İki Yıl Tutulan Gizli Günlük: Anne Frank'ın Hatıra Defteri
İki Yıl Tutulan Gizli Günlük: Anne Frank'ın Hatıra Defteri
Anne Frank resmi adıyla Annelies Maria Frank, 12 Haziran 1929 yılında Almanya'nın Frankfurt şehrinde dünyaya geldi. Beş yaşına kadar ailesi ile birlikte Frankfurt'ta yaşayan Anne, mutlu bir çocukluk dönemi geçirdi. Almanya'da bir banka görevlisi olan Anne'nin babası, 1933 yılında Nazilerin iktidara gelmesi ile birlikte zor günlerden geçmeye başlar. Tüm dünyada ve Almanya'da başlayan ekonomik kriz sebebiyle baba Frank, Amsterdam şehrine yeni bir düzen kurmaya gider. Burada düzen sağlayan baba Frank sonra tüm ailesiyle birlikte Hollanda'da yaşamaya başlar.
Anne ve ablası Margot Yahudilerin okuduğu bir okulda eğitim hayatlarına başlar ve Almanya'da yaşadıkları zorluklar Hollanda'da devam eder. Her şeye rağmen mutlu bir çocuk olan Anne, burada iyi dostluklar kurar. Okuldaki en iyi arkadaşı olan Nanetta , yıllar sonra Anne ile nasıl karşılaştıklarını, o dönem neler yaşadıklarını büyük bir hüzün ile anlatacaktır.
Anne'nin 13'üncü yaş günü tam hayal ettiği gibi olur ve sınıf arkadaşlarıyla kutlama şansını yakalar. Anne'nin öğretmenleri sürpriz doğum günü partisi organize etmeyi başarır. Gelen hediyeler içinde yer alan bir ajanda, Anne'nin ilerde tutacağı gizli günlüğü olur. 'Kity' adını verdiği günlüğüne ilk zamanlar kendi hayatını yazan Anne; sonrasında savaş döneminde yaşadıklarını, nasıl saklandıklarını ve hapis hayatı yaşadıkları iki yılı anlatır. Anne günlüğünü ihbar edildiği tarih (4 Ağustos 1944'e) kadar yazar.
İkinci sınıf insan muamelesi görerek geçen yıllarına rağmen ümidini hiç kaybetmeyen Anne ve yakın dostu Nanetta, maalesef hiç gelmeyen güzel günlerin hayali ile yaşamını sürdürür. Hayat dolu, yazı yazmayı seven, çok konuşan bir çocuk olan Anne Frank, 14 yaşından itibaren ailesiyle birlikte gizli bir odada yaşamlarını sürdürmeye başlarlar.
Frank ailesi için başlayan zor yıllar sonrasında da devam eder. Frank ailesi ve yakın aile dostu oldukları dört kişi gizli bir bölmede ses çıkarmadan, kısıtlı erzak ve hijyen şartlarında hayatlarına iki yıl boyunca devam ederler. Anne Frank Günlüğünde "Gizli Oda" diye bahsettiği yerde tam bir hapis hayatı yaşadıklarını sık sık dile getirir.
Kimliği belirsiz bir Hollandalı tarafından ihbar edilen Frank ailesi, böylece yakalanır. İhbarcının kim olduğu asla öğrenilemez ve Frank ailesi farklı kamplara götürülür. Frank ailesi ve onlarla birlikte yaşadıkları dört yetişkin Polonya'daki Auschwitz toplama kapına götürür. Yaşları küçük olduğu için Anne ve ablası Margot, Almanya'nın Bergen-Belsen toplama kampına gönderilir.
Anne'nin umudunu hiç yitirmediği günlüğündeki yazılardan çok net anlaşılır. Anne ile en yakın dostu olan Nanetta, Polonya'daki Auschwitz toplama kampında tekrar bir araya gelir. Farklı bölmelerde olan yakın dostlar, birbirlerini görünce çok duygulanırlar. Anne'nin yakın dostu Nanette ilk karşılaştıkları anı şöyle özetler: "Bir deri bir kemik kalmıştı, üzerinde sadece battaniye vardı” der ve ekler " Bugün bile o halde birbirimizi nasıl tanıyabildiğimize şaşırıyorum. Tükenmişti. Kıyafetleri bitlendiği için üzerinde sadece battaniye vardı. Onu öyle görünce çok kötü oldum. Benim bildiğim Anne’den geriye hiçbir şey kalmamıştı." diyerek sözlerini noktalar.
Anne ve ablası Margot, İngilizlerin Bergen- Belsen toplama kampına girmeden birkaç hafta önce tifüsten ölür. Büyük mücadele veren ve umudunu son ana kadar hiç kaybetmeyen Anne, savaşın bittiğini maalesef göremez. Frank ailesinin kamptan sağ çıkan tek ferdi baba Otto Frank, Auschwitz kampına giren Sovyet Kuvvetler tarafından serbest bırakılır. Otto Frank'ın eski sekreteri Miep, Anne'nin günlüğünü baba Frank'a teslim eder. Baba Frank, kızının günlüğü kitap olarak 1947 yılında, 150 bin adet olarak bastırarak yayınlar. 60 dile çevrilen kitap, 30 milyondan fazla satar ve en çok satanlar listesine girmeyi başarır.
2
Henüz hiç yorum yapılmamış.