Yavuz K. @asosyalseyyah

Taksim denilen bir günlük maceralı yaşam.

Ara sokakta sıkışmış kalmıştık. Biber gazı çok yakınımdan geçmiş farkında değildim. Sait söyledi o an, doğal olarak paniklemişti. Bende ise anlam veremediğim bir rahatlık ve boş vermişlik peydah olmuştu. Ağzımız, gözlerimiz, genzimiz yanıyordu. Bir polisin gez, göz, arpacığından çıkan, bize doğru dik açılı bir atış. Sanki bazuka atıyor biskrem. Anlıyorum, yıllarca biber gazı atılacak durum olmadığından hiç biri bu konu hakkında tecrübeli değil atar tabi dikine dikine. Bir bara sığındık ortalık sakinleştikten sonra tekrar pasaja yöneldik hızlı adımlar ile, Sait paniklemiş ve korkmuştu. Biber gazının o mükemmel tadını pasajın içinde tattık.. Gaz oraya birikmiş ve çıkacak bir yer yok, gayet yoğundu. Kızın teki gaz yüzünden amınıbiskremlerim devlet gibi diyor. Gözler kıpkırmızı herkes ağlıyor. Sümükler fora! Ne için? İnternet için, özgürlük için, eve gidebilmek için, küfür edebilmek için, ben deyim ki için sende söyle o biçim..

Biraz pasajda bekleyip biber gazının mükemmel yakışından sonra, taşaklarıma yanlışlıkla sürdüğüm kolonyanın acısı aklıma geldi. Yanmak güzel oluyor arada. İnsanların acı ve sabır eşiğini ölçebiliyorsunuz biraz yüzlerine bakınca. Yüzümüzü, gözümüzü sildikten sonra bir sigara içtim bu sefer rahatlamak babında. Sonra küçük sahne tiyatrosuna çıktık. Malum gaz, girmediği yer kalmamış, bizim yaşlı amcamızda nasibini almış. Ben demedim mi size sigara sağlığa zararlı diyerek atıldı bizi görünce tabii yine tebessüm etti. Sait’le adam ermiş biskrem dedik içimizden birer şişe su aldık ve orada Sait yine patlatıverdi bir söz.

“Ulan oğlum. Tiyatro sığınağımız oldu.” Lafın gediğine edebi bir şekilde oturtmak bu olsa gerekti.

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli