Google+, Yaay, Exxen vs Başaramadığını Fullsepp Nasıl Başaracak?
Roman yazarsan soru: Dostoyevski ya da Shakespeare okumak yerine insanlar senin romanını neden okusun?
Film çekmek istersen: İnsanlar Spielberg veya Bergman izlemek yerine senin filmini neden izlesin?
Restoran açmak istersen: İnsanlar McDonald’s’tan veya Midpoint’ten yemek yerine senin hamburgerini neden yesin?
vs..
Aslında Fullsepp için vereceğim cevapla yukarıdaki soruların cevapları çok farklı değil. İnsanlara daha iyisini ve/veya daha farklısını verirsen, onlarla doğru iletişim kurup onların neleri anlamakta zorlandığını çözebilirsen, motivasyonla çalışıyorsan, zaman faktörü de uygunsa ürettiğin değer kendi kitlesini yaratır.
Burada sanılanın aksine “çok para”, “büyük bütçe” çok da önemli bir faktör değildir.
Star Wars’un yeni serisindeki “Güç Uyanıyor” filmini düşünün direk. Yani kimse o kadar bütçe harcayamaz. O kadar yetenekli insanı bir araya getiremez. Ama sonuç fiyasko! Bir yorum okumuştum: “Güç Uyanıyor diye film yapmışlar. Ben de güç uyanıyorum ama kalkıp da bunun filmini çekmiyorum”
Öte yandan, birbirinden farklı türde şu filmleri düşünün: Blair Cadısı, Uzak, Pi, Following, Clerks, Tabutta Rövaşata, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak vs..
Star wars 7’nin bütçesi 300milyon dolarken, bu saydığım filmlerin yapım bütçeleri 10bin dolar civarındaydı sadece.
Google+, Yaay veya Exxen Neyi Yanlış Yaptı?
1- Artı değer katmayan platform kurdular:
Bu 3 platform da pek bir yenilik getirmedi. Google plus, Facebook’un aynısını yapıp circle diye bir şey ekledi.
Yaay twitter’ın benzerini yapıp dislike özelliği ekledi. Bir röportajını izlemiştim, ciddi ciddi bizim yeniliklerimizden biri de dislike özelliğimizin olması gibi bir şey demişlerdi, çok şaşırmıştım. Araba yaptık tekerlekleri var, dönüyor demek gibi gelmişti dinlerken.
Exxen netflix benzeri ücretli platform yapıp, içini Youtube’da bedava izlenebilen içeriklerle doldurdu.
2- Yeterince kullanıcı testi yapmadılar
İnsanları anlamak cidden karışık ve zor süreç.
Google plus muhtemelen A/B testi yapmıştır. Ama –çok emin olamamakla birlikte- "longitudunal study" (boylamsal çalışma) yapmamıştır diye tahmin ediyorum.
Longitudunal Study" ne demek derseniz, kitap tanımı biraz karışık, şöyle örnekleyim. Deneği alırsın, onun davranışlarını gözlersin. Aradan vakit geçer, deneği tekrar alırsın tekrar gözlersin. İlk nasıl davrandı, bir değişim var mı, anlayabiliyor mu, ilgileniyor mu vs tipi varoluşsal soruların cevaplarını A/B testiyle bulamazsın, anca uzun vadeli ve tekrarlanan gözlemlerde birebir gözleyerek bulabilirsin.
Tahminimce Google Plus bu soruların cevaplarını anketlerle ve A/B testiyle yakalamaya çalıştı ve varoluşsal sorununu bu sebeple gözden kaçırdı.
Şu ana kadar okuduğum / izlediğim hiçbir startup yada teknoloji firması açılış öncesi testi olarak “longitudunal study” yaptığını duymadım. Büyük girişimlerin batmasında da bu büyük rol oynuyor. Startuplar da bunu yapmıyor ama startup olduğu için deneme yanılmayla daha az miktarda kullanıcıyla ilerlediği için doğal seleksiyonla bu gerçekleşmiş oluyor.
Exxen ve Yaay özelinde ilave teknik sorunlar da oluştu.
Yaay’da - Google playdeki yorumlardan okuduğum kadarıyla- muhtemelen cihaz bazlı refresh token ile ilgili bir sorun vardı ve 3-4 aydır çözemediler.
Exxen’de –eksisozluk’teki yorumlardan okuduğum kadarıyla- üyelik iptal seçeneği yok. Hatta biri şu videoyu yapmış, baya şaşırdım nasıl öyle bir şeyi test etmeden yayına çıkmışlar diye. Hatta iş o boyuta çıkmış ki, bazı kullanıcılar üyelik iptal edemediği için kredi kartı iptal etmiş. Bu iptal sayısı artarsa bankaların olaya tepkisi nasıl olacak onu da ayrı merak ediyorum.
En bombası ise, Exxen’in BluTV’nin kullanıcı sözleşmesini kopyalayıp içindeki url’yi değiştirmemesi olmuş.
Bunlar hep test eksikliği.
