Dibi görmek..
Dibi görmek üzere olmak sizi korkutur muydu?
Böyle bir durumda en çok neyi arzularken bulurdunuz kendinizi, hiç düşündünüz mü? Elinizdeki tüm imkânların çekip alınacağı bir ihtimalin olduğu karmaşık sarmallara dolansaydı ayaklarınız.. Çaresizliğinizin boyutu ne olurdu?
Haklı olduğunuz halde sizden daha güçlüler haksız olduğunuzu iddia ediyorsa ve onlar karşısında hiçbir şansınızın olmadığını büyük oranda görüyorsanız; buna rağmen saf bir umut besleyebilir miydiniz yüreklerinizde? Bu.. Saflık olarak adlandırılır mı? Sadece soruyorum.
Ağlamak istiyorum sevgili okur. Hüngür hüngür, bağıra çağıra, utanmadan, saatlerce, göz çanaklarımın rengi kırmızılara bürünene dek, bir damla daha yaş akıtamayacağı kadar kuruması pahasına göz pınarlarımın..
Ağlamak istiyorum.
Doyasıya. Hiçbir sorunuma çözüm olmayacağını bile bile ama doyasıya.
Kimse sormasın sebebini, kimse irdelemesin ve kimse teselli etmeye çalışmasın istiyorum beni. Ağlayayım. Sadece ağlayayım. Geçemeyeceğini bile bile ağlayayım.
Hak etmediğimiz haksızlıklara, filler tepinirken ezilen karıncalara, kendini korumak pahasına bir başkasını gözünü bile kırpmadan cayır cayır yakanlar yüzünden yanan o masumlara, çaresizliğime ve hiçbir şey gelmeyişine elimden..
Mutluluk paylaştıkça çoğalır derler, peki ya acı? O da paylaştıkça azalır mı sizce?
Ben öğrenmek için deniyorum sevgili okur.. Çünkü başka hiçbir şey gelmiyor elimden. Ağlamak bile. O bile.
Belki de büyük bir sıçramanın öncüsüdür bu gördüğüm dip, kim bilir? Sonuçta zıplamak için önce zemine basmak gerekir.
B.G.S.
Kalemimden Kitabım
3
Henüz hiç yorum yapılmamış.
