Gör Beni ile Yel değirmeni

Konusu Yeldeğirmeni'nde geçen bir roman okuduk bitirdik. Hikaye, Kadıköy’de hala mahalle özelliğini koruyan ender yerlerden biri olan Yeldeğirmeni’n de geçiyor. Biraz merak biraz da işin içine roman girince yol bizi buralara sürüklüyor.
Sabah Kadıköy rıhtımında altı kadın buluşuyoruz. Hepimizde romandan geriye kalan o müthiş etkiyle soluğu Yeldeğirmeni’nin İzzettin Sokağı’nda alıyoruz.
Mahallenin sokaklarında ve romanın sayfalarında dolaşacak enerjiye henüz sahip değiliz. Etrafta birbirinden değişik mekanların hangisine yerleşip, Yeldeğirmeni’nin meşhur tarihi simidiyle kahvaltı yapmayı düşlerken, Kuff gözümüze çarpıyor. Ancak daha sabahtan dolup taşmış, yer yok! Üzülerek hemen sokağın köşesinde yer alan Benazio Cafe’ye yerleşiyoruz. Tarihi fırından aldığımız mis gibi simitlerin yanına menemen de eklenince keyfimize diyecek yok, gömülüyoruz simitle menemene…
Bir güzel enerjimizi depoladıktan sonra hikayede geçen apartmana Valpreda’ya yürüyoruz. Havada şansımızı çok güzel.
Valpreda Apartmanı (diğer adıyla İtalyan Apartmanı), Haydarpaşa Garı inşaatında çalışan İtalyan işçi ve mühendislerin aileleri için yapılmış. İtalyan Apartmanı olarak da bilinen Valpreda Apartmanı semtte yapılan ilk apartmanlardanmış. Kahramanlarımız Selim ve Ülkü’nün hikayesinde büyülendiğimiz apartmanın içine bir anda açılan sokak kapısının aralığından giriş yapıyoruz. Katları tek tek dolaşarak hikayeden izler arasak da bahsedilen asansöre rastlayamıyor, çatı katının girişi de daha sonra değiştirildiğini gözlemleyerek romandan kısa süreliğine çıkıp, gerçek dünyaya giriş yapıyoruz.
Hemen bir üst sokakta yer alan ve ünlü yazar Mario Levi’nin uzun seneler yaşadığı Kehribar Apartmanı’na da uğruyoruz.
Yel değirmeni, eskiden azınlıkların yaşadığı yermiş. Eskiden kalma binaların çoğu o dönemde yapılmış. Mahallenin eski sakinleri çoktan farklı yerlere göç etse de geriye kalan yapılar, anılar, tarihi sokakların her biri görülmeye değer.
Tarihi binaların çoğu butik otele dönüşürken, etrafta her geçen gün açılan değişik mekanlarla mahalle farklı bir havaya bürünmüş. Günün ilk kahvesini güzel bir mekanda, roman üzerine sohbetimize kaldığımız yerden devam ederek vermiş oluyoruz.
Kısa kahve molasının ardından Yeldeğirmeni’nin sokaklarını birer birer dolaşıp, listemize aldığımız apartmanları, oyuncaklı evi, Yeldeğirmeni’ne adını veren değirmen taşlarını, kitapçıları, sanat evlerini, ilk özel okulu ve geriye kalan ne varsa birer birer dolaşarak günü tamamlıyoruz.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
