Sunucuyla Bağlantı Kesildi
Son bir ay içinde neredeyse her gün sabahlamışlardı ekibiyle bu güncelleme için. Artık insanlar rüyalarında ne göreceklerini önceden seçebileceklerdi. Bu yeni bir çağın başlangıcı olabilecek bir devrimdi adeta. İnsanlar belki de artık daha fazla uyuyabilmek için yaşayacaktı. Her istediklerini gerçekleştirebilecekleri bir dünyada yaşamak daha cazipti çünkü. Ölmeden cennete gideceklerdi resmen. Ancak içinde kötü bir his vardı nedense. Aslında bunun sebebini içten içe çok iyi biliyordu, bu sürümü yeterince test edememişlerdi. Zaman kısıtlıydı. Yarına kadar yetişmesi gerekiyordu ve sonunda bitirdiler. Önemli olan buydu. Bu sürüm hatasız olacaktı. Başka yolu yoktu yoksa bu sadece yapay zekalı saatlerin değil, başında olduğu Ar-Ge ekibinin de sonu olurdu. Hatta şirketin bile sonu olabilirdi bu, kim bilir? Tarih bunun gibi olayların örnekleriyle doluydu ve o buna izin veremezdi.
23.4 çok başarılı olmuş bir sürümdü aslında. Nihayet bu güncellemeyle artık insanların saatlerini şarj etme dertleri bitmişti. İlk defa bir sürüm sıfır hatayla tamamlanmıştı ve şirketin saat kullanıcıları cep telefonu kullanıcılarının sayısını bu sayede geçmişti. 23.3 ile güvenlik sorununu çözmüşlerdi ve saat hırsızlıklarını böylece bitirmişlerdi. Artık her saat tek bir kişiye aitti ve başka kimsede çalışamıyordu. Bu sayede ikinci el piyasasını da bitirmişlerdi ama bu sürümde üç tane saatte hata oluşmuştu.
Dünya genelinde bir milyardan fazla saat güncelleme almıştı ve sadece üçünde hata oluştu. Sadece üç. Bu bile şirkete milyon dolarlara mal oldu ve bütün prestijini sarstı çünkü açılan bütün davaları kaybettiler. Küçücük bir hata yüzünden artık güncellemelerin otomatik yüklenebilecek olması iptal olmuştu. Hatta hata bile sayılamayacak bir şey yüzünden asıl amaçlarını ertelemek zorunda kaldılar. Şaka gibi bir olay yaşanmıştı anlayacağınız. Bu üç saat nedense saati takan kişilerin kardeşlerinde de çalışıyordu. Evet, ikizdi bu kahrolasıcalar. Hem de tek yumurta ikizi ve sadece bu 3 saatte hata oluşmuştu. Bunu neden denemişlerdi ki? Nereden gelmişti akıllarına birbirlerinin saatini takmak, çalışmayacağını bile bile. Saatin kamerasını ve yapay zeka ile geliştirilmiş yüz tanıma teknolojisini kullandığımızı biliyorlardı. Bütün bunlara daha saati alırken izin veren sözleşmeyi imzalamış sayılıyorlardı ama biz de herkesin güncellemeyi yüklemesi için bu güncellemeyle saatlerin kişiye özel olacağını vaat etmiştik. Tek bir hatayla bile karşılaşan olursa mağazamızda geçerli 100.000 dolar değerinde hediye çeki verecektik. Böylece herkes güncellemeleri yüklemiş oldu ama bu uyanıkların hiçbiri bizim göstermelik hediyemiz için şirkete başvurmamıştı. Zaten bize karşı olan çeşitli baskı gruplarını da kullanarak bize onlarca dava açtılar. Böylece gelecekteki güncellemelerde kullanıcıya seçme hakkı vermediğimiz ortaya çıktı. Tek bir kötü örnek, tek bir güvenlik açığı bütün güveni sarsmaya, her şeyi mahvetmeye yetiyordu zaten. Şirket ilk defa geri adım atmak zorunda kaldı ve böyle bir şeyin olamayacağını, kimsenin saatini ya da kamerasını göremeyeceklerini belirten bildiriler yayınladı. O günden beri ekibinin üzerinde inanılmaz bir baskı vardı. Bu ise sadece buz dağının görünen kısmıydı. Görünmeyen kısmıysa kendi yaşadıklarıydı. Şirketin asla kabullenemeyeceği bir biriminin çalışmalarını duymuştu o gün. Kendisi de bir anlamda bunun bir parçasıydı artık. Dünyayı değiştirmenin bazı sonuçları olacaktı, işe girdiğinde bunu ona söylemişlerdi ama bu kadarını beklemiyordu. Kontrolsüz güç, güç değildi.