Yazın bir sosyal medya yasası geçti ve bahar aylarında Twitter, Facebook, Youtube vs kapatılma ihtimali gündeme gelecek. Bir ihtimal onun için böyle alelacele çıkardılar.
3- Kullanıcılarıyla, platformun kazancını paylaşmadılar.
Artık içerik üreticileri bilinçlendi. Benim ürettiğim içerikten niye platform kazansın ki diye sorgulamaya başladı. Artık 2020’li yıllarda gelirini paylaşmayan bir platformun yaşayabileceğine ihtimal vermiyorum.
Platform üzerinden insanlarla gelir paylaşsaydı (youtube gibi) başarılı olabilirlerdi, bence en büyük hatayı burada yaptılar.
Exxen özelinde bir ilave söyleyeyim. çok acaip bir iş planı yapmışlar. Youtube’da bedava izlediğin insanları toplayıp ücretli platform kurdukları yetmiyormuş gibi, ücret ödeyip üyelik alanlara bir de reklam gösteriyorlarmış. Yani adblocker ile youtube’da reklamsız ve bedava izlenebilen Enes Batur’u exxen’de izlemek istersen 10 lira verip üstüne de reklam izlemen gerek. Müthiş cidden.
4- Görkemli açılış yaptılar:
Sinema’da açılışlar (Gala/Premiere) çok önemlidir. Çünkü bitmiş bir işi izletiyorsundur. Ama teknoloji dünyasında bitmiş iş diye bir şey yok. Facebook, Amazon vs. hem ara yüzünü hem de arka plan yazılımlarını sürekli günceller. Sinema vizyona girdikten sonra değiştiremezsin ama bir siteyi / app’i değiştirirsin. Bir platformun açılışı onun için önemsizdir.
Konula ilgili YCombinator’da bir video var. How to Launch (Again and Again)
5- “Product-Market Fit” Yakalamadan Marketing Yaptılar
Marketing, startupların çoğunlukla dostu değil düşmanıdır.
Bütçen ister 100 dolar olsun ister 100Milyon dolar olsun, bu değişmez. “Product-Market Fit” (ürün/pazar uyumu) yakalamadan reklama yüklenirsen, elindeki bütçe er ya da geç biter. Google’da olsa bütçesi yetmez, hazıra dağ dayanmaz.
“Product-Market Fit” (ürün/pazar uyumu) şöyle özetliyim. Yaptığımız platformu kullanıcılar anlıyor mu? kullanabiliyor mu? Onların ihtiyaçlarını karşılayabiliyor muyuz? Eksiğimiz kaldı mı? Sattığımız şeyi alıyorlar mı? İçeriğimize organik yollarla ulaşabiliyorlar mı? vs.. gibi konuların çözüldüğü durumdur.
Örneğin Exxen hem 10 lira vereceksin hem de reklam göreceksin kampanyasını alan olacak mı? Bunu bir anlaması gerekirdi marketing yapmadan önce.
Konuyla ilgili yine YCombinator’dan bir video paylaşayım: How To Find Product Market Fit (Sadece 100bin dolar civarı bir yatırımla, 1 milyar dolar değerin üzerinde bir unicorn yaratmış birisi anlatıyor)
6- “Technology Adoption Life Cycle” (Teknoloji benimseme yaşam döngüsü) Kavramını Pas Geçmeye Çalıştılar.
Yukarıda bahsettiğim adımla benzer ama ayrı bir başlık açmak istedim.
“Technology Adoption Life Cycle” (Teknoloji benimseme yaşam döngüsü) denilen bir kavram vardır. Buna göre önce popülasyonun %2’lik kısmı ürüne adapte olur. Sonra yüzdelik dilimler artarak devam eder.
Örneğin toplam üye sayısı ilk hafta 10 kişidir, ikinci hafta 20, üçüncü hafta 30 gibi gider. Ama bu firmalar büyük marketing kampanyaları ile “Long Tail” (uzun kuyruk) şeklinde suni büyüdüler. Google plus ilk 2 haftada 10milyon kullanıcıya ulaştı, Yaay 200.000 civarı üye edindi. Exxen 3 günde 500.000 kişi üye oldu.
Bu bir maraton koşusuna sprint atarak başlamak gibi bir etki yaptı. O kadar kişiye destek verebilecek bir ekip oluşturmak zaman ister.
Örneğin Exxen’de 500.000 kişi kredi kartı bilgisi verip üyelik açmış. (beleş üyelik, 1 haftaya kapatırım diyerek açanlar çoğu) Ama üyelik iptali için support’a yazması gerekiyormuş. Bunların yarısı iptal etse üyeliğini 250.000 adet destek mesajı yükü biner. Bu mesajlar içinde diğer mesajlar kaynar. Baya kaotik bir ortam oluşur.
Tekrar edeyim: Reklama abanarak hızlıca fazla üyeye ulaşmaya çalışmak, maraton koşuna sprint atarak başlamak gibidir. Er yada geç nefes kesilir.
..................
Daha birkaç madde sıralayabilirim ama çok uzatmayım. Kaba hatları böyle.
NOT: Ne Yaay ne de Exxen henüz havlu atmadı. Umarım hatalarını / eksiklerini toparlayıp düzeltebilirler.
