Homunculus @yusuf

Kafa Karışıklıkları İçinde Yaşamak 4

Amacım kendimin terapisti mi olmak yoksa zihnimin kör hücrelerine kat çıkmak mı emin değilim.

Bazen bu sorunlarımın temelinde kendimi tanımamam olduğunu düşünüyorum. Ben nasıl biriyim? Eskiden bu soruyu daha çok sorardım. Kendimi daha az tanırdım. Ama büyüdükçe sorularım da artmaya başladı. Daha çok soru ve görece daha az cevap.

Neye inanıyorum? Ne için yaşıyorum? Nelerden gerçekten hoşlanırım? Neleri sevmem? En sevdiğim renk nedir? Zeki biri miyim? Mutlu muyum?

Kimi zaman mutlu olmamak için bir nedenimin olmadığını düşünüyorum. Kimi zaman da mutlu olmak için bir neden bulamıyorum. Sorsalar mutsuzluğumun sebebini açıklayamayacak durumdayım. Bir karmaşa denizinde yüzmeye çalışıyorum. Hem deniz çok dalgalı hem de ben acemi bir yüzücüyüm. Suyun üstünde sırt üstü uzanıp dalgaya teslim olmalıyım belki de. En azından çırpınmadan bir süre kalabilirim.

Ama bunu mu istiyorum ben? Teslim olmak, kaderime göz yummak… Varacağım yeri değil yürüdüğüm yolu düşünüp bundan haz almaya çalışmak ya da vereceği acıya göğüs germeye çalışmak. 

Varmak değil yol mu güzel gerçekten? Benim için uzun da gelse bu kısa hayatımda çeşitli yollarda yürüdüm. Kimi taze asfaltlı, engebesiz düz yollardı. Sadece önüme bakıp adımlarımı atmam gerekiyordu. Kiminde sadece arkamdan araç geliyor mu diye bakmam gerekiyordu. Ama dağlı, engebeli yollara da girdim. Kimi zaman dağın arkasında kalan dereye ulaşmak için mecbur kaldım, kimi zaman da kendi yolumu zorlaştırıp bir hata ile o yola girdim. Bu yolların çoğunu başarılı bir şekilde aştım ama tatmin de etmedi bu beni. Ne kadar zor yollardı ki bunlar ve ulaştığım yerler ne kadar çabaya değerdi ki?

Bir ben değilim böyle soru işaretleri içinde yaşayan diye düşünüyorum. Hayatı karasızlıklarla, kafa karışıklıklarıyla geçen başka insanların da olduğunu biliyorum. Peki ya diğer insanlar? Bir çizgileri olan, ayrıca bu çizgileri çizmek için bir kaleme ihtiyacı olmayıp çizilmiş yoldan ilerleyen insanlar… Bu onlara Tanrı’dan bir lütuf mu? Onlar kor alevler içinde dövülmüş sağlam ve keskin düşüncelere sahip kişiler mi?

Benim düşüncelerim bu kadar sıcağa dayanıklı değil. Ama kış mevsiminin soğukluğunu da kabullenemez. Bu kadar narin düşünceler, fikirler hangi topraklara, hangi mevsimlere dayanıklıdır ki? Ne bir kaktüs ne bir buz parçası. Yalnızca kayan bir yıldız. Gözlere kısa süreliğine bir aydınlık veren ve sonrasında yok olan bir yıldız. 
2

Henüz hiç yorum yapılmamış.