Körlük
Kitap, bir gün yolda arabasıyla giden bir adamın, trafikte beklerken kör olmasıyla başlıyor. Neden olduğu bilinmeyen bu körlük, bir salgınmışçasına yayılmaya başlıyor. Birbiriyle farklı noktalarda temasa geçmiş, aynı ortamlarda bulunmuş ve iletişim kurmuş yüzlerce kişi terkedilmiş bir yerde karantinaya alınıyor. Sadece günlük yemek ihtiyaçları karşılanacak şekilde onları bir yere kapatıyorlar ve belirli kurallar çerçevesinde bu insanlar orada yaşamaya bırakılıyor. Orada sadece bir kadın körlüğe yakalanmıyor. İnsanlığın ve vicdanın gitgide eriyip gittiği bu yerde; tüm bu acımasızlığı çıplak gözlerle gören bu kadının yaşadıklarına, oradaki düzenin yavaş yavaş nasıl rayından çıktığına ve daha bir çok olaya eşlik ediyoruz.
Tüm o insanların zamanla değerlerini kaybetmesi, düzenin zamanla yıkılması ve diktatörce bir sistemin bunun yerini almaya başlaması...
Kitapta karakterlerin isimleri yok. Körlük, bir yere kapatılan yüzlerce kişi çevresinde gelişse de aslında yedi kişiye odaklanıyor. Doktor, doktorun karısı, koyu renk gözlüklü genç kız... gibi tanımlamalarla tanıyoruz karakterleri. Bu durumu ise körüz, isimlerin ne önemi var diye aktarıyor yazar.
1995 Yılında yazılan eser distopik bir eserdir. Distopik eserlerdeki alt metin okuyucuya verilmek istenen mesaj, tema çok farklıdır. Distopik romanlar toplumda hızlı değişen düzenin bozulması sonucunda ortaya çıkan olayların kötümser yansımalarından doğar. İnsan doğasında var olduğu düşünülen kötülüğün otoriteyi nasıl etkilediği ve bu otoritenin elindeki toplumları nasıl kaosa sürüklediğini vurgular.
Körlük, ürkütücü bir roman, beklenmedik bir felaketi yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğünün, nasıl bencilleştiğinin ve değer yargılarını yitirdiğinin hikâyesi. Konusunun ürkütücülüğüne rağmen olağanüstü bir şiirsellikle anlatılmış bu unutulmaz roman, usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı.
Kısacası, kitap "bakabiliyorsan gör, görebiliyorsan gözle.." cümlesiyle başlayarak, "Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler mi, gördüğü halde görmeyen körler.." cümlesiyle biterek, okuyucuya anlam, ve duygu dolu ve en önemlisi okuyucunun yaratıcılığını ve hayal gücünü zorlayan etkileyici gerçeklikte başlayıp ve biten bir kitap sunarak, okuyucuyu hayretler içerisinde bırakıyor.
1
Henüz hiç yorum yapılmamış.