................
Peki Fullsepp?
Biz yukarıdaki hataları yapmamaya özen gösteriyoruz.
Öncelikle bizim varoluş amacımız, paylaşım üzerine. İster kitap sat ister etkinlik sat %95 senin. Bir fotoğraf mı yükledin, bir blog mu yazdın, reklam gösterimlerinin %70’i senin. Platform büyürse, kullanıcıların içerikleriyle büyür. Bunun için onlara hak ettikleri değeri göstermeye özen gösteriyoruz.
Artı değer olarak telif bölüşümünü katıyoruz. Bu internette hiçbir platformda olmayan bir özellik. 2 ortak yazar, bir yayınevi, bir çevirmen satış gelirlerini Fullsepp üzerinden otomatik bölüşebilir. Ömür boyu pasif gelir edinebilir. Telif bölüşme özelliğimiz dünyada ilk ve tek olarak Fullsepp’te var.
Yaklaşık 2yıl önce kod yazmaya başladık. Kapalı yayına Haziran 2020’de girdik. O zamandan beri geçen 6-7 aylık sürede sürekli testler yaparak ilerledik ve testlere de devam ediyoruz.
Örneğin ilk deneğimiz / kullanıcımız ile 1 gün içinde tam 10 saat test yaptım. (Yazım yanlışı yok, bir günde bir kişiye on saat test yaptırdım) Oturttum her akışı A’dan Z’ye tekrar tekrar farklı farklı yapmasını izledim. Buglar çıktı notlar aldım. O gün 100’e yakın sorun çıktı.
Onları temizleyip 2. Bir denekle test yaptım, 3. 4. Derken 12.’den sonra başa döndüm ve tekrar erişebildiğim deneklerle tekrar test yaptım. Bazı deneklerle 2-3 haftalık arayla 3’er test yapmış olduk. Böyle böyle 12 denekle yaklaşık 200 saat yayın öncesi testleri tamamlamış olduk. (Hala onlar uygun oldukça onlarla testler yapıyorum.)
Ağustos 2020’de platformu halka açtık ama sadece 15-20 kişiden incelemesini ama kimseye duyurmamalarını rica ettim. Sosyal medya profillerimde hiç duyurmadım. Gelen geri bildirimlerde daha çok yolumuz olduğu çıktı. Ekim’e kadar onları temizledik.
Ekim 2020 gibi profillerimde duyurmaya başladım. İnsanlar tam anlamadı. Nasıl daha iyi ifade ederiz diye çalıştık.
Youtube kanalımın aylık 2milyon izlenmesi var, oradan trafik çekip deniyorum. Türk izleyicilerden conversion rate (dönüşüm oranı) şu an için iyi sayılır. Daha gelişecek yolu var ama en azından belli bir düzeye getirmişiz. Alexa rank olarak da Türkiye'de 17K içine girmişiz şimdiden. Fakat yabancı ziyaretçilerde baya zayıf. Henüz onlara hitap edemedik.
Sürekli “Product-Market Fit” yakalamaya çalışıyoruz. Gelen sonuçlardan gördüğümüz, henüz bu uyumu yakalayabilmiş değiliz. Sürekli kullanıcılarla konuşuyoruz. Eksiklerimizi tespit edip sürekli geliştiriyoruz.
Maratonda sprint ile başlayıp nefes tüketmemek için, ücretli reklam şu aşamada yapmıyoruz. Maratondan da öte, triatlon yapacak şekilde ilerliyoruz.
Tanıdığımız kişilerden paylaşmasını rica ediyoruz.
Şimdi sizden de rica edeceğim gibi.
Gerek sosyal medya hesaplarınızda, gerekse forumlarda / sözlüklerde Fullsepp’i tanıtarak bize destek olabilirsiniz.
Ayrıca henüz Fullsepp’in nasıl çalıştığını bilmiyorsanız, lütfen şu adımları takip edin:
- tanıtım yazımızı okuyun,
- tanıtım videomuzu izleyin
- üye olun
- Üyelik mailini aktive edin
- Ardından ilk üye girişlerindeki 10 dakikalık yeni üye turunu tamamlayın.
Toplam 15 dakikalık bu adımları takip eden kullanıcılar, şu an için sistemi gayet iyi anlayabiliyorlar.
Biliyorum 15 dakika biraz uzun gelebilir ama Istock’ta fotoğraf satmak, Wikipedia’da yazar olmak, Amazon’da dropshipping yapmak gibi şeylere kıyasla çok çok daha kolay.
Umarız üye olup Fullsepp’i kullanan "early adopters" içine girersiniz ve bizi arkadaşlarınızla paylaşırsınız.
Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim
Sevgiler.
Kolaylıklar dilerim. Ben biraz daha underground - tabir olarak, sınıflandırma değil - düzeyde daha kolay yayılarak, oradan da büyüyerek kendine sağlam bir yer edineceğini düşünüyorum. Yaklaşımın vizyoner olduğunu görmek güzel, o yüzden hayırlı olsun, güzel olsun umarım.