22 Mayıs 2023 sabahı kötü haberi aldı. O beklediği korkunç haber. Neden bekliyordu ki bunu. İçindeki o kötü his buydu demek. Güncellemenin yüklendiği simülasyonda bir tane kullanıcıda hata oluşuyordu. Yani gerçekte de bir hata oluşabilirdi. Bunun ihtimali vardı. Bu ihtimal bile kanın beynine sıçramasına yetti. “Bunu başka kim biliyor Jess?” diye sordu. Asistanına böyle seslenerek daha samimi bir ortam oluşturduğunu zannediyordu. ”Kimse” dedi Jessica, usulca. “Sadece bizim ekibimiz: 6 kişi. Şimdi sizinle birlikte 7 kişi.“ “Öyle kalmasını sağla” dedi, “Başka hiç kimse bilmeyecek, ben bu sorunu çözeceğim! Siz sadece akşamki partiye hazırlanın.”
Güncellemenin yüklenmesine saatler kalmıştı, muhtemel hata ile karşılaşacak olan kişi bu saatin ilk çıkan modeline sahip olan ve 23.4’ü bugün yüklemiş olan biriydi. Bu güncellemeyi de bu gece yüklerse eğer, saatiyle internete bağlanamayacaktı artık. Yani şirket de ona bağlanamayacaktı. “Sunucuyla Bağlantı Kesildi” yazacaktı ekranda. Bu şirketin sonu olabilirdi. Şirketin sonu olmasa bile kendi sonu olacağı aşikardı. Neredeydi bu saatin sahibi. Ne işle meşguldü. Kimdi ve neden bir ay önceki güncellemeyi bugün yüklemişti ki sanki? Derdi neydi bu adamın! Mağarada mı yaşıyordu? Saatiyle şirketin gizli birimini aramanın zamanı gelmişti belki de. Demek o gün, bu gün olacaktı. Kontrol birimini öğrendiğinde bunu kabullenmekte zorluk çekmişken şimdi buna kendisi ihtiyaç duymuştu. Karşı karşıya kaldığı çaresizlik onu buna sevk etmişti. Saatine baktı ve "Ne yapmalıyım?" diye sordu sessizce. Yapay zeka, gizli birimi arayabileceğini söyledi. Gerekli şartlar oluşursa eğer, buna yetkisi vardı. "Profesyonel düşün, olaya kişisel olarak bakma, bunu kimse bilmeyecek" diyerek içini rahatlattı. Aramayı gerçekleştirdi ve “Bir sorunumuz var, kullanıcının bilgilerini gönderiyorum” dedi ve kısa bir sessizlikten sonra "Talebiniz onaylanmıştır" cevabını duyunca derin bir oh çekti. Sadece 2 saniye sürmüş, üzerinden büyük bir yük kalkmıştı. Artık başka bir insandı, bambaşka biriydi sanki. Bu kadar kolay mıydı bu işler? Peki ekibinin sessiz kalmasını nasıl sağlayacaktı? Bunun için kendisi de partiye katılmaya karar verdi.
Parti o kadar da eğlenceli değildi. Gürültülü bir müzik ve asık suratlar. Herkeste bir huzursuzluk, hepsi merakla neler olacağını bekliyordu. Şef partiye gelmişti ama herkesle biraz konuşup sonra odasına geçmişti ve saatlerdir odadan çıkmamıştı. Olası hata yüzünden kimse de yanına yaklaşamıyordu. Çözeceğini söylediyse, ne yapar eder çözerdi sorunu. Bunu biliyorlardı sadece, derken kapı çaldı. Yoksa çalmadı mı? Müziği kıstılar ve evet, kapı tekrar çaldı. Kargo şirketinden gelmişlerdi. Jessica heyecanla koştu ve kimin gelmiş olduğunu merak ettiğinden hızlıca kapıyı açtı. Elinde bir kutuyla kargocuyu görünce sağ kolundaki saati kargocunun saatine yaklaştırdı. Jessica solaktı ve bu yüzden saati sağ koluna takardı her zaman. Onay sesini duyduktan sonra sol eliyle kutuyu kavradı. Üzerinde kırmızı bir şeritle CTRL yazan beyaz bir kutuydu bu ve pek ağır da değildi. Saatine baktığında kutunun şefe geldiğini anladı ve kutuyla birlikte salona döndü. Şefin odasına çıktı ve kutunun ona geldiğini söyledi. "Biliyorum Jess, senin teslim alabilmen için ben onay verdim zaten." dedi şef kutuya uzanırken. "Çıkabilirsin" dedi ve kesilen müzik kaldığı yerden devam etti. Jessica'nın aşağıya indiğinden emin olduktan sonra kutuyu açtı ve kesik kolu ve bilekteki eski model saati gördü. Üzerindeki notta şunlar yazıyordu: “Sunucuyla Bağlantı Kesildi!” Güncellemeye saatler kala artık hata verebilecek bir saat kalmamıştı.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
