Zehra @Poison28

Başlamak

Dağınık düşler kalesi derken kimsenin gözünün önüne gerçek bir kale geldiğini düşünmüyorum.

Aksine herkesin gözüne kendi dağınık düşler kalesinin geldiğini düşünüyorum. Benimki çikolatalı tatlılara dolu bir pastane!
Her bir tatlı başka bir düşüncemi sergiliyor.
Bir yazıyı yazarken ya da günlük hayatta düşünürken o tatlıları tabağıma doldurup yiyorum. Öyle ki az önce başlamanın zorluğunu anlatmaya çalışırken yaşamı anlatmaya başladım. Düşüncelerim birbirleri arasında dolaşmayı iç içe girip yeni tatlılar yaratmayı seviyor.

Bunun sadece bana özgü olduğunu düşünmüyorum. Bence her bir insanın içinde kendisiyle baş başa kaldığında kaçtığı bir dağınık düşler kalesi vardır.

Belki bir park belki bir pastane belki de lunapark. Bazıları için bir bilgisayar belleği bazıları içinse denizin derinliği. Her şey dağınık düşler kalesine dönüşmüş olabilir.

Dağınık düşler kalesi öyle bir yerdir ki içine girdiğinde çıkmak istemezsin. Bir labirent gibidir tek bir tadı almak zordur. Çıkmak için bambaşka yerlere girip çıkmak gerekir.

Düşüncelerinizin içinde kaybolduğunuzu hissettiğinizde orayı düşleyip çıkışı kolaylıkla bulabilirsiniz.

En nihayetinde başlamak mı daha zordur yoksa bitirmek mi sorusunun cevabı yoktur. Soru oldukça özneldir ve başlamak diyen de bitirmek diyen de haklıdır.

5

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli