Haritasız Yol @Haritasiz_Yol_2740

Kimi Yerde Çocukluk

Yaşadığım yerlerden konum olarak yakın, zihniyet olarak çok uzaktayım. Her gün farklı bir şeye şaşırırken buluyorum kendimi. "Bu da mı böyleydi, sizde normal mi, aaa çok şaşırdım" cümlelerini ne kadar sık kullandığımı anlatamam. Cümlemin başında konum olarak yakın ama zihniyet olarak uzaktayım dedim. Aslında bulunduğum yerde yaşayan yerli insanların zihniyetinin farklı olduğunu söyleyemem, hatta "tıpa tıp aynı" cümlesini bile kullanabilirim. Dışarıdan gelen "ki genelde iş için olur" insanlar ile bizim çevre arasında ne kadar çok kültürel, dini, sosyolojik farklar mevcut. En büyük örneğini de çocuklar ve kadınlar üzerinde olduğunu fark ettim. Bizim oralarda çocuk büyütmek başlı başına bir topluluk meselesi. Herkesin o çocuklar hakkında yorum yapma, eleştirme, kızma hakkı var ne hikmetse. Çocukları büyütmenin çeşitli yolları var, herkesin kendisine göre seçtiği, kendini tanımladığı bir stili var. Örneğin bazı aileler çocuk büyütmede kızmayı, bazıları alay etmeyi, bazıları komşu çocuklarıyla kıyaslamayı tercih eder. Daha fenaları ise küçümsemeyi, insanlar önünde rezil etmeyi, dövmeyi hatta sokağa atmayı tercih eder. Çevreden sürekli "çocuğunu dövmeyen dizini döver, fazla yüz verme başına çıkarlar, söz geçirmek istiyorsan kızacaksın, seni dinlemesini istiyorsan bağıracaksın, gerekirse döveceksin" sözlerini duymaya aşinayız.çocuğuna fazla kızmayan bir aile gördüler mi başlarlar eleştirmeye. Ağza alınmayacak küfürlerin, hemen her gün, küçücük çocuklara utanmadan, sıkılmadan edildiğini duyduk. Herhangi bir aile çocuğuna kızıyor, dövüyorsa komşular, akrabalar da aynısını o çocuğa yaparlardı. Sonuçta aile yapıyorsa bizde yapabiliriz mantığı vardı çoğu kimsede, yok eğer ailelerden biri; çocuğuna bağırmıyor, kızmıyor ya da dövmüyorsa herkesin eleştirilerine maruz kalırlardı. Bu öyle bir durum ki iyi kötü, kötü ise iyi olmuştu. Sonuç nemi oldu öz güvensiz, asosyal, öfke ve şiddet bağımlısı, sevgiden yoksun mutsuz çocuklar ve küçük yaşlarda yapılan yanlış evlilikler sonucu mutsuz, umutsuz, bilinçsiz bir nesil.

Yoldan çevirip soru sorduğunuz herhangi bir gence:

Ailen seni sever miydi? derseniz: evet der

Peki seni hiç öptü mü? derseniz: hayır der

Sarıldı mı? derseniz: hayır der

Sizi över miydi? derseniz: hayır der

Sizin fikrinizi alır mıydı? derseniz: hayır der

Sizin kararınıza saygı duyar mıydı? derseniz: hayır der

Peki size hiç güzel bir cümle kurdu mu? derseniz: hayır der

Peki sizi sevdiğini nereden biliyorsunuz? derseniz verecekleri tek cevap: "Çünkü aileler evlatlarını sever" olur. Çünkü bu cümleyi de aileler ezberletmiştir onlara. 

 

8

Henüz hiç yorum yapılmamış.