Yavuz K. @asosyalseyyah

Saçmalar

Belirli bir yaşa ulaşmanın getirdiği sabit tecrübelerime dayanarak, yazma isteği ile girişiyorum konuya...

İnsanın bazen aklının alamayacağı durumlar nüfuz ediyor beyin hücreciklerine, yapmam dediğin şeyleri yapıyorsun, yaparım dediğin şeyleri ise yapamıyorsun.. 
Aşık olmam dediğin kişiye alışmak onunla beraber yapmam dediğin aşkı getiriyor ellerine, yavru bir meyve misali... Çalışmam, etmem dediğin şeyler zamanla senle bağımlılık yaratıyor. Çünkü bu durum bir zorunluluk ve baş eğmiş hissi yaratıyor.

Her neyse,
Kendime özgü devam edeyim ben en iyisi...
İlk önce karakterimi bozuyordum oynamak için.
Sonra duygularımı bozdum, zıttını öğrenebilmek için.
Elektronik eşyalar bozdum, tamir edebilmek için.
Aklınıza gelebilecek bir çok şeyi bozdum ben bu hayatımda.
Bunların hepsi ironiyi yarattı.

Ah. İroni... kızıl saçlı, siyah elbiseli, gece balolarında boy gösteren bir kadın gibisin.
Herkes seni tanımak için bir çok şeyi göze alabiliyor, ya da bir çok şeyi gözden itebiliyor.
(Göz demişken bol bol A vitamini alın göze iyi gelir. Bkz.: Havuç vs. vs.)
Bir şekilde sana ulaşanlar seni de yaşadıktan sonra daha fazlasını istiyor.
Kendim adına konuşuyorum çocukken bir zaman boyunca istediklerimden tatmin olmayıp hep daha fazlasını istedim. 
Şimdi de öyle değil mi? 
Biz aslında istiyoruz.
Daha iyi bir iş, daha iyi bir gelecek, daha iyi bir sosyal yaşam statüsü.
Aslında burada da ironiyi yaratanlarımız ve yaşayanlarımız çok.
Değil mi?
Çok!

E tamam istiyorsun, peki bunu kazanmak için ne yapıyorsun?
- Hiçbir şey
Yapmaya karar verdin mi hedef koydun mu?
- Hayır

Hep bir boşluk, hep bir isteksizlik çökmüş bilinçaltlarımıza, benliklerimize...
Artık bilinç altımıza bile kaçırıyoruz o derece!


11/02/2013
1

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli