Seldağ Y. @Seldag_Y._2812

Doğa Ana 2

Yaşadığımız yerkürede nüfusun hızla çoğalmasının, kentleşmelerin artmasının ve kırsal nüfusun azalmasının problemlerini yavaştan hissetmeye başlamış bulunmaktayız. İnsan gücünün yerini makinaların alması, bize yaşamı hızlı kılsa da insanı da geri plana atmıştır. Bu hızlı makinalaşma bana her zaman Nazım Hikmet Ran’ın ‘Makinalaşmak İstiyorum’ şiirini hatırlatır. Şair, şiirinde bu durumdan şu şekilde bahsetmektedir: 

“trrrrum,

trak tiki tak

makinalaşmak istiyorum!

mutlak buna bir çare bulacağım

ve ben ancak bahtiyar olacağım”

 

Bu dizeler yazıldığı dönemde şairin sanayi toplumu olma isteğini dile getirse de, şuan içinde bulunduğumuz dönemde makine seslerinin hayatımızı esir aldığını, makinalaştığımızı ve buna çare bulursak bahtiyar olacağımızı söyler gibi hissettirmektedir. Çünkü bu durum bize emeğin değerini unutturmuş ve birçok açıdan sağlığımızı da etkilemiştir.


Artık kırsal kesimde yaşam azaldığı için üretim de azalmakta ve tüketim kısmının fazlalaştığı coğrafyada geçim sıkıntısı hissedilmeye başlanmıştır. Makinaların çoğalma durumu insan gücüne olan ihtiyacı azaltmıştır ve bu da ekonomik çöküntülere sebep olmaktadır. Bireylerin hevesleri kırılmış ve kronik mutsuzluk hali hissedilmeye başlanmıştır. Bireylerin verimsel düşüklüğü aile içi geçim sıkıntlarına, bu sıkıntılar aile içi şiddetlere dönmeye başlamıştır. Kültürün parçaları olan birey ve toplum zarar gördükçe, kültür de dil de yozlaşmaya başlamıştır.


Bunların hepsi göz önüne alındığında, bilinçsizce davranmaya devam ettiğimiz sürece sonumuzun iyi olmadığı ve içinde yaşadığımız bu evrenin geleceğinin çok parlak olmadığı aşikar bir gerçektir. Okullarımızda, üniversitelerimizde, toplumumuzda ve aile içerisinde kısacası bireyin bulunduğu her ortamda bunlar anlatılmalıdır. Bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı ve bu konulara dikkat çekilmelidir. Bu doğaya zarar vermek, kendi elimizle kendimize zarar vermeye eşdeğer bir durumdur.


Yerkürenin geleceği ve canlı cansız tüm varlıkların yaşam mücadelesi için bilinçlenmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Yetiştirdiğimiz çocuklara, teknolojiyle yetişen bu yeni nesile doğanın farkındalığı sağlıklı bi şekilde aktarılmalıdır. Kıymet duygusu aşılanmalı ve en güvenilir kucağın yine doğada var olduğu anlatılmalıdır. Ancak birlikte hareket ederek yaşam mücadelemizi devam ettirebiliriz; değerlerimize sarılarak, dilimize, kültürümüze, coğrafyamıza sahip çıkarak ve doğaya saygı duyarak var olmaya devam edebiliriz.

 


12

Henüz hiç yorum yapılmamış.