Üçleme
Dün dünde kaldı. Dün adının da üstüne yakıştığı gibi dünde kaldı. Zaman en çok tutulmayı isterken hiç kimsenin başaramadığı gibi, dün dünde kaldı. Bugün kararlar vermiştim. Yarın işlerim var. Dünler aslında beni bana yazdıkça hatırlatan, yazmıyorsam aklımda kalmayan bir çöplüktür.
Bazen değerli bir şey düşürdüğümü düşünür kurcalarım. Bazen kokusundan duramaz, aklımı tıkarım. Bazen de kendimi tekrar eder, bir horoz misali öter öter dururum. Dün dünde kaldı. Bütün bağrı kabarık insanlar ile göğsümü tokuşturdum. Kimisi devrildiğini kimisi de devirdiğini sandı.
Ne fark eder?
Dün dünde kaldı. ve kalıyorken dün aklımın arkasında doğru, insanların bugünden bıraktıkları da bir çöplük misali aynı yere düşüyor. kimisi içinde naif bir kuş, kimisi el bebeğin yanakları güllenmiş masumiyet prensesi, kimisi feleğin kaçıncı çemberinden geçer olmuş. bilmedikleri tek şey "tavırları tek taraflı"...
eh... dünde öyle kaldıktan sonra ne tadı kalır olmuş kadının, ne de devirdiğim her gırtlağa kurban olan sıvının... dün ile bir olup kalmışlar. uyuşukluk bir süredir geçmiyor. en çok onun dünde kalmasını isterdim. dün dünde kaldı.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
