EmirhanSenyurek @EmirhanSenyurek_1006

Ortaçağ - Rönesans Halk Kültüründe Karnaval ve Kamusal Alan İlişkisi

Ortaçağ - Rönesans Halk Kültüründe Karnaval ve Kamusal Alan İlişkisi

Emirhan Şenyürek 


Giriş: 

 Ortaçağ toplum yaşamı düşünüldüğünde akla gelen ilk şeyler; karanlık bir atmosfer ve baskıcı bir hayat biçimidir. Oysa bu durum yılın her zamanı kendisini gösteren bir yapıda değildi. Bu durumun askıya alındığı dönemler de bulunuyordu. Bu dönemler alttan gelen ve toplumun kendi kendine örgütlenme biçimini belki de en iyi ifade eden karnavallar etrafında gelişiyordu. Karnavallar, pagan kültürüne dayanan geçmişi ile Ortaçağ ve Rönesans dönemine kadar varlığını sürdürmüş ve içerdiği eşsiz gelenekler ile büyük değişimleri sağlamış toplumsal bir olgudur. Bu dönemlerde Ortaçağ insanının bir yılı iki parçaya bölünmüştü; yılın bir döneminde oruç, perhiz, cinsel kısıtlılık ve koyu bir dindarlığa bağlı çileci uygulamalar hakimken diğer dönemde yeme – içme, özgür cinsellik, kutsal olana hakaret ve serbestliğin egemen olduğu karnavallar hakimdi. Öyle ki Avrupa’nın bazı şehirlerinde karnavallar altı ay kadar sürebiliyordu. Halk kültürünün en güçlü tezahürü olan karnavallar gerek yaşandığı dönemi, gerek sonrasını dönüştürebilmiş bir tarihsel olgudur. Bu çalışmanın amacı, bu zıtlıklar dünyasının sebebini daha iyi anlamak, kaynaklarını ortaya koymak ve karnavalların yarattığı bu ortamı kamusal alan kavramı etrafında tartışmaktır. I Halk kültürünü ve karnavalların toplumsal yapısını ve içeriğini ortaya koyan Rus edebiyat kuramcısı Bahtin’e göre “karnaval, rahiplerden de krallardan da önce var olan bir güçten kaynaklanır; rahipler ve krallarsa karnavala kendileri izin veriyorlarmış gibi yaparken, aslında o gücün büyük iktidarına boyun eğmektedirler (Bahtin. 2019. S.20).”

8

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli