Merve @MerveErgin

Martı

MARTI
Martıyı bilir misiniz? Ben çocukken okumuştum. Düşündüğü ve daha fazlasını denemek istediği için dışlanmayı göze alan kanatlarını özgürlüğe karşı savuran o muazzam kuş. Diyebilirsiniz insan bile değil, evet değil ama son derece kendinden emin, yapmak istediğinin sonuçlarına ne olursa olsun göğüs germe cesareti olan altı üstü bir kuş. Nefes alabilmek için nefessiz kalmayı göze alan tüylü bir hayvan. Size iliklerinize kadar yaşama hissini yaşatır, özgürleştirir. Hatta ve hatta sonuna kadar ufacık bir şey için önce adım atma cesaretini hissettirir ardından başarmanın verdiği o hazzı kanınıza işler. Bundan sonra her ne olursa olsun ufak ufak deneyerek daha büyüğünü başarmak için yaşarsın. Çevrendekiler çoğu zaman onu engellemek ister. “Kendini bu kadar yormana gerek yok. Zaten başkası yapar sen yapmasan da olur, ne gerek var kendini yıprattığına. Bırak hayatın keyfini sür.”
Kimse senin neyi neden yapmak istediğini aslında tam olarak bilmiyordur. Bazıları para için bazılarıysa unvan için yaptığını sanırlar ama işin aslı bunlar değildir. Belki sen de farkında değilsin neden yaptığının ama işin özünde tek bir neden var aslında kendine “kendini gerçekleştirmek istediğini “ söylememişsindir sadece. Evet bir çoğumuz bir konuda sürekli merak edip kurcalamazsak kendimizi boşlukta hissederiz. Bazıları o boşlukla yaşamayı öğrenir bazıları ise o boşluğa kafa tutmayı. O boşluğu doldurmanın tek bir yolu var eğer yolu olmayan bir dağa tırmanman gerekiyorsa tırman, uçunda uçurum olup olmadığının bir önemi yok. Önemli olan tek nokta, işe başlamak ve yoldaki zorluklarla kuvvetlenip kendi yolunu bulmak. Yolun sonunda herhangi bir takdir de bekleme. Çünkü sadece sen biliyorsun. İliklerine kadar yolun kolaylığını ya da zorluğunu kendin yaşayarak öğrendin ve hiçbir takdir senin hissettiğin gibi hissederek kutlamaz. Kutlayamaz çünkü o yolu kendin yürüdün. Çiçeklerin güzelliklerini sadece o an sen gördün. Taşlar ayağına değdiğinde de o acıyı sen tattın. İşte tam da bu yüzden kimse ne zaferine senin gibi sevinebilir ne de kaybedişine. Yolda gönülden seni kucaklayan ağaçların varsa onları hiç unutma. O ağaçlar sana iyi gelenler. Onları yaşatmak için hep yanlarına uğra. Kendine ne olursa olsun haksızlık yapma çünkü sen en azından cesaret edip yola ilk adımını attın. Yaşamayı seçtin. Yaşamayı seçtin. Yaşayabilmenin ilk adımı nefes almaktan geçer. İlk nefes de ciğerleri yakar.

3
Merve @MerveErgin

Sonra alışmaya başlarız. Teşekkür ederim 😊

Mücahit Muhammet Karakuş @Mucahit_Muhammet_Karakus

Hatta o ilk nefesten sonra da ağlarız avazımız çıktığı kadar... Kaleminize sağlık çok güzel bir yazı olmuş.

1

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli