Kalemimden Kitabım @Kalemimdenkitabim

Başa sarmak

Fark ettim ki yazmak için ya çok mutlu olmalıyım ya da çok mutsuz. Ya bir şeylerin farkına vardırmalı hayat beni ya da bir mucize sunmalı gözlerimin önüne.

Kendimi darmadağın hissettiğim, kafamın içinde durmadan bir savaşın hüküm sürdüğü o döneme geri döndüm. Döndürdüler.

Ses çıkardıkça asi ilan edildim. Sustukça, üstüne basılıp geçilebilecek bir yol olarak gördüler beni. Ne ben bir orta yol bulabildim ne de onlar emaretleri altında varlığımı sömürmekten geri durdular.

Beni bu düzene mahkûm eden, benden huzurumu, güneşimi, yıldızlarımı, ışığımı, neşemi çalanlara her gün yeniden lanetler yağdırırken ruhumun kirlendiğini hissediyorum artık. Oysa karşımdakiler hâlâ nasıl da berrak(!).

Susarsan, hep daha fazlasını yıkarlar üzerine, hakkını ararsan başını ezmek için kendilerine verilmiş tüm makamsal güçleri kullanırlar.

Benim bu isyanımı, ancak önemli mevkilerde hiçbir yakını olmayanlar anlar. Amcasız, dayısız kendi kendine ekmeği peşinde tabiri caiz ise 'sürünüp duranlar' demek istiyorum!

Bu yazı nereye çekilmek istenirse oraya gidebilir. Ama hiçbir siyasi amaç gütmediğine de yeminler edebilirim. Ben sadece âşığı olduğum mesleğimi tüm yüreğimle icra etme isteği güdüyor, karşılığında bolca sömürü buluyorum.

Bulunduğum yer çoğuna göre devede kulak. Ama içine itildiğim bu kasvetli durum, dağları bile delebilecek güçte.

Sadece huzurla nefes almak isteyen bir insanken; mutlak monarşinin hüküm sürdüğü elzem topraklarda, mobbing kraliyetinin emaretine esir düştüm sevgili okur.

Buradan çıkarsam, daha beterine düşeceğim kuvvetle muhtemel. Ama çıkmazsam da ruhumu karanlığa teslim edeceğim eşit derecede muhtemel hesaplarım arasında.

İçinden çıkamıyorum. İçimden çıkaramıyorum.

Beni kim kurtaracak? Beni benden başka kim anlayacak? Bana benden daha sıkı kim sarılacak?



B.G.S.
Kalemimden Kitabım
2

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli