bendebilmiyorumki @bendebilmiyorumki_2779

Nasıl Tanıştınız?

Nasıl Tanıştınız?

 

İşte herkesin hayatında bir kere de olsa duyduğu o muhteşem soru... Benim hep ‘İnstagram’dan’ diye cevap vereceğim biriyle birlikte olmaktan ödüm kopardı, çok ilginçtir ki bu sefer korktuğum başıma gelmedi.

Geçtiğimiz yazın sonuna doğru biriyle tanıştım. Öyle biri ki; rüya gibiydi, adam sanki istediğim her şeyin, bütün kriterlerimin vücut bulmuş haliydi. Yani neredeyse… Şimdilik kendisine Hugo diyelim, neden diye sormayın çünkü artık az çok bilindiği gibi bana soru sorulmasından pek hoşlanmıyorum.


Arkadaşlarla şarap içip sohbet etmeye gittiğimiz bir gecenin sonunda biz arabamıza giden yolu yürürken kendisi aynı yol üstündeki bir dönercide oturuyormuş, ben onu görmemiştim. Ama o beni görmüş, hem de tesadüf bu ya o gece orada beni tanıyan biriyle oturuyormuş. Buralar fazla detay oluyor sanırım, olsun, anlatmayı seviyorum idare edin azıcık.


Beni gördüğü gece bana ulaştı, beni gördüğünü tanışmak istediğini söyledi. Ben ne yaptım? Tabii ki önce ‘Aa bu da her yolda gördüğüne yazıyor mu böyle?’ diye sinir olup sonra uzun zamandır her benimle şansını deneyen erkeğe yaptığım gibi kendisini oyaladım. Emin değilim, vaktim yok pek, arkadaşlarım geldi Ankara’dan misafir olarak, onları yalnız bırakacak halim yok ya, hayır onları birlikte gezdiremeyiz tabii ki bu ne acele, belki sonra da onlarla Ankara’ya dönerim, sonrasında bakarız artık… Neyse ki o benim bu salaklığımı müthiş idare etti ve ertesi gün biz yazlığa geçince o da peşimizden 2 saatlik bir yola çıkıp bizim olduğumuz yere geldi. Arkadaşlarım Heves ve Civan da hazır denizde yüzerken -hatta annemle birlikte yüzerlerken- ben de çocuk buraya kadar gelmiş bir şeyler içmekten ne çıkacak ki diyerek Hugo’yla buluştum.

 

Olay 80’lerde geçiyormuşçasına o yaz akşamı bir pastaneye oturduk, portakal suyu içerken kendimizden bahsettik. Ben sonrasında ‘Seni tanıdığıma çok memnun oldum. Her şey için teşekkürler, kendine çok iyi bak.’ Tarzı hoş bir vedalaşma ve ardından zaman içerisinde iletişimimizin kopmasını beklerken o pastaneden kalktığımızda arkadaşlarım beni arayıp ‘Biz parktayız nerede buluşalım?’ dediğinde Hugo’ya dönüp ‘Arkadaşlarımla tanışmak ister misin?’ diye sordum. Neden bunu yaptığımı hala bilmiyorum, kendisi neden ‘Hadi gidelim neredeler?’ diye hemen kabul etti bunu da hiç bilmiyorum. İşler buradan sonra daha da ilginçleşiyor, aynı gecenin sonunda annemle Hugo’nun nasıl iskambil masasında karşılıklı batak attığını dinleyin bir de…


Birlikte çiçekli sokaklardan yürüyüp Civan ve Heves ile buluştuk. Onlar da el ele romantik yürüyüşlerinden yeni dönmüş ve benim onları bırakıp görüşmeye gittiğim kişiyi merak içindelerdi. Ne yapsak nereye gitsek diye düşünürken kendimizi bir kafenin görece sessiz arka bahçesinde batak atarken(?) bulduk. Laf lafı açınca anneme ‘Gece eğlenmeye gideriz, biraz dağıtalım artık.’ Dediğimizi hatırladım ve size annemi şöyle anlatayım, birlikte dışarı çıktığımızda benim uykumun geldiği saatlerde o hep ‘Gece daha yeni başlıyor!!!!!’ insanı olmuştur. Yazlıkta giyinip süslenip oturmuş bizden haber beklediği bana dank eder etmez elime telefonu alıp bana attığı o mesajı gördüm: Buluştuğunuzda haber ver de geleyim.


