EmirhanSenyurek @EmirhanSenyurek_1006

Modernizm ve Gogol’un Palto’su

Özellikle Rusya için serflik sistemi de modernleşme önünde büyük bir engel oluşturmaktadır. Petro’dan sonra gelen I. Alexander ve I. Nikola dönemlerinde bu sistemin ısrarla devam ettirilmeye çalışılması zaten geri kalmış bir ülkenin modernleşme hareketine darbe vurmaktadır. Kapitalist anlamdaki gelişme kendisine geniş bir hareket alanı talep ederken serflik sisteminin varlığı bu alanı giderek daha da daraltıyordu.

 

I.Alexander’ın umut vaat eden ilk yıllarından beri yönetici çevreler fark etmişlerdi ki, serflik –nüfusun büyük çoğunluğunu toprağa ve efendilerine bağlı tutuğu, toprak sahiplerinin mülklerini modernleştirmeye teşvik etmediği (hatta modernleştirmedikleri için ödüllendirdiği) ve özgür, dolaşan bir sanayi işgücünün oluşmasını engellediği için- ülkenin ekonomik gelişmesini köstekleyen başlıca güçtü. Nikolas’ın serfliğin kutsallığı üzerinde ısrar etmesi Rusya’nın ekonomik gelişmesinin, tam da Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri ekonomileri kalkışa geçip ileri fırlarken, yerinde saymasına yol açıyordu. Böylece ülkenin geri kalmışlığı Nikolas devrinde dikkate değer ölçüde arttı (Berman, M. 2019. S.256).

 

Akaki Akakiyeviç işte böyle bir ortamda yaşamaktadır. Yıllardır giydiği paltosunu tamir ettirmek için gittiği terzi Petroviç’in evinde paltonun artık tamir edilecek bir yanının kalmadığını yeni bir palto diktirmenin şart olduğunu öğrenir. Yeni paltonun 150 ruble olduğunu terziden duyduğunda sessiz sakin bir adam olan Akaki Akakiyeviç bir çığlık atar. Tamir için ödeyebileceği 2 rublenin yanında bu para onun için çok büyük bir miktardır. Uzun süren pazarlıklar sonucunda palto için 80 rublede anlaşırlar fakat bu bile hala büyük bir miktardır. Yıllardır maaşından kıt kanaat biriktirdiği 40 rublesi vardır ve kalan 40 rubleyi bulması onun için uzun bir sürecin başlangıcıdır.

 

Akaki Akakiyeviç düşündü taşındı, hiç olmazsa bir yıl süreyle birtakım masraflarını kısmaya karar verdi. İlkin akşam çaylarını kaldıracak, mum yakmayacaktı. Eve yazı işi getirdiği günler, ev sahibi kocakarının odasında çalışsa ne çıkardı? Daireye gidip gelirken kundurasının tabanı aşınmasın diye yolun düzgün yerlerini, parke döşenmiş sokakları seçecek, koşmadığı zamanlar usul usul ayakuçlarının ucuna basarak yürüyecekti. Çamaşırcı kadına yıkaması için çamaşırları daha seyrek vermesi, bunların eskimesini yüzde yüz geciktirirdi. Eve gelince sırtındakileri çıkarıp yılların eskitemediği pamuklu sabahlığını giyse bunun ne zararı olurdu? (Gogol, N. 2011. S.43).

 

Bu uzun sürecin sonunda Akaki Akakiyeviç yeni paltosuna kavuşur. Yeni paltosu ile daireye ilk gittiği gün iş arkadaşları hayretler içinde kalmıştır. Yıllardır tek bir değişiklik göstermeyen, silik bir karakter olan ve sürekli dalga geçilen iş arkadaşların sırtında yepyeni ve güzel bir palto bulunmaktadır. Akaki Akakiyeviç’ten yeni paltosunun şerefine bir davet vermesini beklerler fakat onun bunu yapamayacağı çok açıktır. Bunu duyan müdür yardımcısı bu daveti üstlenir ve dairede çalışan memurları kendi evine davet eder. 

7
EmirhanSenyurek @EmirhanSenyurek_1006

Aslında her iki yazar da aynı toprakların ürünü. Dostoyevski'nin söylediği rivayet edilen "Hepimiz Gogol'un Paltosu'ndan çıktık" sözü bu durumu çok iyi açıklıyor.

Daltonist @Daltonist_1402

Dostoyevski'nin Marmeladovu'nu çok benzetiyorum. Ama bu Palto'daki kahramanla kıyas gerektirir mi bilmiyorum. Sanki ikisi de aynı sınıfsal sorunları yaşıyor. Biri soğuktan ölüyor diğeri bir varsılın arabasına çarpılarak. Elinize sağlık çok hoş olmuş inceleme :)

1

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli