Anonim @Anonim_3444

BELARUS

Zihnimi, beynimi kurcalayan, aklımı acıtan tüm şeylerden uzaklaştırdım kendimi. Kafamın içi boşaldı ve rahatladım sanki. Ama bir resim, bir şarkının ezgisi ya da bir anı bir anda hatırlatıveriyor her şeyi. Sanki acılarımı hatırlatacak gibi hatırlamaktan korkuyorum ama bir özlem duygusu kaplıyor her tarafımı.

Yapmam gereken onlarca iş var. Yazmam gereken yazılar var. Bir tur rehberi hazırlamam gerekiyor bir web sitesi için mesela. Ama ikinci satırı yazarken burnuma bir koku doluyor. Özlem hissi. Berbat bir özlem hissi.

Hep klişe gelmişti bana. Hani aklımla kalbim savaşıyor diye. Klişe dediğim ne varsa kendimi içinde bulmakta üstüme yok zaten. Burnuma o koku şöyle ufaktan bir çalınıverdiğinde o klişeyi yaşıyorum. Kalbimden yavaş yavaş sızan özlem duygusu damarlarıma dolmaya çalışıyor. Tam o esnada mantığım bastırıveriyor. Dur. Dur şimdi batacaksın. Dur.
Yazıya dönüyorum önümdeki. Belarus’ta gezilecek yerler. Minsk şehri. Garip bir adı var. Daha önce ömrüm boyunca gitmemişim. Minsk şehrini bir yana bıraktım, yaşadığım ülkede gezdiğim şehirlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Ne saçma diye geçiriyorum içimden. Yalan söylüyorsun resmen her bir satırında. Belarus’un diğer adının Beyaz Rusya olduğunu bile bilmiyordun 2 dakika önce. Şimdi satırlarca yazıyorsun hakkında. Şehri, sokaklarını… Resimlere bakıp zihninin sokaklarında canlandırıyorsun ve yazıyorsun. Biri okuyunca da seni gitti sanıyor. Hem de yazanın sen olduğunu bile bilmeden.

Belki de işin dışında da böyledir. Paranı okuduğun cümlelerden kurduğun hayallerle kazanıyorsun. Ama bir yerde yalan hayaller. Belki de hayatında da böyledir. Hissettiğini sanıyorsundur ama zihninin kıvrımlarında hissettiklerinin hayalini kurup, bir yerde yalan olan o hayallerle yaşatıyorsundur hayatını.
Acı…

Hem de nasıl bir acı…

Aklımın acısından daha da büyük bir acı.

Hem kendini kandırıyorsun hem de karşındakileri belki de.

2 gündür sokaklardasın. Çokta sevmezsin geceleri sokaklarda olmayı.

Hiç tanışmayacağın insanlarla tanışıyorsun.

Ezbere bildiğin şarkı yok, sesin desen bok gibi. Gecenin ikisinde sokaklarda bağıra çağıra şarkı söylüyorsun.

Kafan rahat ama. Neden?

Belki de hislerini zihninde canlandırıp yaşamaktansa 2 gündür geceleri sokaklarda gerçek hislerini arıyorsun.

Ee o zaman neyi özlüyorsun?

Belki kendini. Belki her zaman kurtulmak istediğin o şehri. Belki de canını kinle, hırsla dolu olan geçmişini.

Kaçıyorsun.

Kendinden? Hırslarından? Kininden? Ya da öfkenden?

Uzaklaşmak istiyorsun. Ama kafanı o bilgisayara her gömdüğünde birşeyler de aynı hızla kafanın içine gömüyor kaçmak istediklerini.

Yazı yazmaya çalışıyorsun. Belarus’ta mükemmel bir tatil. Ulan Belarus’a bile gitmedin.

Staj bulman lazım. İngilizce istiyorlar. B2 ama iki kelimeyi bir araya zor topluyorsun.
Belarus… Belarus’a gitsen sokaklarında kaybolsan…

Saçmalıyorsun.

Uyu. Uyumadın 12’den beri. Sabahın kaçı oldu. Uyu.

Uyu şimdi. Sonra çıkarsın tatlı bir yolculuğa.
.
.
.
.
.
.
.
Bu arada yolculuk demişken. Belki zihninizde yaşadığınız hisleri, belki kininizi, belki de sevincinizi götürmek istersiniz beraberinizde. Hepsini güzel bir valize sığdırmanız için minik bir de öneri bırakalım şuraya çorbaya dönmüş kafamla.

#TRANSVERZ S SAILOR RED TEKERLEKLİ VALİZ : https://www.eastpak.com.tr/tranverz-s-sailor-red-tekerlekli-valiz_128355

Sevgiyle, mutlulukla ve sağlıkla kalmanız dileğiyle.

Kendinize çok iyi bakın 😊

Anomim

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli