Ruhun En Etkili İlacı: UMUT
Umut, hiç bitmeyen bahar mevsimidir. İçine kar da yağar, fırtına da kopar ama çiçekler hep açar.
-Mevlana
İnsan yaşamı boyunca sürekli bir mücadele içindedir. Çünkü hayat hiçbir zaman sabit bir çizgide ilerlemez. Hayat kıvrımlı çizgiler şeklinde ilerleyen bir yoldur. Bu yolda yeri gelir en tepede olursunuz yeri gelir en dipte… En tepeye çıktığında insan mutludur ve hayat çok güzeldir. En dibe indiğinde ise dünyanın en mutsuz insanıdır ve hayat çok kötüdür. Yaşamın hiçbir anlamı kalmamıştır. Oysa yolun devamında yine yavaş yavaş en tepeye yaklaşacaktır. Aslında burada anlatılmak istenen; hayatın hiçbir zaman tek rengi olmaz. Hayat çok renklidir. Bu renkler yaşamımızda dönem dönem yer bulur. 6 Şubat 2023 tarihli yaşanan depremle birlikte hepimiz yaşama dair sorgulamalara giriştik. Bazılarımız için hayat son derece anlamsızlaştı. Bazılarımız gelecekten hiçbir beklentisi ve umudu kalmadığını söylemeye başladı. Çünkü şuanda bu kişiler kıvrımlı yolun dibinde doğru yaklaştılar ya da dibe indiler. Hayatın karamsar renklerine fazlaca maruz kalmaya başladılar. Bu da umut düzeylerini düşürmeye başladı.
Umu insanların beklenti ve isteklerini ifade etme ve aynı zamanda zorlu durumlar karşısında kolay kırılmalarını önleyici bir etki göstererek yapabileceklerin daha kolay gerçekleştirmelerine destek olan bir duygudur. Gabriel Marcel umudu insan için nefes almak ne ise umut da odur ve umut ruhun özüdür şeklinde tanımlamıştır. Umut duygusu insanı pozitif olarak etkileyen, psikolojik sağlamlığını artıran çok değerli bir duygudur. Umudu olan kişiler zorlu olaylar karşısında vazgeçmek yerine alternatifler üretirler ve yollarına devam ederler. Bu çok önemli bir özelliktir. Çünkü hayatın olumsuz taraflarıyla karşılaşan çoğu insan çabalamaktan vazgeçip içine çekilebilmektedir. Oysa yaşam çoğunlukla tek bir seçenek sunmaz ve alternatifler vardır. Umut bize bu alternatifleri görebilme ve yönelme konusunda destek sağlar ve bizi ayakta tutar. Umutsuzluk ise hayata dair motivasyonumuzu kırar. Umutsuzluğa kapıldığımızda artık hayat anlamsızdır ve çabalamanın bir anlamı yoktur. Kierkegaad umutsuzluğu ölümcül bir hastalığa benzetmektedir. Gerçekten de umutsuzluk insanın ruh sağlığını ve yaşama dair motivasyonunu o kadar olumsuz etkiler ki kişinin hayattan ve gelecekten bir beklentisi kalmaz. Erich From “İnsan umut etmekten vazgeçtiğinde cehennem kapısından girmiş olur ve insanlığını geride bırakır” diyerek umutsuzluğun insana olan etkisini ifade etmiştir.
Hayatın tek bir çizgide ilerlemediğini belirtmiştik. Üzücü ve zorlayıcı olaylar oldu ve yine olacaktır. Ama güzel şeyler de olacaktır. Hayat tamamen siyah ya da tamamen beyaz değildir hiçbir zaman. Yaşadığımız deneyimler bize çabalamanın gereksiz olduğunu söyleyebilir. Hatta çevremizdeki insanlar da zaman zaman bunu dile getirirler. Bir çıkış yolu olmadığını durumu kabul etmeniz gerektiğini söylerler. Bütün bunlar umudunun azalmasına neden olabilir. Ancak içindeki kırıntılar dahi olsa umudun hep orda. Tek bir kırıntı dahi olsa ona tutunmalı ve alternatifler üreterek yolun devam etmelisin. Bununla ilgili bir hikayeden bahsetmek istiyorum; Bir kurbağa sürüsü ormanda ilerlerken, içlerinden ikisi bir çukura düşmüş. Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplanıp, çaresiz bir şekilde bakıyorlarmış. Çukur bir hayli derin olduğundan düşen arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmüyormuş. Yukarıdaki kurbağalar, boşuna çabalamamalarını söylemişler arkadaşlarına: “Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkânsız!.” Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp çukurdan çıkmak için mücadeleye devam etmişler.Yukarıdakiler ise hâlâ boşuna çırpınıp durmamalarını, ölümün onlar için kurtuluş olduğunu söylüyorlarmış. Sonunda; kurbağalardan birisi söylenenlerden etkilenmiş ve mücadeleyi bırakmış. Diğeri ise; çabalamaya devam etmiş. Yukarıdakiler de, çırpınıp durarak daha çok acı çektiğini söylemeyi sürdürmüşler. Ne var ki, çukurdaki kurbağa onlara hiç aldırmadın son bir hamle daha yapmış, bu kez daha yükseğe sıçramayı başarmış ve çukurdan çıkmıştı. Arkadaşlarının ümit kırıcı sözlerine hiç kulak asmamıştı… Çünkü o sağırdı !
Geleceği bilmemiz mümkün değildir. Ancak gelecekte olacakları bugün yaptığımız tercihler ve seçimler belirleyecektir. Gelecekten beklentin kalmadığını düşünmeye başladığında içindeki umuda tutun ve harekete geç. Umut etmek sadece beklemek değildir. Umut etmek beklediğin, hedeflediğin şeyler için çabalamaktır. Sözlerimi Mevlanaya ait şu sözler ile bitimek istiyorum ; “Umut, hiç bitmeyen bahar mevsimidir. İçine kar da yağar, fırtına da kopar ama çiçekler hep açar.” Umudunuz daim olsun.
2
Henüz hiç yorum yapılmamış.
