Güzel, mutlu ve başarılı olmanın yegane yolu...
Çok satan kitapların bir çoğu kişisel gelişim üzerine. Herhalde kimse kendinden memnun değil ama herkes içinde büyük bir potansiyel olduğundan emin.
Neyse konum bu değil. Ama zamanla geleceğim. Fullsepp'te bir blog oluşturmaya karar verince hızlıca Medium’u gezdim. Zira literatür taramadan yazmaya başlamak bana hep anlamsız gelmiştir. Blog işinin de ağa babası orası sanırım. Aynı durumun hakim olduğunu gördüm. Mutlu olmanın 3, başarılı olmanın 8 yolu, kendinizi muhteşem hissetmek için müthişkemmel bir fikir gibi başlıklardan geçilmiyor ortalık. Zaten ilk yazımı benzer bir konuda yazacaktım. İroni yapayım istedim. Böyle bir başlık attım, clickbaite oynamaya karar verdim. Okunma kısmında biraz rakam görelim. Motivasyon olsun, zihinler çoşsun. Yani kötü bir niyetim yok. Sadece başlığın ehemmiyetinin farkındayım.
Kişisel gelişim kitaplarıyla falan dalga geçiyor değilim bu arada. Bu ortama girişimin bahanesi de bu kitaplardan bir tanesi. Bir süredir odaklanma konusunda iyi olmadığımı düşündüğüm için bir kitap okudum. Adı Pürdikkat. Fena değil. Bir gaza getiriyor insanı. Sayesinde sosyal medya araçlarımdan kurtuldum. Gerçek bir şey paylaşmak için de bu sayfayı açtım. Bu konudaki deneyimlerime de ara ara dönerim belki…
Ama bir süredir bu tarz kitaplar okuyorum. Başka konularda da böyle arayışlar içindeyim. Bir boka yaradıklarından emin değilim henüz. Ama daha iyi hissettiğimi biliyorum. Sadece iyi değil, güzel, başarılı ve mutlu… Dolayısıyla başlığım doğru. Daha güzel, başarılı ve mutlu hissediyorum. Bunun için hap bir bilgi isteyenlere, birkaç adımda çözmek isteyenlere de sırrımı aktarmak istedim. Kendinizi arayın, devamlı ben kimim diye sorun.
Çok sıkıntılı, derin problemleri olan bir insan değilim. Sadece bir süre önce iş, eş, arkadaş ve aile gibi kurumlar arasında süren yaşamımı biraz soruşturmaya karar verdim. Kendini aramanın sihirli bir gücü var. Toprağı eşeliyorsunuz. Yeni tohumlar atıyorsunuz. Bitkiler yetiştiriyorsunuz, filizler büyüyor, meyveler çıkıyor ve bu bir mucize gibi geliyor insana. İnsana bir mucize ile karşılaşmaktan daha iyi ne gelebilir?
Ne o kuru toprağa bakmak, ne de hasat etmekten bahsediyorum. Süreçte olmak, değişime alan açmak güzel olan. Bir bitkiniz olsun istemek, onu yetiştirebildiğinizi görmek, kendinizi bir yere yansıtmak ve onunla yüzleşmek ayrı bir heyecan. Kendini aramak dediğim şey işte bu. Zihnimde bana yeni kapılar açan, bana güzel, başarılı ve mutlu hissettiren bir heyecan… İsteyen deneyebilir.
Hem teorikte, hem pratikte bir insan olduğum için tabii ki sadece kavramsal kalmayacağım. Bunu nasıl yapılabileceğinize dair de önerim var. Açık, şeffaf, sırsız, yalansız ve samimi olabileceğiniz bir alan bulun kendinize. Yazmak, çizmek, araba kullanmak, bahçe ile uğraşmak ve daha niceleri. Yaparken kendinize ben kimim diye sormaya fırsat bulabileceğiniz bir alan. Herhangi bir iş sırasında olabilir bu. Sadece hakiki bir ilişki kurun kendinizle. Çünkü şeçeceğiniz şey kendinizle yüzleşmenize fırsat verecek. Eğer kendinizi kandırırsanız, bulunduğunuz yerden de dibe gidersiniz. Sorun, bu soruyla beraber bir yolculuğa çıkın.
Ben yazıyorum bunun için. Çünkü yıllar yıllar önce Dünya’yı yazarların değiştirdiğini gördüm. Fransız devriminden feminizme nereye bakarsan bak, her şeyin arkasında bir yazarın gücünü görürsün. Artık o kadar idealist değilim ama hayatımı yazarak kazanıyorum.
O yüzden kendimi de yazarak arayacağım. Bunun için de burayı kullanacağım. Sen de bir düşün. Mutlaka kendini aramanın bir yolu vardır.
Çok teşekkürler... Biraz ironi mi yapsam diye girişmiştim ama yazmak böyle. Akışına bırakmak lazım arada...
Kendini kandırmamak ve dürüst olmak anahtar kelimeler :-) kimi sadece sorarak, kimi çevrim dışı olarak buluyor bu sorunun cevabını ama birçoğu da hiç sormadan, kendini keşfedemeden devam ediyor hayatına... Ellerine sağlık, çok güzel bir yazı :-)
