OKAN METİN @OKAN_METIN_139

TOPRAK ANA SAVAŞ(MA) BABA

İçeriye amca girer…

 

 

AMCA –                                                 Kore’de...Hiç bilmediğim bir memlekette öldüm ben!Hiç tanımadığım insanlar için, hiç bilmediğim bir dilde..

BARIŞ –                                      Yani seninle de akrabayız biz, öyle mi?

AMCA –                                                 Kiminle akraba değiliz ki biz ölenler? Biraz düşünse yasayanlar, onlar da herkesle akraba olduklarını anlayacaklar!

BARIS –                                      Niçin gittin Kore’ye?

AMCA –                                      Barış için...

BARIS –                                      Barış için mi?

AMCA –                                      Evet... Sözde barış için...

BARIS –                                      Gerçekte...

AMCA –                                                 Gerçekte, silah tüccarlarının çek defterleri, sınırları çizen para babalarının çiftlikleri ve Adnan Bey’in hayalleri için gittim...

BARIS –                                      Adnan Bey kim?

AMCA –                                      Tanışırsın yakında... O da artik burada...

BARIS –                                      O da mı savaşta öldü?

AMCA –                                      Hayır, o benim diyetimi öderken öldü!

BARIS –                                      Nasıl yani?

AMCA –                                                 Kore’de öldükten sonra, yemin ettim kendime diyetimi ona ödeteceğim diye! Ve her gün bıkmadan bağırdım arkasından Adnan Bey diye...

 

 

Adnan Bey

Gözlerinizin ikisi de yerinde,

iki gözünüzle bakarsınız,

iki kurnaz,

     iki hayın,

       ve zeytini yağlı iki gözünüzle

           bakarsınız kürsüden Meclis'e kibirli kibirli

               ve topraklarına çiftliklerinizin

       ve çek defterinize.

 

 

Ellerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey,

iki elinizle okşarsınız,

iki tombul, iki ak,

       vıcık vıcık terli iki elinizle

           okşarsınız pomadalı saçlarınızı,

               dövizlerinizi,ve memelerini metreslerinizin.

İki bacağınızın ikisi de yerinde, Adnan Bey,

iki bacağınız taşır geniş kalçalarınızı,

iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna Eisenhower'in,

ve bütün kaygınız

     iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri

           halkın tekmesinden korumaktır.

Benim gözlerimin ikisi de yok.

Benim ellerimin ikisi de yok.

Benim bacaklarımın ikisi de yok.

Ben yokum.

Beni, üniversiteli yedek subayı,

           Kore'de harcadınız, Adnan Bey.

Elleriniz itti beni ölüme,

        vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.

Gözleriniz şöyle bir baktı

ve ben al kan içinde ölürken

        çığlığımı duymamanız için

              kaçırdı sizi bacaklarınız arabanıza bindirip.

Ama ben peşinizdeyim, Adnan Bey,

ölüler otomobilden hızlı gider,

kör gözlerim,

     kopuk ellerim,

              kesik bacaklarımla peşinizdeyim.

Diyetimi istiyorum Adnan Bey,

göze göz,

ele el,

bacağa bacak,

diyetimi istiyorum,

alacağım da.

 

N. Hikmet RAN, 1959

 

 

AMCA -                                                  Bağırdım ve aldım diyetimi...Bağırdılar ve tüm bağıran ölüler diyetlerini aldılar!!!

DEDE –                                                  Diyetini alma sırası sende… Ne zamanki ölüler diyetlerini alırlar, iste o zaman yeniden yasamaya hak kazanırlar...

BARIŞ –                                        Ama bunun adi intikam...

AMCA –                                        Hayır intikam değil, diyet! Birebir, eşe eş!

BARIŞ –                                                 Ben istemiyorum diyet falan... Ben oldum diye, beni öldüren ölmemeli! Kan davasından farksız olur bu! Bitmeyen bir savaşın başlangıcı olur...

DEDE –                                                  Ama ilk günden bugüne değin adet böyle... Ölen diyetini alır, yeniden yasamaya hak kazanır!

BARIŞ–                                                  Yeniden yasamak kulağa hoş geliyor, doğru! Ama beni öldürenden diyetimi alınca, o ölecek! O diyetini alınca onu öldüren ölecek! Onu öldüren diyetini alınca, onu öldüren ölecek! Dünyada sürekli birileri ölecek ve öldürecek! Savaş hiç bitmeyecek!

DEDE –                                         Savaş zaten hiç bitmedi ki...

BARIŞ –                                                 Belki de bunun için hiç bitmedi savaş! Yeniden yasama umudu ölülerin, savaşa yeni kapılar açtı! Ben istemiyorum diyetimi... Ben oldum ve simdi olu kalma hakkimi kullanıyorum!

 

İçeri yüzbaşı üniforması ile bir adam girer…

Ama üniforması hiçbir ülke ordusunu anımsatmamaktadır…

5

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli