Yolun Sonu: VAZGEÇMEK!
Vazgeçmek. Şu ana kadar nelerden vazgeçtiğinizi düşünsenize.. Ne yollardan, ne insanlardan, ne mesajlardan, ne durumlardan vazgeçtiniz? Kimisinden koşa koşa, kimisinden ağlaya ağlaya, kimisinden seve seve.. Ama hep yoğun bir duyguyla.
Vazgeçmek, eylemlerin en zorudur çünkü bir devrimdir. Yaptığınız her seçim sizi yeni bir hayata hazırlar. Vazgeçince değişirsiniz, haliniz tavrınız değişir. Bu size iyi gelirken çevrenize kötü gelebilir. Ama önemli olan sizin hissettiklerinizdir.
Vazgeçmenin temeli sağlamdır. Bir inşaat düşünün. Sizce temelinde 2 kolon olan mı, yoksa 10 kolon olan mı daha sağlamdır? Cevabınızın 10 olduğunu duyar gibiyim. Normalde öyledir ama vazgeçmek konusunda ters orantı işler. Vazgeçmek istemediğiniz her an kendinize bahaneler uydurursunuz ve her bahane 1 kolondur. Yani vazgeçmeye çalıştıkça aslında o şeye, daha sıkı bağlanırsınız. Unutmayın, bir şeye inancınız yoksa o temele kolon dikmenin anlamı da yoktur. Çünkü ne yaparsanız yapın, eninde sonunda yıkılacaktır.
İnsan aklı ile kalbi arasında kaldığında ikisini de seçmemeli. Sadece ne hissettiğine bakmalı. Bazen tok olduğumuz halde canımız tatlı ister. O tatlıyı yediğimizde ne aklımız ne de kalbimiz doyar. Doyan sadece hislerimizdir. O tadı hisseder ve mutlu oluruz.
Eğer bir konuda kararsızlık yaşıyorsanız bir süre durup ne hissettiğinize odaklanın. Akıl şaşar, kalp yorulur ama hisler her şeyin temelini oluşturur. İnanmak, güvenmek hatta var olmak hepsi bir histen ibarettir. Hislerine kulak ver, her seçim bir vazgeçiştir. Bu yazıyı okumak da bir seçimdi, okurken zamanından vazgeçtin. Ve şu anda bir şeyi fark ettin; yıkım olmadan yaratım olmaz. Sizi size götürecek hislerinizin farkında olmanız dileğiyle…
