Belirsiz
İçimi dökmek istiyorum satır satır, sayfa sayfa… Ama sanki içim her şeyi yutan bir karadeliğe dökülmüş gibi yazacak tek kelime bulamıyorum.
İğrenç bir mide bulantısı, ansızın bastıran uyku ve bir anda beliriveren boş bakışlar.
Savruluyorum sanki. Ya da savrulmak üzereyim ama sırf kopup gitmeyeyim diye kitlendim olduğum yere duruyorum.
Zaman zaman yoklayan kötü ve bitik ruh halimi bu? Yoksa oldum olası böyleydim de iyi sandığım o aralar benim kendimden kaçışım mıydı? Onu da bilmiyorum.
Bir yerlerde, bir zamanlar da ya da birilerine… Büyük konuştum. Çok büyük konuştum biliyorum. Ettiğim lafların, kendime verdiğim sözlerin ve bas bas bağırdığım sessiz çığlıklarımın ağırlığı altında eziliyorum.
Zoru hep ben seçtim. Kolay tarafı görmeyi bir türlü başaramadı gözlerim. Ondan büküldü boynum, sırf o yüzden bulandı zihnim. Karmaşığım. Karmakarışık.
Herkes bu hayatta en çok neden nefret ederse onunla sınanırmış. Benimkisi ömrüm boyunca nefret ettiğim belirsizlik. Belirsizlik hayatımın her köşesinde ve uzun zamandır onunla sınanıyorum.
Belki bir yerde kendimle sınanıyorumdur.
Bazı şeyleri bilmek isterdim. Mesela beş sene sonrasını. Beş sene kadar önce geleceğime yazdığım her yazıda da bunu görüyorum. Sonrası hep nasıl olacak merakı… Belki de bu merak yüzünden bu denli belirsizlikle boğuşup durmam.
Kelimeler kursağımda takılırdı eskiden. Yumru yumru olurdu. Eklemlerin ağrırdı. İnceden, sinsi ve bir o kadar da sinir bozucu bir sızıyla. Atlattım onu da. Yana yana atlattım. Aynaya baktığımda gördüğüm mor suratım aynaları işledi bilinçaltıma. Söz verdim kendime. Ama o zamanlar ne kadar küçük olduğumu bilmiyordum. Herkes bu içindeki ateş söner derken inat ediyordum. Şimdi bakıyorum da nasıl da farkında değilmişim o ateşten geriye küllerin kaldığının.
Anka kuşu olmak ister miydim? Bilmiyorum. Belki de çoktan oldum ama onun da farkında değilim.
Küçük kare kutulardan bahsetmiştim üç-dört sene önce. Nasıl küçük kare kutulara döndüğümüzden ve nasıl o şekli aldığımızdan. Bilmeden ya da çok bilmiş gibi kendimi dışında tutmuşum galiba. Şimdi farkına varıyorum. Bir kare kutuya da ben sığdırmışım kendimi.
Biraz olsun iyi geldi yazmak. Unuttuklarımı hatırlattı. Kafamda o küçük yaşımda hissettiğim yanma hissi belirdi. Ama olsun. En azından o zamanlar daha güçlüydüm. Onu fark ettim.
Küçüklüğümden bahsedince denek fareleri de geldi istemsizce aklıma. Kendi parçalayacak hale gelmiş ama ölmemiş.
Daha parçalanmadım ama. Onu da fark ettim bugün.
Çok güzel bir cümle duydum yine bugün.
Hayat devam ediyor…
Umarım bundan sonra tüm güzellikleriyle devam eder…
Kendinize çok iyi bakın 😊
Mutlu kalın😊
Sağlıklı kalın 😊
3
Henüz hiç yorum yapılmamış.
