Hayvanların Dili
Yeni aldığı telefonunu çok sevmişti yaşlı adam, ilk defa dokunmatik telefon kullandığı için tam istediğini yapamıyordu her zaman. Ama yaşına göre çabuk uyum sağlamıştı. Çiftliğini bile boşlamıştı iki gündür. Hayvanlarıyla ilgilenemez olmuştu. Derken gözlerine inanamadı uygulama merkezinde dolanırken. “Hayvanların Dili” diyordu başlığında hem de 5 yıldız verilmiş ama hiç Türkçe yorum yapılmamıştı hakkında. Bu merakını daha da arttırmıştı.
Fiyatını hiç önemsemeden hemen satın aldı. Sonuçta bu onun en büyük hayallerinden biriydi. Zaten hayvanlarıyla çok iyi anlaşıyordu ama özellikle onların aralarında neler konuştuklarını çok merak ediyordu.
Hayatında hayvanlarından ve Amerika’daki vefasız oğlundan başka kimsesi yoktu ne de olsa. Hemen koştu köpeğinin yanına, “Hadi oğlum” dedi. “Konuş!” ve kaydetti havlamasını. Programa yükledi. Bekledi, bekledi, bekledi. Hangi tür hayvan olduğunu da seçmesi gerektiğini fark etti sonra. Uzun bir listeden köpeği aradı ve buldu sonunda. BAŞLA yazısına tıkladı. Analiz ediliyor.
Yükleniyor… Yükleniyor… Yükleniyor…
“Karnım çok aç” diye yazdı sonra ekranda. “Karnın mı aç!” diye bağırdı yaşlı adam kızgınca. “Lanet hayvan, bütün gün boş boş yatıyor zaten kapının önünde.” diye geçirdi içinden. Tam o sırada horozunun oraya doğru geldiğini gördü. Hemen telefonunu çıkardı ve onun da sesini kaydetti. Bu sefer onu analiz etti ve gördüğü sonuçla şok oldu: “Bırak köpek kardeş, cimri ihtiyardan istesen de vermez. Yarın eşeği ölecek açlıktan, haberi yok.” Böyle bir şey olabilir miydi gerçekten? Daha dün dünyanın diğer ucundaki oğluyla görüntülü konuşmamış mıydı aynı telefondan. O mümkünse eğer, bu neden olmasın diye düşünüp aldığı gibi eşeğinin fotoğrafını çekti telefonundan.
Yaşına rağmen sağlığı yerindeydi yaşlı adamın. Ne bir unutkanlık ne de bunama belirtisi göstermemişti bu zamana kadar. Hatta kafası zehir gibiydi. Kelimenin tam anlamıyla zehir gibi. Açlıktan öleceğinden şüphelendiği eşeğinin karnını doyurmak hiç aklına bile gelmemişti mesela. Hemen onu satıp kurtulma derdine düşmüştü.
Telefonundan ikinci el satışla ilgili daha önceden de sık sık kullandığı programı açtı ve eşeğinin fotoğrafını yükledi. Çok geçmeden komşularından biri aradı ve eşeği gerçekten satma niyetinde olup olmadığını sordu. Sıkı bir pazarlık sonucu sattı eşeğini sonunda. Komşusu da kalkıp gelmişti hemen ve yaşlı adamı kazıkladığını düşünerek mutlulukla evine döndü.
Ertesi gün öğrendi ki eşek gerçekten ölmüştü. “İyi ki yükledim şu programı, yoksa eşek elimde ölecekti” dedi büyük bir sevinçle. Hemen köpeğinin yanına gitti ve kaydetti sesini. O çok bilmiş horozu da ötüyordu yine. Onu da kaydetti. Her hayvanı tek tek kaydetti. Hepsini yükledi programa ve hepsini okudu.
Öğrendi ki bütün hayvanlar ondan nefret ediyor. Köpeği bugün de aç kaldım diye yakınıyor. Atları, satılan eşeğin dedikodusunu yapıyor. Horozu ise zayıf düşen paçalı tavuğun öleceğini söylüyor bu sefer. Demek ki akşama tavuk var yemekte diye düşündü yaşlı adam, tavuğunu kesmeye doğru giderken. Sonra da sanki doğru dersi almış gibi söylendi kendi kendine: “Şu program çok iyi oldu, parasını şimdiden çıkardı.”
Artık telefonu hiç elinden düşmüyordu ihtiyarın. Her sabah ilk işi “Hayvanlarının Dili”ni açıp ses kayıtlarını yüklemekti. Kendisini bu kadar hayvana ve bu programa sahip olduğu için hiç olmadığı kadar şanslı hissediyordu. Teknoloji ne kadar da güzel bir şeydi. Ta ki o sabaha kadar. Horozu o sabah ihtiyarın da bugün öleceğini söylediği an eli ayağına dolanmıştı.
Şimdi ne yapacaktı? Yine pazara gidecek hali yoktu. Hastaneye gitmeyi düşündü önce ama kendisini gayet sağlıklı hissediyordu. Hemen oğlunu aradı. Meşgule atmıştı oğlu ilk başta. Tekrar aradı, uzun uzun çaldı bu sefer. Sonunda açtı ki oğlu: “Saçmalama baba, öyle şey mi olur? Bunun için mi rahatsız ettin beni.” diye bağırmıştı resmen. Bir hışımla kalktı ve horozu kesti hiç düşünmeden. Acaba onu öldürmesi yeterli olacak mıydı? Kırdı attı telefonu hayata bir küfür savurarak. Bir küfür ve bir küfür daha. Ağlıyordu… Ne söylediği bile anlaşılmıyordu artık. Keşke kırmasaydı telefonunu. Kendi sesini kaydetse ve yüklese şu programa, belki ne dediği de anlaşılabilirdi.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
