Onuryukar @Onuryukar

Akışa Bırak

Herkesin kendisini sevdiği bir işe kaptırdığı ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadığı bir anı olmuştur. Örneğin yemek yaparken ya da bir kitap okurken bunu yaşamış olabiliriz. Zaman öyle çabuk geçmiştir ki ve yaptığımız işe kendimizi öylesine kaptırmışızdır ki ne olup bittiğini fark etmemişizdir. İşte buna “akış” diyoruz. Kendimizi bir işe kaptırmak ve bundan haz aldığımızı hissetme durumu için “akış” diyebiliriz. Kimimiz bunu spor yaparken ya da yürüyüşteyken hissedebiliriz. Ya da temizlik yaparken bile kendimizi akışa kaptırmış olabiliriz.
Günlük hayatta çoğu zaman kendimizi akıştan çok uzakta buluruz. Çünkü teknoloji dört bir yanımızı çevirmiş haldedir ve dikkatimiz hep dağınıktır. Aynı zamanda stresli bir iş hayatımız vardır ve sürekli birçok şeye birden odaklanmak zorunda kalırız. Peki bu durumda ne hayatımızda neler oluyor? Akışı yakalamak imkansız hale gelir. Hangi işi yaparsak yapalım verimimiz düşer ve bu da motivasyonumuzu olumsuz etkileyerek olumsuz bir duyguduruma bürünmemize sebep olur. Birden fazla işe odaklandığımızda aynı zamanda hata yapma olasılığımız da artar çünkü aynı anda yapman gereken ne kadar fazla görevin varsa dikkatin de o kadar farklı noktaya dağılacak demektir. Teknoloji kontrollü kullanıldığında fayda getirse de çoğu zaman bu kontrolü sağlayamayız. Çünkü sosyal medyada sürekli aktif olma ihtiyacı hissederiz. Ödevlerini yapmaya çalışan bir öğrenci bu sırada ara sıra telefonunu eline alır ve sosyal medya hesaplarını kontrol eder mutlaka. Ya da hangi işi yapıyor olursanız olun çoğumuz işimiz sırasında farkında olmadan telefon elimizde sosyal medyada gezerken bulabiliriz kendimizi. İşte böyle zamanlarda çoğunlukla akıştan kopmuş haldeyizdir. Bu durumda da zihnimiz sürekli gezmekte, düşüncelerimiz dağılmakta ve kaygı düzeyimiz de artmaktadır. Kontrolü kaybedeceğimiz hissine kapıldığımız bile olur.
 
Akışın içinde yer aldığımızda zihnimiz odaklanmış haldedir ve içinde bulunduğumuz anı doya doya yaşayabiliriz. Yaptığımız işten zevk alırız. Hayat daha mutlu hale gelmeye başlar. Kaygı bizim için önemli olmaktan çıkar. Ancak özellikle günümüzde akışta yer almak oldukça zordur. Akışta yer almak için bazı stratejilerden bahsetmek istiyorum. Öncelikle yaptığınız iş ne olursa olsun sizi belli bir oranda zorlamalıdır. Ne çok ne az. Çünkü anlamlı derecede zorluk hem başarma olasılığınızın yüksekliğinden hem de başaramama ihtimalinizin azlığından dolayı ilginizi hep diri tutar. Gereğinden zor bir işe kalkışmak ya da basit bir işe kalkışmak ise ilginizin körelmesine neden olur. İkinci olarak ise bir hedefiniz olmalı. Net bir hedef. Çünkü belirsizlik yorucudur ve kendinizi bu hedeften uzaklaşmış bulmanız muhtemeldir. Bu yüzden hedef ve amaçlarınız ulaşılabilir ve net olmalıdır. Dikkat dağıtıcılardan mutlaka uzak durmalısınız. Mümkün olduğunca tek bir işe odaklanmalı ve bunun için çabalamalısınız. Yemek yerken bir video ya da film izlemek sizin yemekten alacağınız hazzın verimini oldukça düşürür. Hatta daha sonra ne yediğini hatırlamayanlar bile vardır. Özellikle teknolojiden uzak kalmaya çalışıp başaramayanlar için meditasyon yapmak önemli bir araçtır. Ancak çoğu zaman meditasyonu zihnindeki belli komutlara göre yapmaya çalışan bireyler bu sırada da anı yaşamaktan ve dolayısıyla akışta olmaktan uzak olurlar. Meditasyonda önemli olan hareket ve eylemlerin sırası değil zihinsel sessizliği sağlamak ve an’a odaklanmaktır.
 
Tabi her insanı akışa yaklaştıran etkinlikler farklıdır. Kimisi kitap okurken, kimisi sokaklarda gezerken ya da fotoğraf çekerken kendini akışa kaptırıyor olabilir. Bu tür anlar sizi zihinsel olarak rahatlatır. Bu yüzden sizi akışa yaklaştıran kendi etkinliklerinizi düşünmelisiniz. Bu etkinlikleri sıkça yapmalısınız. Bu sayede yaşam kalitenizi de artırmış olacaksınız. Şimdi kendinize bir sorun; Her türlü kaygıyı unutturabilecek kadar yapmaktan zevk aldığınız etkinlikler neler?  Bu etkinlikleri artırmanız sizi akışa yaklaştıracaktır. Velhasıl akış sizi çağırıyor J

1

Henüz hiç yorum yapılmamış.