DiptekiŞair @DiptekiSair_3403

MUTLULUK

Kendimi bu aralar aşırı mutlu hissediyorum. Aslında yazmak benim için acıdan ibaretti. Şu an öylesine içimden geldiği gibi yazmak yazmak ve yazmak istiyorum… Bazen mutluyken ansızın bir üzüntü mü desem kırgınlık mı desem bilmiyorum, ani bir durum değişikliği yaşıyorum. Yani insan çok mutluyken bir anda aklına ‘ahhhh bee! bu günleri çok özleyeceğim ya da keşke gün bitmese de hep aynı zamanda kalsak’ düşüncesi insanın içini yiyip bitiriyor. Kabul edelim, hepimiz bir kerede olsa düşünmüştür ‘keşke hep şu gün, şu saatte kalsak veya sonsuza kadar mutlu olsak’ laflarının içinden geçirmiştir.

Gerçekten mutluluk nedir ve sonsuz mutluluk var mıdır soruları kafamı kurcalayıp duruyor bu aralar. Sizin için araştırdım, kısaca hemen değinelim.

Öncelikle bu soru felsefi bir soru olduğu için felsefe üzerinden gittim.

Aristoteles “eudaimonia” olarak tabir ettiği mutluluğu akıl, erdem ve tefekkür ile birlikte tanımlamış ve kişilerin bunlarla birlikte mutlu bir yaşam sürebileceğini söylemiştir. O mutluluğu bir histen çok yaşam tarzı olarak nitelendirmiştir. Kişinin kendini gerçekleştirmesi, yani olumlu özelliklerinin üzerine gitmesi de Aristoteles’in mutluluk formüllerinden biriydi. Epikuros’un mutluluk adına önerilerinden birisi ise ön yargı ve kuruntulardan arınarak mutluluğun formülünü söylemiş.

Zenon’a göre ise mutluluğun formülü doğaya uygun yaşamak ve ölçülü davranmaktır. Ona göre doğa insana doğru yönergeleri gösterir ve ‘insan, ancak doğayla denk düştüğünde mutluluğa kavuşabilir’ demiştir.

Buddha mutluluğu bir gaye olarak tanımlamıyordu. Ona göre mutluluk yolun sonunda ulaşılacak bir sonuç değildi, yolun kendisiydi. Bu sebeple mutluluğa ulaşmak için yapılması ve gerçekleştirilmesi gereken ideal bir tanımdan ziyade tam da şuan yaşıyor, ilerliyor ve yol alıyor olduğumuz için mutlu olabileceğimizi söylemiştir. Yani kısacası mutluluğun sebebi de yok tanımı da yok.

Fakat benim bu görüşler içeriside en önemli gördüğüm düşünce, Konfüçyüstur. Konfüçyüs der ki: “Pek çokları mutluluğu, insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha da alçakta; ama mutluluk insanın boyu hizasındadır.’ İşte aradığım tanım buydu. Gerçekten hayat felsefemdeki mutluluk kavramına en iyi uyan buydu. Aslına bakarsanız ölçülü olmayı vurgulamış, ne aşırılıkta ne de az olan şeyde mutluluk aranır demeye getirmiştir bence. Günümüz insanlarından bazıları mutluluğu parada, bazıları ise tek bir insanda diyerek aslında kafa yapılarını sığlaştırmıştır. Bu tarz düşünceler, insanların tamamen tek tip düşünmelerini sağlamış ve hazırcevap olarak görmüşlerdir. Gerçekten hiç sordunuz mu kendinize ‘acaba gerçekten nasıl mutlu olabilirim?’ diye.. Gel gelelim benim mutluluk dünyama, mutlu olmak için sebep aranmaz ya da mutluluğun peşine düşülmez. Mutluluk insanın boy hizasındadır, evet. Mutluluk yol değil, yolun kendisidir; mutluluk öyle anlam yüklediğimiz şeylerde de olmaz ya da planlayarak mutlu olamayız; mutluluk ansızın gelir, anidir. Mutluluk, kendini gerçekleştirmektir. Mutluluk, etrafa neşe saçmaktır. Mutluluk, hazdır. Mutluluk, anı yaşamaktır. Gördüğünüz üzere mutluluğun birden fazla tanımını, ben dakikalarca içerisinde yazdım. Kişiden kişiye değişir mutluluk.

Şu dünyada yaşayacağımız süreyi bile bilmiyoruz. Çoğu şeyi dert edip duruyoruz, sanki dertlerimiz sonsuza kadar bizimleymiş gibi davrandığımız için anı yaşayamıyoruz. Geçmişi özlüyoruz, geleceği düşünüyoruz. Böyle yaptığımız için yaşadığımız andan bile vakit ölüyor. Kendinize vakit ayırın, yeni şeyler öğrenin, kısa yaşam sürenizde mutluluğu düşünün, her şeyin gelip geçici olduğunun farkına varın. Hayat, provası olmayan bir tiyatro gibidir. Bir daha gelmeyeceğiz o yüzden tiyatro perdemiz kapanmadan gülün, şarkılar söyleyin, dans edin, aşık olun. Hayatınızın her anını iyi değerlendirin. Kendinizi üzmeyin, her şey olacağına varır. Mutluluğunuz daim olsun.. 

5

Henüz hiç yorum yapılmamış.