtiyacı olan güneş/gölge miktarı, su ihtiyacı, iklim şartı birbirinden farklı. Tohumla yetişecek sebzeler olduğu gibi fide ile yetişecekler de var. Geniş alan isteyen bir sebzeyi, araştırmadan küçük bir saksıda yetiştirmeye çalışmak daha başlangıçta hevesimizin kırılmasına sebep olabilir. Bu yüzden sebzeler hakkında kısa da olsa bilgi sahibi olmak hedefimize ulaşacağımız süreyi kısaltıp, daha verimli bir üretim süreci sağlayacaktır.
Bu arada bu hobide ki en önemli hususların başında SABIR geldiğini unutmayın. Sabırsızım diyorsanız belki size sabırlı olmayı öğretir yada başlamadan bu hobiden vazgeçmenize. Orası size kalmış:-) Bunun yanı sıra bu hobi için zaman ayırmanız gerektiği de unutmamanız gereken konulardan. Ama eminim ki çoğumuz telefon yada teknolojik aletlere ayırdığımız zamanın sadece 30-60 dk.sını buna ayırsak yeterli olacaktır.

Gelelim şimdi bu araştırmalarımın doğru olup/ olmadığını kontrol etmeye:-)) Nasıl mı? Tabi ki bu işi yıllardır hobi olarak yapan Annem ile konuşmamıza:-))
BEN: Anne ne kadar süredir bahçe ile ilgileniyorsun?
ANNEM: Yaklaşık 15 yıldır.
BEN: Hangi tür sebzeler yetiştiriyorsun ve bunların yetiştirilme, ürün verme süreçleri nasıl? Bakım için neler yapıyorsun?
ANNEM: Yazın ve Kışın yetişen sebzeler birbirinde farklı. Domates, salatalık, biber, karpuz, kabak ve fasulyeyi genelde Mayıs ayında ekiyorum ve Ekim-Kasım aylarına kadar bunların ürünlerini alabiliyorum. Bunların arkasından da ıspanak, tere, roka ve maydanozu ekiyorum. Aslında tere, roka ve maydanoz hemen her mevsimde oluyor.

Bazı sebzelerin tohumunu direk toprağa ekebiliyorsun ama bazılarını önce fide yapıp sonra ekmen gerekiyor. (biber, domates fide, diğerleri tohum olarak direk bahçe toprağına ekiliyor.) Benim her sebze için ayrı saksılarım var. Tohumları önce bu saksılarda 15-20 cm.lik fideler haline getiriyor ve sonra bahçe toprağına ekiyorum. Hem saksı hem de bahçe toprağının altı için hayvansal gübre kullanıyorum. Fideleri yada tohumları ekmeden önce toprağı hazırlıyorum ve sonrasında bunları ekiyorum.

Her sebzenin kendine ait bir alanı olması gerekiyor. İç içe ekmemeniz gerekiyor. Ben alanları belirli bir işaret ile ayırmıyorum ama artık göz kararı aralarında ki mesafeye karar verebiliyorum.
Genelde tüm sebzelerin ilk mahsulü verme süresi 1,5-2 ayı buluyor. Sonrası türüne göre 1-3 ay kadar ürün almaya devam ediyorum.
Her gün ürün olmasa bile mutlaka bahçemi kontrol ediyorum. Özellikle ilk filiz verdiği, çiçek verdiği zamanları görmek beni çok mutlu ediyor.
Her iki mevsim sebzeleri için de mutlaka bahçe çevresini zararlı böceklere karşı ilaçlıyorum. Aynı zamanda sebzelere zarar veren otları da mutlaka kontrol ediyorum. Hemen her gün tırmıkla toprağı havalandırıyorum. Kış sebzelerini çiğ, kırağıdan korumak için zaman zaman üstlerini örtü, tente ile kapatıyorum. Yazın ise sebzelerin en büyük ihtiyacı sulama ve toprağın havalanması için çapalama oluyor. Her gün olmasa bile gün aşırı mutlaka sulama yapmak gerekiyor.
BEN: Hobi bahçeciliği için ihtiyaçla nedir?
ANNEM: Tohum, fide ve zararlı böcek, otlara karşı ilaçları Ziraatten alıyoruz. Bunlar dışında bakım için çapa, tırmık ve su hortumu ihtiyacı oluyor. Ayrıca fide yetiştirmek için uygun ebatlarda saksılara da ihtiyacınız var. En önemlisi de sebzelerin, bahçenin en önemli ihtiyacı İLGİ ve SABIR.
BEN: Günlük ne kadar zamanını alıyor? Yorucu mu?
ANNEM: Her gün bakım ihtiyacı olmuyor ama dediğim gibi ben her gün ne durumda oluklarını kontrol ediyorum. Yeri geliyor 2 saat zaman harcadığım günler de oluyor. Yorucu değil tam aksine rahatlatıcı özelliği var. Sonuçta 15 yıldır bununla ilgileniyorum ve ürün alıp satmıyorum. Bunca zamandır yapmamın en büyük sebebi huzur ve rahatlama hissi vermesi. Bunun yanında fiziksel aktivite yapmış oluyorsunuz. Son zamanlarda biraz belime sıkıntı veriyor ama yine de seviyorum bahçemi.
BEN: Senin için anlamı nedir? Yada Neden her gün bahçe ile uğraşıyorsun?
ANNEM: Az önce de dediğim gibi tamamen hobi maksatlı. Babanla bize bütün yaz kahvaltılarımız, yemeklerde ki salatalarımız için için maydanoz, domates, salatalık ve diğer yeşillikleri veriyor. Bunlar belki çok pahalı sebzeler değil ama her sabah kendi bahçemizden topladığımız ürünleri yemek ayrı bir keyif ve mutluluk:-)
BEN: Teşekkür ederim Annem:-))
Evet bu konuşma sonrası birlikte bahçeye inip, yukarıda gördüğünüz fotoğrafları çektik. Anlatırken ki keyifli halini ve heyecanını, burayı da çek, şurayı da çek demesine şahit olmalıydınız. Gerçekten büyük bir keyif. Bu arada yazının ismini de Annem bu şekilde vermemi istedi ve tabi ki kırmadım onu:-)
Gördüğümüz gibi hem bilimsel araştırmaları hem de yapmış olduğum diğer araştırmaları da böylelikle ilk ağızdan ve tecrübeden teyit etmiş olduk:-)
Ben bu yazıyı hazırlarken inanın büyük keyif aldım. Umarım sizler de okurken aynı keyfi almışsınızdır.
Diğer Güncel Yaşam/ Hobi yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.