O an yere koz atmamak ve anneme durumu açıklayabilmek için kan ter içinde kaldığımı çok net hatırlıyorum. ‘Anne çocuk burada, evet gitmedi daha n’apayım git mi diyeyim, bu seferlik idare et ya n’olur, anne tamam kızma ya, abartıyorsun ama 2 saattir tanıdığın adamı annene tercih ediyorsun da ne demek, ay tamam anne gel sen de otururuz...’ Telefondan kafamı kaldırıp Hugo’nun yüzüne baktım, bir şey olduğunu salak gülüşümden anlayınca ‘Şey annem geliyor da, tabi sen kalmak zorunda değilsin rahat hissetmeyeceksen.’ Dedim. Yüzü kırmızının en komik tonlarından biriyle kaplandı ve ‘Annen mi geliyor gerçekten?’ diye sordu sanki ben ‘Birazdan oturduğumuz yere meteor düşecek.’ Demişim gibi bir şaşkınlıkla. Ama kalkıp gitti mi? Hayır. Oturdu, annem geldi, tanıştılar, Civan lavaboya kalkar kalkmaz annemle batakta eş oldu, beni ve Heves’i bir güzel de yendi.


Gecenin devamında önceden planladığımız üzere ortak bir arkadaşımız bir düğünden çıkıp yanımıza gelecek ve biz de ona doğum günü sürprizi yapacaktık, yaptık. Ama aramızda hepimizin o gece tanıştığı bir yabancı da vardı.


O gece saat 2 gibi oradan kalkıp sahile geçmeye karar verdik, Hugo da en sonunda bizi yalnız bırakmaya karar vermişti, herkesle vedalaştıktan sonra iki arada bir derede ‘Annenle bile tanıştım, bence artık numaranı alabilirim.’ Dedi. Güldüm, ‘Bence de.’ dedim.


Biz sahilde otururken aklımda hep şu soru vardı: Bu gece n’oldu?

Herkes çoktan beni alay konusu yapmıştı. Neymiş, bu hızla haftaya evlenmemiz gerekiyormuş, çok da haksız sayılmazlardı ama merak etmeyin 3 ay oldu ve hala medeni halim bekar… Şezlonga uzanıp dalgaların sesi eşliğinde yıldızları izlerken bir mesaj sesi, tabii ki ondan, gülümsediğimi hatırlıyorum. Annemle arkadaşlarım gecenin tadını çıkartırken ben her zamanki ‘üşüdüm, uykum geldi, eve gitmek istiyorum.’ yaşlı nine söylenmelerime başlamıştım. Civan’la Heves beni eve bırakır bırakmaz pijamalarımı giyip yatağa geçtim ve artık huzurlu bir uykuya hazırdım ki bir mesaj sesi daha: Yürümek ister misin?


Al işte. Yaşlı nine bir anda 50 yaş gençleşti. Benim diyen yaşlanma karşıtı pahalı kremlere taş çıkartan üstelik bedava sihir işte budur: Aşk. Yazlıkta genelde hava 40 derece civarı olduğu için uzun kollu hiçbir kumaş parçası bulamadı. Kâşif Dora’lı çocuk havlusuna sarılıp gecenin o saatinde yeni tanıştığı o çocukla buluşmaya çıktı. İçinden babam burada olsa kalp krizi geçirirdi herhalde diye düşündü. Çocukla sahile gitti. 2 adım ötede ‘eve gitmek istiyorum’ diye sızlandığı annesi ve arkadaşları varken sahil yolunda bir banka oturdu.


Hugo’yla o gece sabaha kadar ne konuştuğumuz hakkında hiçbir fikrim yok. Gün doğumu ise dün gibi hatırımda. ‘Ama sen hala üşüyorsun gel buraya.’ Deyip beni kollarının arasına alışı da öyle…

9
bendebilmiyorumki @bendebilmiyorumki_2779

çok teşekkür ederim

Şule Kılıçaslan @Sule_Kilicaslan

çok keyifli bir anlatım tarzınız var. 😀

1

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli