Severim
yağmurda yürümeyi, sahaflardaki o küflü kokuyu, kedilerin mırıltısını, köpeklerin patilerini öpmeyi, sevdiklerime güzel sofralar hazırlamayı, yenilsem bile tavla oynamayı, dalgaların sesini, fırtınalı havayı, gökgürültüsünü, iyot kokusunu, kitap okurken uyuklamayı, Nesquikli sütü, Jadore'un “Oh la la Beatrice”ini, Selin'le çikolata komasına girmeyi, Ebru’yla hiç konuşmadan bile anlaşabilmeyi, annem’in yaptığı tüm yemekleri, miskinlik yapmayı, uyumayı, sevgiyle en saçma insanları bile yola getirmeyi, cahilliğin arkasına sığınan insanlara bi iki çift laf etmeyi, simitpeynirçay üçlüsünü, dinlemeyi, anlatmayı, saçmalamayı, uçurtma uçuran çocukların neşesini...
Henüz hiç yorum yapılmamış.
