Mücahit Muhammet Karakuş @Mucahit_Muhammet_Karakus

Bir Kitap - Şeffaflık Toplumu

Aslında yazarın “Yorgunluk Toplumu” kitabını daha çok merak ediyordum ama henüz ona ulaşamadım. Dolayısıyla biraz da merakla bu kitaba başladım. Yazarın görüşlerinden hiç ummadığım kadar etkilendim. Unutmanın kesinlikle gerekli hatta faydalı olduğuna inanan biri olarak şu satırları okumak beni mutlu etti:


“Dışarıda bırakma ve unutmanın olumsuzluğunun üretkenlik sağlaması hiç de seyrek rastlanan bir durum değildir.”


Ayrıca şöyle bir cümle de geçiyor ancak bunun nasıl kanıtlandığı hakkında bir fikrim yok:


“Enformasyonun artmasının daha iyi kararlar verilmesine zorunlu olarak yol açmadığı kanıtlanmıştır.”


Hafıza üzerine de kafa yoranlarınız varsa çok güzel bir benzetmede bulunuyor yazarımız:


“Günümüzde hafıza olumlaşarak bir çöp ve veri yığınına, bir eskici dükkanına ya da içine her türden kötü muhafaza edilmiş resim ve kullanılmaktan aşınmış simgelerden oluşan bir yığının karman çorman tıkıştırılmış olduğu bir depoya dönüştürülmektedir. Eskici dükkanındaki şeyler birbiri yanında yer alır. Katmanlaştırılmamışlardır. Bu yüzden de eskici dükkanı tarihten yoksundur. Ne hatırlayabilir ne de unutabilir. Şeffaflık zorlaması şeylerin rahiyasını, zamanın rahiyasını yok eder.”


Ayrıca fotoğraflara dair gözlemi de bence çok anlamlı olmuş:


“Dijital fotoğrafçılıkta negatif yoktur. Ne karanlık oda ne de banyo gerekir. Öncesinde bir negatif bulunmaz. Pozitiften ibarettir. Olma, yaşlanma, ölme silinmiştir.”


Fotoğraflarda da zorunlu olarak gülünmesi, insanların eğleniyormuş gibi rol yapması bana hep itici gelmiştir. Eğer o gülümseme samimiyse bu sefer beni yine hüzünlenir, ne kadar mutluymuşuz o zamanlar, gibi düşüncelere kapılırdım. Bunun nedenini de çok güzel açıklıyor yazar:


“Fotoğraf olmuş olana tanıklık eder. Bu nedenle havasına hüzün hakimdir.”


Sosyal medya ve internete dair de değerli görüşleri var yazarımızın ki ben de bir çoğuna katılıyorum:


“Sosyal medya ve kişiselleştirilmiş arama motorları internette dışarısının ortadan kaldırılmış olduğu mutlak bir yakın alan oluşturur. Burada insan yalnızca kendisi ve kendisi gibi olanlarla karşılaşır. Değişimi mümkün kılacak hiçbir olumsuzluk yoktur artık. Bu dijital mahalle insana sadece hoşuna gideceği kesimlerini sunar dünyanın. Böylelikle de kamusal alanı, kamusal ve hatta eleştirel bilinci ortadan kaldırarak dünyayı özelleştirir.”


Hepimizin dikkat etmesi gereken bir gerçekten de bahsediyor bence:


“Kendini teşhir etme zarafetin yok olmasına yol açar.”


Güven üzerine düşünenlerin ya da güven sorunu yaşayanların üzerine düşünmesi gereken bir diğer tespiti de şu şekilde:


“Güven ancak bilmek ve bilmemek arasında bir durumda mümkündür.”


Ayrıca birçok durumda da sık sık görebileceğimiz gibi şeffaflık konusunda da durum aynı, nerede neyi yüksek sesle duyuyorsanız bence durup bir düşünün:


“Şeffaflık talebi güven kalmadığında yüksek sesle dile getirilmeye başlar.”


Günümüzde sosyal medyanın bu kadar yaygın kullanımı ve bunun neredeyse zorunlu hale gelmesi sonucunda bence bu kitaba bir göz atmalısınız. Eminim ki sizi de etkileyen, not almaya iten çok fazla bölüm olacaktır.

3

Henüz hiç yorum yapılmamış.