Merve @MerveErgin

Nergis Çiçekçisi

NERGİS ÇİÇEKCİSİ
2.BÖLÜM
İşten eşyalarımı alıp çıkmadan önce son mailerimi attım. İş yerindeki arkadaşlarıma veda edip çıktım. Nihayet perşembe günü bitti. Nedenini bilmesem de hep perşembeyi sevmişimdir. Binadan çıkarken derin bir nefes aldım ve yola koyuldum.
Evet, iş yerinde gün bitti ama hafta sonu arkadaşlarımla yaptığın plan için eksiklerimi tamamlamaya karar verdim. Önce kendime uyku tulumu ve daha kullanışlı bir çanta almam gerektiği için kamp malzemelerinin satıldığı bir mazağa gittim. Biraz etrafa göz attıktan sonra telefonum çalmaya başladı.
Ahmet : -Alo, Buse neredesin?
Buse : -Geldim sizi bekliyorum.
Ahmet : - Tamamdır biz de girmek üzereyiz. Hatta seni gördüm.
Melis : - Merhaba, biz geldik, nasılsın? Ben çok heyecanlıyım yıllardır hep bu kampın hayalini kurduk. Sonunda Ahmetler de ikna oldular. Hayır, hala anlamıyorum neden bizimle gitmeyi istemediniz.
Ahmet: - Tabi tabi hiçbirimiz hiçbir şey bilmeden gitseydik de ateş bile yakamadan geri dönseydik. Harika bir tecrübemiz olurdu. Hatta bence bir an önce başlamazsak alışverişe tamamen yorgun olarak kampa gideceksiniz. Döndükten sonra da bir daha gitmemeye yeminler edeceksiniz.
Melis’in ve benim eksiklerimi tamamlarken aslında ne kadar ciddi bir işe kalkıştığımızı anladım. Çünkü uzun ömürlü olsun istediğimiz için aslında sadece fiyatına değil hangi malzemeden yapıldığı dâhil birçok detay varmış. Tek tek en ince detayına kadar inceleyip eksiklerimizi tamamladık. Alışverişimiz bittiğinde daha önce hiç bu kadar yorulmadığımı fark ettim. Yemeğe gittik. Serkan’da bize katıldı. Yemekte kimin neyi getireceğini, yanımıza almamız gerekenleri konuştuk.
Serkan, Melis, Ahmet ve ben kuzendik ama aslında daha çok aile apartmanında büyüyen çok yakın dostlardık. Aramıza ne anne babalarımız, ne kardeşlerimiz ne de diğer insanlar giremezdi. Hani olur ya herkes birbirinin arkasını kollar ve birlikteyken hem çok ağlayıp hem de çok gülen kuzenler. İşte biz tam onlardandık. Birlikte büyümüştük.
Planlarımızı yaptıktan sonra bana işlerin günlük konulara dalmıştık.
Serkan: - Buse alışabildin mi? Geldiğimde çok dalgındın, alışamadın mı? Eğer alışamıyorsan çık. Bizimkilere bir şey belli etmeyiz iş bulana kadar seni idare ederiz.
Melis: - Evet Buse ne zaman konuşsak sesin hep durgun yüz yüze konuşmak istediğim için kaç gündür sormadım ama içim içimi yedi. Anlat artık neler olduğunu bize.
Buse: - Bu kadar belli mi ediyorum gerçekten. Geçen gün Sevinç ablanın yanına uğradığım da o da işi sordu. Aslında işleyiş ve çalışmakla ilgili herhangi bir problem yaşamıyorum. İşyerinde kim varsa işlerini bitirdikten sonra benimle konuşmuyor. Ne zaman olduğum yerden ayrılsam kendi aralarında konuşmaya başladıkları için uğultu bile oluşuyor ama ben odaya girdiğimde herkes konuşmayı bitirip işine dönüyor. Sanki daha önce onlarla bir yerde tanışmışım. Kendi aralarında olan bir olayı sanki herkese anlatmışım gibi davranıyorlar. Tamam, kimseyle canciğer olmamıza gerek yok ama insan en azından günaydın dedim de karşılık verir. Ama bu kadarı bile yok gerçekten kendimi artık kusurlu gibi hissetmeye başladım. Sanırım bu da normal hayatıma yansıyor artık. Herkes bana neden bu kadar mutsuz olduğumu sormaya başladı. Hiç anlamıyorum neden insanlar selam bile almazlar ki. Artık bir şeyler yapmam gerekiyor gibi hissediyorum. Yıllardır bu şirkette çalışmak hayalimin olduğunu en iyi siz biliyorsunuz. Sırf bu yüzden uyum sağlayamadım gerekçesiyle işten atılmak istemiyorum. Ama ne yapmam gerektiğini de günlerdir düşünsem de bir türlü bulamadım. Sabah herkese kahve almaktan tutunda bildiğim konularda başkasının işine yardım etmeye kadar. Olmuyor bir türlü ne yapsam hiçbir karşılık bulamıyorum sanırım hepsi robot.
Ahmet: - Hımm, baya zormuş. Bütün gün aynı yerde çalıştığın insanların tek kelime bile vermemesi çok tuhaf. Millet düşünün bakalım ne yapmak gerekir. Sen hiç üzülme biz neleri birlikte çözdük. Hem sen bu zamana kadar neden anlatmadın bize?
Buse: - Önce hallederim sandım sonra durumun bu kadar ciddi olduğunu bilmiyordum.
Melis:- O zaman ilk olarak sen iş arkadaşların hakkında bilgiler topluyorsun. Biz de bizim haylazımızı üzen kimlermiş bilelim.
Buse: - Oldu o zaman iş çıkışı döversiniz de siz. İlkokuldayken çocuk saçımı çekiyor dediğim de yaptığınız gibi.
Melis: - Hiç bana bakma ben gözcülük yaptım. Ahmet’in fikriydi o.
Ahmet: - Hemen sattın demek. Unutma ki hepimizin kararıydı o.
Serkan: Tamam tamam uzatmayın hadi gidelim. Yarın sakin kafayla detaylıca düşünürüz.

1

Henüz hiç yorum yapılmamış.