MERHABA
Bir yandan da aklıma takıldı tabii, ne kadar çok yanlış kullanıyoruz bu kelimeyi. Hiç dikkat ettiniz mi?
“Meraba” denir mesela. Oysa oradaki H önemli bir harftir. Öyle silip atamazsınız. Tıpkı kafanıza göre çoğul eki ekleyemeyeceğiniz gibi. Birden fazla kişiye bile hitap etseniz, yine “Merhaba” diyebilirsiniz en fazla. “Merhabalar” yanlış bir ifadedir. Bu zamana kadar böyle kullanmanız ya da böyle kullanıldığını görmeniz bundan sonra düzeltemeyeceğiniz anlamına gelmez. Önemli olan öğrenmek ve uygulamaktır.
Merhaba bir köprü gibidir. Köprünün bir ucunda siz varsınız. Diğer ucunda başka bir dünya. Hatta belki yeni bir dünya ya da daha önce sıkça karşılaştığınız ve haliyle tanıdığınızı zannettiğiniz ama biraz dikkatli baksanız hiç de tanımadığınızı fark edeceğiniz bir dünya. Hepimiz her gün bir köprüyü inşa etmek ve o köprüden geçmek zorundayız. Farkında olmasak bile bu böyle. Üstelik evlere kapandığımız bugünlerde bile böyleyse demek ki bu değişmeyecek kolay kolay. En kötü ihtimalle yeni köprüler o kadar sağlam olmayacak ve insanlar sağına soluna bakmadan hızlıca geçecek oradan. Hiçbir şey söylemeden. Bu biraz İstanbul'da vapurla karşıya geçerken denize değil de telefondan manzara resimlerine bakmaya benziyor sanki. Olur mu hiç öyle şey demeyin, oluyor. Dediğim gibi bu en kötü ihtimal. Ya da belli mi olur, biri size "Merhaba" der. Olmadı siz bir "Merhaba" dersiniz. Bu arada merhaba "benden sana zarar gelmez" demektir.
Eskiden tokalaşırdık da elimizde silah olmadığını gösterirdik ya hani, onun gibi bir mantığı vardır belki de. Gerçi bugünlerde yumruklaşıyoruz. O da apayrı bir konu.
Bir de ilk tanışma var. Tanışmanın ilki olur mu diye bunu da sorgulayanlar var, sağ olsunlar. O konuya da hiç girmeden şunu belirtmek istiyorum: İnsan bilmediğinden korkar genelde. Şimdi şöyle bir ortam düşünelim: Yeni bir yer bir kere, daha önce hiç bulunmadığınız bir yerdesiniz. Karşınızda da yeni insanlar. Bu insanlar kimdir, nedir? Ne yer, ne içer? Hiçbir fikriniz yok. Üstelik onlar da sizi tanımıyor. Daha da kötüsü yanlış tanıyabilir. En kötüsü siz kendinizi yanlış tanıtabilirsiniz. Her şey ilk birkaç saniyeye bağlı diyenler bile var böyle durumlar için ve siz kalkıp "Merhabalar" diyorsunuz.
Yine de insan özellikle tanışma esnasında böyle bir kullanıma denk gelirse eğer, ne yapacağını şaşırıyor. Yani bilmiyorum ama ben takılıyorum en azından. Heyecandan da olabilir elbette bu. Haliyle pat diye "O kelimeye çoğul eki gelmiyor" falan da diyemiyorsunuz. Ama keşke diyebilsek ya da bana deseler en azından. Birinin benim yanlışımı bulması, beni bu konuda bilgilendirmesi beni mutlu eder yani. Ben de buna takılmam mesela. Ancak kimisi bundan rahatsız olabilir. Hatta itici bulabilir. Yine nerelere geldik bir kelimeden.
Aslında dün yazacaktım buraya ama baktım yetişmeyecek. Yazı yazmak biraz farklıymış burada. Nasıl oldu, nasıl olacak hiçbir fikrim olmadan yazıyorum şuan. Aynı zamanda ilk yazım olacak bu platform için. O yüzden de heyecanlıyım açıkçası. Bu arada farklı dedim ya onun yerine garip deseydim ya da anormal deseydim, ilginç deseydim. Her biri için anlam ne kadar değişirdi değil mi? Her kelimenin ayrı bir gücü var sanki.
Kısaca böyle bir giriş yapmak, bu vesileyle aranıza katıldığımdan dolayı mutluluk duyduğumu belirtmek istedim. Son üç aydır başka bir platformda her hafta bir şeyler yazıyordum kendimce. Bir yandan da arayış içerisindeyim sürekli. Hem kendimi tekrarlamak istemiyorum, hem de kendimi sınırlamak istemiyorum yazarken. Bununla birlikte bir hedef belirlemek, bir yön vermek de istiyorum yazılarıma. Bunlar kendi içinde ne kadar çelişiyor onu da bilmiyorum. Sadece kısa hikayelerim var birkaç tane. Ayrıca okuduğum kitaplar ve yazarlardan bahsetmek istiyorum. Dediğim gibi kelimelerin bir gücü var bence. Bu gücü hep beraber doğru bir şekilde kullanmak dileğiyle. HERKESE MERHABA!
Merhaba :-) Elinize sağlık (umarım doğru bir kullanım olmuştur) :-)
