Muhtemelen Hasetlik
Ünal benden yakışıklıydı. Teneffüse çıkınca ilk iş olarak lavaboya gider saçlarını düzeltirdi. Saçlarının şekli bir gün olsun bozulmamıştı, beden eğitimi derslerinin olduğu günler bile. Sakallarını bile ilk çıktığı günden itibaren kuaförde kestirmişti, ters çıkan sakal olmasın diye. Bunu bana söylediği için kendimi önemli hissetmiştim. Beni arkadaşı olarak görüyor olmalıydı. Sakallarının intizamı da harikaydı doğrusu. Bu dikkati boşa gitmemişti. Kıyafetleri tam üstüne göreydi vücudu bir sporcunun vücudu gibi yapılıydı. Zira futbol, voleybol gibi sporlarda okul takımındaydı. Derslerde çok iyi değildi. Bu kadar aktif bir hayat ders başarısının arzu ettiği asosyal gelişim ortamına tersti. Sanki sosyal ortamlarda kendisiyle dalga geçilen biri başa geçmiş ve ben size göstericem diyerek böyle bir sistem kurmuştu. Ne kadar asosyalseniz o kadar başarılı oluyordunuz çünkü. Yine de Ünal, zengin çocuğu olmanın verdiği özgüvenle, akademik başarısızlığından etkilenmiyor gibi görünüyordu. Bir gün de Hotamışlı bir arkadaşın şivesiyle“bağamın ortağa” dedi diyerek makara geçmiş bunu benimle paylaşmıştı. İzmirde şivesiyle dalga geçilen olmaktan, başkalarının şivesiyle dalga geçen olmaya terfi etmiştim. Saygı görüyordum çok mutluydum.
Ünal’ın hoşlandığı bir kız vardı ve ona açılmakta tereddüt ediyordu. Bu Ünal’e borcumu ödemem için bir fırsattı. Bana iyi davrandığı için bir nevi borçlu hissediyordum çünkü Ünal’e eğer isterse hoşlandığı kıza, onun adına teklif götürebileceğimi söyledim. Kabul etti.
Aysun’la aynı ilkokulda okumuştuk. Ben sabahçı iken o öğlenci idi. Okul bitip de eve dönerken onun öğrencilere andımızı okuttuğunu hatırlayabiliyordum. Kocaman gözlükleri vardı ve kendinden emin kocaman bir gülüşü. Ünal’ın ondan hoşlandığını söylediğimde oralı olmadı. Ama hareketleri çok içten olduğu için sanki benim bir şansım var gibi gelmişti. Peki benimle çıkar mısın deyivermiştim. Eskiden ‘çıkma’ diye bi kelime vardı, kendisi olmasa da. 90’larda muhafazakar bir çevreden ibaret olan Karapınar’da nereye çıkılabilinirdi ki?
25 yıl sonra Ünal’ın ölüm haberini öğrendiğimde vicdanımdan bir yük kalkmış gibi oldu. Sanki ona yaptığım yanlış da kainattan silinip gitmişti. Halbuki Ünal’la arkadaş olmak onun takdirini kazanmak istemiştim. Sonra yıllarca kendime işkence edecektim niye hoşlandığı kıza çıkma teklif ettin diye. İnsan salak olunca yaptığı her şeyden daha sonra pişman oluyordu. Pişmanım. Arkadaş da inşallah cennete gider. Amin.
Sponsor Tavsiye: Uçak seyahatleri ve hafta sonu tatilleri için kabin boy seyahat arkadaşınız. Eşyalarınızı çift fermuarlı bölmeye doldurun ve uzayabilen sap sayesinde terminalde rahatça ilerleyin EASTPAK
2
