Bir Çöküşün Öyküsü
Madame de saraydaki en nüfuzlu ve en gözde kadınlardan biridir.Kralın gözünden düşer ve saraydan kovularak Normandiya'ya sürgün edilir. Herkes tarafından saygın bir hükümdar olarak bilinirken, kendini dilenci konumuna sokmayacak kadar da gururludur. Madame de Prie sürgün yolculuğunu herkesten gizler, kendine yediremez ve insanlara tatile çıktığını söyler.Paris sosyetesindeki yüksek konumunu koruyabilmek için sürekli entrikalar çevirir ve sırf kendi çıkarları uğruna başkalarını kullanmayı alışkanlık haline getirir. Tüm bu bencilliğine rağmen gün gelir ve bağımlı olduğu insanları teker teker kaybetmeye başlar; artık onlar tarafından ne sevilir ne de merak edilir. Yeni yaşamını şehirden uzakta inzivaya çekilmekte bulur. Eskiden sürekli davetten davete gezen bu kadın, içine düştüğü yalnızlıkla nasıl mücadele edecektir.? Sürgündeki Madam kendi sonunu kendi hazırlama kararı alır; ölüm komedyası ile herkesi kandırmaya çalışır.Ölürken bile konuşulmak isteyen Madame unutulmuştur artık.
Yazar bu kitabında insanları kendi çıkarlarına göre acımasızca kullanan bir kadının ölüm anına kadar olur da biri gelir ve ellerimden tutar diye beklediği ama kimsenin gelmediğini gözler önüne seriyor.Kendinden başkasını düşünmeyen bencilliğinin hazin sonucunda güzel bir çöküş öyküsü olmuş. Belki bir çoğunuz Madamı yalnız kaldığı için üzülüp sevdiniz veya seveceksiniz ama ben nefret ettim çok sinir oldum ; kendi çıkarları uğruna başkalarını kullanmayı alışkanlık haline getirmiş ilgi manyağa, kıskanç, egoist, kibirli bir kadının hikayesi. Kitabı çok etkileyici, mutlaka okunması gereken bir öykü olarak bulmadım.
İllede okuyacağım diyorsanız;
Keyifli okumalar, kitapla kalın :)
2
Henüz hiç yorum yapılmamış.
