Efsunkar
Efsunkâr
Nasıl güzel günler bunlar.. dolu dolu iliklerime kadar hissediyorum. Bol kahkahanın arınmadığı, sevginin ve saygının asla bitmediği zamanlar. Şimdi o doyduğum ama hâlâ açmışçasına yaşadığım günlerin enerjisiyle girdim yerden yüksekte olan beyaz ve pembeli yatağıma. Burnuma buram buram gelen nergis kokusu ilmek ilmek naifçe işleniyor içime. Kafamı hafif kaldırıp gözlerimi diktiğim tavan bürünüyor gökyüzüne. Sayılı yıldızlarla doldurduğum arasında ki o gezegen sürekli çarpıyor gözüme. Daldıkça dalıyorum düşlediğim mavi gökyüzünün derinliklerine. Ah ne de güzel penceremden içeri dolan o doğanın yarattığı muazzam senfoni.. bütünleştikçe bütünleşen bu tabloda pencereme hafif tıklatıp bana güzel bakan dolunayın perdelerime dolanarak süzülmesine izin veriyorum. Ara sıra yüzümü narince okşayıp, dokunması tenimdeki dansını beğenmeme sebep oluyordu. Ne güzel bir gece yarısı bu.. derdimi, tasamı tıktım dolaba, kilit vurdum ağzına. Şimdi tek derdim yıldızlarımın yapışkanından kurtulup ölmemeleriydi. Ya olursalarla yaşayan benin.. şimdilik tek düşüncesi buydu. Adeta geride ki tüm sıkıntılar çözülmüşçesine. Belki çözülmedi o aksi düğüm ama olsun bir yolunu buluruz diyordum kendime.
Yeter ki bunun için tâkatimiz olsun.
Öyle anlar vardır ki her zaman uğramaz insanoğluna. Yaşamamız gereken hiçbir ânı kaçırmamalıyız. Tıpkı gün batımı gibi. İzlemekten en çok zevk aldığım diyebilirim. Evet her gün görüyoruz aslında batan güneşin zevahir bercesteliği. Ama her gün bir farklı güzel. Her farklılığı paha biçilmez bir an.
Ve ben şimdi odamın şenliğinde yıldızlarımın seyrine dalıp, yüzüme vuran dolunay ışığının eşliğinde müzik yapan doğanın sesine kulak verip, efsunkâr nergis kokusunu hissederek ânımın tadını çıkarıyorum. Tabi biraz da tahayyülle apayrı harikalar..
Ah.. bu gerçekten harika bir his. Bir tek yağmur eksik. Ama bu sorun teşkil etmiyor benim için. Çünkü bazı şeyler eksik olsada devam edebiliyor. Tıpkı iki böbreğinden birinin olmaması ama hâlâ hayatta olman gibi. :)
1
Henüz hiç yorum yapılmamış.
