Semih @AkgArtStudio

Uzaktan Çalışanlar İçin 7 Altın Öneri

   Günümüzde çalışma türlerinin teknoloji ve diğer etkiler sayesinde çeşitlenmesiyle kariyerini hizmet üretme üzerine kurgulayan çalışanların çeşitli çalışma ve disiplin şekillerine uyum sağlaması gerekmektedir. Bunlardan biri benim de uzun süredir deneyimlediğim evden / uzaktan çalışma biçimidir. İnternet ortamında bununla ilgili bir çok kaynak olsa da sunacağım içerikler şahsi bir deneyime dayandığı için benzerliklerin yanında tamamlayıcı fikirlerin de olacağına inanıyor ve size keyifli bir okuma diliyorum.

Maddeler önem sırasına göre değildir.

1. Hareket edin ve düzenli uyuyun

  Sanırım bu başlık biz canlı organizmaları tanımlayan en akla gelir özelliklerimizden biri. Muhtemelen bunu okuduktan sonra spor yapın demek istediğimi düşüneceksiniz. Elbette ki spor yapın! ama bundan önce spor şöyle dursun özellikle evde çalışan bir çok kişi hareket etmediğini dahi farketmeli. Ev içinde odalar arasında geçiş yapıyor ve dışarı çıkınca da araçlar vasıtasıyla bir yerden biryere ulaşıyoruz. Doğal yapısında hareketi arzulayan bedenimiz için en azından 10 ya da 20 dakikalık olsun dışarıda bir yürüyüş ya da egzersiz zamanı ayırın. Fit olmak şöyle dursun bunu en başta sağlıklı bir vücut ve zihin işleyişi için uygulayın.

2. Hayatınızda sahip olduğunuz tüm maddi ve manevi enerjinin farkında olun.

   Hayatımızda inişli çıkışlı yollardan oluşan bu istikamette ilerlerken şüphesiz bize güç ve direnç yeteneği sağlayacak kaynaklara ihtiyacımız var. İş ya da herhangi bir ilişkimizde sürekli olarak maddiyat ve maneviyat arasında dengeli bir alışverişe özen göstererek öncelikli ihtiyaçları karşılanmış, huzurlu bireyler olmayı amaçlarız. İlk olarak psikolojik/manevi ikinci aşamada da maddi olarak bireyin kendi içinde kaynak analizini etkili bir şekilde yapabilmesi ve buna göre önlemler alması başarıya ulaşma yolunda hayati önem taşır.

3. Hayatınız boyunca sahip olduğunuz deneyim ve yetenekleri görselleştirin.

   Bu başlık size her ne kadar bir özgeçmiş hazırlama fikri gibi gelse de gerçekten de bir özgeçmiş hazırlama fikridir. Yalnız bunu birine sunmak için değil sahip olduğunuz önemli deneyim ve yeteneklerinizi sizin bir profilde görmeniz ve en başta sizin kim olduğunuzu hatırlamanız içindir. Çocukluğumuzdan yaşlılığımıza kadar olan süreçte kendimizi idol seçtiğimiz figürlerin izinde bir oyun karakteri gibi tasarlarken bazen verdiğimiz zorlu mücadeleleri ve kazanımlarımızı unutabiliriz. Psikolojik düşüş süreçlerimizde kendimizi beceriksiz kişiler gibi hissetmeye meyilliyizdir ki bu da o ruh halinde omuzlardaki yükten biraz olsun feragat edebilmek için gereklidir. Siz bu süreçte yeterince dinlenip yeniden yükseliş evresine geçtiğinizde hatırlamanız gereken yetkinlikleriniz olacaktır. Kendinize elinizdeki yetenek ve deneyimleri gösteren, yeni girişimlerinizle birlikte gerçekçi olarak puanlayabileceğiniz ve geliştirebileceğiniz güçlü bir karakter profili tasarlayın. Bu konuda bir talebiniz olursa gelecek yayınlarda nasıl yapılabileceğini anlatmak isterim.

4. Sahip olduğunuz hedefler doğrultusunda sadık kalabileceğiniz günlük rutinler belirleyin

   Zaman bizim yoğun mücadelelerimiz arasında hızla akarken bazen gün içinde bilinçli ya da farkında olmayarak hiç yoksa 10 dakika sürelerle tekrarladığımız rutinler gün geliyor bizi bir işleyişte ihtiyaç duyulan kişiler haline getirebiliyor. Mükemmelliyetçi zihniyet yapınızın üstesinden gelin ve bir an’mış gibi değerlendirdiğimiz 5 ya da 10 dakikaların aslında ne kadar uzun süreler olduğunun farkına varın. Bu tekrarlarınız sonrasında gelişiminize şahit olan beyniniz için bundan daha keyifli bir süreç olamaz.

5. İhtiyaç analizleri yapın ve bu analizlere ulaşma yolunda stratejinizi düzenli olarak güncelleyin.

   Tüketim hızının arttığı ve alabildiğine çeşitlendiği bu dönemde siz tüm dikkatinizi sadece üretmeye odakladığınızda yaptığınız işin modası ya da piyasa üzerindeki etkisi çoktan geçmiş olabilir. Bu da sizin sahip olduğunuz yetenek ile aslında daha kazançlı çıkabileceğiniz bir olasılıkta daha çok enerji sarfederek daha azını kazanmanıza sebep olacaktır. Gücünüzü doğru şekilde doğru noktalara aktarın.

6. Zihninizi medyaya ve elinizden bir şey gelmeyeceğinden emin olduğunuz olumsuzluklara karşı koruyun.

   Acı hayatımızın bir gerçeği. Başımıza kötü bir durum geldiğinde ya da özellikle yakınımızda bir felaket yaşandığında toplum bilincine sahip varlıklar olarak o acıyı tüm samimiyet ve saygımızla paylaşır bunun için fayda odaklı olarak elimizdeki tüm imkanları sunarız.

 Fakat bu noktadan sonra olayın kurbanları bir tarafa, medya ve takipçi arasında iki tarafllı bir döngü başlar. Döngünün birinci ayağı medya, yaşanan felaketi genel hatları itibariyle sunmuş olmasına karşın detaya inerek olayın duygusal damarlarından beslenmeye devam eder. İkinci ayağında ise yaşanan duygusal yıkımdan payını almış bizler ufacık umut kırıntılarının peşinde sürükleniriz. Halbuki biraz rahatlasak işimize gücümüze bakacak değer üretecekken arkası gelmeyen ve bizi etkisiz bırakacak kadar yoğun bir duygusal sömürünün içine çekiliriz. Bu gibi anlarda size sunulacak bilgilerde seçici olun, paylaşımlarında aktif fayda, yapıcılık ve kalite barındırmayan her haber kaynağını engelleyin.

 7. Hiçbir şey yapmayın

   Bazen durduğumuzda aslında ne kadar hızlı ilerlediğimizin ya da gerçekten neyle meşgul olduğumuzun farkına varırız. Bu takip ettiğimiz yolda kendimizi dinlemek ve çizdiğimiz sınırları yeniden sorgulamak için iyi bir fırsattır. Bazen hakkınız olduğu gibi durun, neye ihtiyacınız olduğunu ve ne istediğinizi düşünüp bir şey olarak nitelendirilen hiçbir şeyi yapmamayı deneyin. Düşüncelerinizi kaleme alın, aktarın.  Sınırlı sürelere yayılmış hayatımızda gelişimin ve ilerlemenin de bir sınırı olduğunu unutmayın ve kendinize şefkatli davranın, 

Yorumlarda fikrinizi belirtmeyi unutmayın,

Teşekkürler,


Semih Akgül☕



3

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli