Sergüzeşt
Dilber daha ufacık bir çocukken bir esircinin eline düşerek kendi vatanından koparılıp İstanbuldaki bir aileye satılır. Satıldığı ailede Dilbere iyi davranılmaz; sürekli tehdit edilip aşağılanan Dilber, çocuk yaşına rağmen zamanla esaretin ne olduğunu kavrar. Ardından yanında kaldığı ailenin taşınacak olması sebebiyle başka yere satılan Dilber'i, satıldığı ailenin ressam oğlu Celal, bir nevi oyuncağı görecek ve resmini yapmakta olduğu bu esire günden güne âşık olacaktır.
Ah Dilber, esaretin sindirdiği çaresizlik.Anlatımın yalın ve duyguların bu kadar güzel aktarıldığı tanzimat döneminin ilk gerçekçi romanlarından biri çok severek okudum.Okuyucunun kolay anlayabileceği bir dil ile yazılmış ve okurken akıcı olmasını sağlamıştır.Dönemin toplumsal statüsü ve sınıflandırmasının akıcı bir anlatımla yansıtılması yanı sıra, beni en çok Celâl'in büyük bir sadakatle Dilber'i arayışı etkiledi. Türk klasiklerinden güzel bir eserdi.
Keyifli okumalar, kitapla kalın :)
2
Ahahah😂 ben doğrusunu yazmıştım ama klavye değiştirmiş hiçte farkında değildim😂 teşekkür ederim :)
