Pazartesi Sendromu
Günlük hayatta dilimize de yerleşmiş ve sık sık kullandığımız bir kavram var; Pazartesi sendromu.
Haftaiçi her gün ve bazı insanlar cumartesi günleri de dahil çalışıyorlar. Bunun yanında özellikle istanbul gibi bir şehirde yaşıyorsanız trafik çilesi, toplu taşımalara binme sorunları, her yerde gergin insanlar, evlerinden çok uzaklara çalışmaya gitmek vb. Gibi bir çok ruh sağlığını daraltan, bunaltan şeylerle karşı karşıya kalıyoruz. Haftasonu izinleri ise herkese ilaç gibi geliyor. Herkes haftasonunu iple çekiyor dinlenebilmek ve biraz olsun kalabalıktan uzaklaşmak için. E haliyle pazar günü gelip çattığında ve yarın işe gitmek ve yoğunluğa yeniden girmek gerektiği aklımıza gelince pazar günü akşamdan hepimiz pazartesi sendromuna giriyoruz. Yapılan bir bilimsel çalışmada, kişilerden düzenli aralıklarla duygularını kayıt altına almaları istenmiş ve pazartesi gününde hissettikleri stres ve depresif durumun salı, çarşamba ya da perşembe günlerinden farklı olmadığı sonucuna varılmıştır. Cuma günlerinde hissedilenler hafta sonu beklentisi ile diğer günlerden daha farklı bulunmuştur. Bu çalışmaya göre, hafta sonu günü olan pazar gününden hemen sonra gelen ilk iş günü ani duygu değişimine neden olmaktadır. Bu nedenle, pazartesi haftanın en kötü günü hissini uyandırmaktadır. Peki ne yapacağız bu sendromdan kurtulmak için ? Öncelikle haftasonunuzu en güzel ve en verimli şekilde geçirmelisiniz. Uykusuz kalmamalı ve vücudunuzu dinlendirmiş olmalısınız. Spor ve egzersiz yapmalısınız. Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat etmeli ve zihninizi açmaya gayret etmelisiniz. Bunun yanında belkide ruh sağlığı için en önemlisi kendinizle barışık olmalı ve kendinize saygı duymalısınız. Günlük hayatınızda sakin ve gerçekçi olmaya gayret etmelisiniz. Tabi çok önemli bir durum daha var ama bu özellikle ülkemizde pek sağlanamayan bir durum; İşinizi sevmelisiniz. İşini ve kendisini seven insanlar pazartesi sendromundan da uzak kalmaktadırlar. Herkes için mutlu bir pazartesi olmasını ümit ederim.😊
