Şule Kılıçaslan @Sule_Kilicaslan

kendi çapımda bir çeviri karşılaştırması

anlamak istediğim bir konu üzerinde kütüphanede çalışırken artık bir ara vermenin tüm

toplum sağlığı açısından daha iyi olacağına karar verdim. zira sosyal canlılarız

birbirimizi de etkiliyoruz :) neyse sonra kitap salonuna geçtim ve gezinirken

Hemingway'in kitaplarının olduğu bölüme geldim. midnight in the paris'i izledikten sonra

-ki çok hoş bir filmdir bence- ya bu hemingway amcanın bir kitabını okuyayım artık deyip

okulun kütüphanesinden almıştım zamanında. o zaman da kütüphanede birden fazla

çevirisinin olması dikkatimi çekmişti, çünkü öyle acayip zengin bir kitap çeşitliliği yok

bizim okulda, ama tabi yine de iyi denebilir belki türkiye çapında, bilemiyorum bakmak

lazım istatistiklere ben kendi kişisel tecrübelerime dayanarak konuşuyorum. ve şimdiden

belirteyim yazı boyunca da hiç bir böyle iddialı cümlem olmayacak çünkü bu konu

hakkında ehil bir insan değilim. sadece denk geldiğim ve dikkatimi çeken bir şeyi

paylaşma isteği duydum yazılı bir biçimde. çünkü bazen kendimi böyle hissediyorum.


evet artık konuya gelecek olursak da ; işte kitabı ödünç aldıktan sonra çok güzel bir

mekanda okumaya başladım. şundan dolayı söylüyorum çok güzeldi diye; mekan böyle

deniz kenarında tam da böyle balıkları falan da görebildiğiniz buram buram o denizin

kokusunun geldiği, martılar falan bir yerdi, hafif de serindi hava ...anlayacağınız benim

açımdan mükemmelito bir zaman-mekan uyumuydu ihtiyar balıkçı kitabını okumak için.

bu fotoğraf da o günden kalma :


ihtiyar balıkçı


ihityar balıkçı yazdım da aslında türkçeye iki farklı şekilde geçmiş. orijinal isminin bire bir

çevirisi olan yaşlı adam ve deniz diye basılmış tercümeler de var. ama ben bu yazıda

farklı bir kısma değineceğim. şöyle ki aşağıda paylaştığım sayfada yazan bir cümle (altı

çizili olan) okurken dikkatimi çekti ve sırıttım ardından adam acaba ne yazmış

orijinalinde diye düşündüm. ve hiç üşenmedim kapak fotoğrafında gördüğünüz tüm

kitaplarda aynı cümle nasıl yazılmış ona baktım.


en büyük avantajım o an ingilizce versiyonunun da mevcut olmasıydı. (ama sonuçta

internet bağlantısının olması da acayip büyük bir avantaj zaten, buna çok da gerek

yokmuş. ikinci defa yazdığım cümleyi okuyunca böyle düşündüm ama ilk halini şimdi

silmek de içimden gelmedi 🙂 )


tamam o zaman başlıyorum :


ilk paylaştığım sayfa varlık yayınlarından (kasım 1967 ) Orhan Azizoğlu çevirmiş.

benim ilk okuduğum kitap buydu işte. manzara, doğa, yedigoller


aradan zaman geçmiş ve varlık yayınları 1995 yılında Ülkü Tamer çevirisiyle yeniden basmış. ve onun bahsi geçen cümleyi nasıl çevirdiğini anlatmaya gerek yok görüyorsunuz.


an image of...


bilgi yayınevi(ekim 2008) kitabın ismini yaşlı adam ve deniz(ihtiyar balıkçı) diye basmış

ve yine Orhan Azizoğlu'nun çevirisini kullanmış. tıpatıp aynı olduğunda fotosunu koymaya gerek yok.


bu durumda merakımız git gide artıyor ve vakit kaybetmeden elimizde olan son türkçe kitaba bakıyoruz ve umarım bu kitabın çevirmeni farklıdır diyoruz ve işler ilginçtir ki yaver gidiyor ve baktığımızda görüyoruz ki altın kitaplar basımevi bu kitabı mayıs 1974 yılında Gönül Suveren çevirisiyle yayınlamış.


nature, landscape, yedigöller, doğa, manzara


an image of...


ben aslında ilkin hemen ingilizce aslına bakmıştım ama burada en son onu yazmak istedim :)

Charles Scribner's Sons yayınlarının 1952 yılında bastığı kitapta da odağımız olan cümlenin aslında böyle olduğunu görüyoruz. ve açıkçası ben şaşırdım, yorum yapmak isteyen olursa cidden dinlemeyi çok isterim ama ilk paylaştığım Azizoğlu neden öyle heyecanlı ve kısmen iddialı bir cümle olarak çevirmiş anlam veremedim. burada meh :/ idare ediyoruz gibi bir izlenim aldım çünkü ben. öyle demir gibi falan.. bir de ilk defa gözlerin fer durumu için demir benzetmesi yapıldığını gördüm :)


sonra işte internetten bir kaç değişik yayınevinden ingilizce dilindeki versiyonlara baktım

tıpkı yukarıdaki gibiydi. bunu şundan dolayı yaptım bizde hani bazen klasiklerin

sadeleştirilmiş versiyonları falan oluyor ya elimdeki kitap da acaba öyle mi

düşüncesinden.


öyle işte benim için güzel bir mola oldu :) bu yazma işine de yavaş yavaş ısınıyorum

sanırım :)


kalabiliyorsanız esen kalmanız beni mutlu eder, ben de aynı gayretler içerisindeyim zira.


ve de unutmadan şöyle bir şey var bakmak isterseniz eğer "Trexo Wheels ister cep telefonunuzla ister DSLR makinanızla kullanabileceğiniz çok yönlü bir slider. "




10
Şule Kılıçaslan @Sule_Kilicaslan

Evet değil mi ? Bende şaşırmıştım. Evet ya hakkaten merak ettim ama neden böyle çevirdi acaba diye. Bir de fotoğrafları belki okuyan kişiler benim farketmediğim bir ayrıntıyı farkeder diye de koydum.

Mücahit Muhammet Karakuş @Mucahit_Muhammet_Karakus

İhtiyar Balıkçı'yla Yaşlı Adam ve Deniz'in aynı kitap olduğunu öğrenince de çok şaşırmıştım ben. Fotoğrafları koymanız da çok iyi yolmuş yoksa insanın inanası gelmiyor gerçekten. Özellikle ilki için.

1

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli