Wadi Rum Maceramız
Bir gece vakti Queen Alia International Airport’a iniş yaptığımızda Wadi Rum’ a yolculuğumuzda başlamıştı. Gece yarısı Amman’a ayak basınca bir yerlerde dinlenelim sabah yola çıkarız düşüncesiyle çıktığımız yolculuğumuzda, günlerin kısa oluşunu göz önüne alınca geceden Wadi Rum’a gitmeğe karar verdik.
Havaalanından kiraladığımız aracımıza kavuşunca, uyku mahmurluğunu atabilmek için o anda önümüze çıkan bir marketten aldığımız kahvelerle yol bizi Wadi Rum’a kadar sürükledi.
Uzun süre anayolda sakin sakin giderken ara sıra polis çevirmesine takılıp, memleketimizi söylediğimizde, bir tebessümün ardından geçişimize yol veren birkaç polis engelini aşınca yaklaşık beş saatte yolculuğumuzu tamamlamış olduk.
Gün ağarırken ilk karşımıza atalarımızın zamanında yapımına başlanan şimdilerde sadece fotoğraflarımızı süsleyen Hicaz Demiryolu’na ulaşmış olduk. Yol yorgunu bedenlerimizin süslediği iki üç karenin ardından 24 saati geçireceğimiz Wadi Rum’da konaklayacağımız Bedevi çadırına giriş yaptık. Her ne kadar çadırımız hazır olmasa da sabah hazırlanan kahvaltıya yetişmiş, konaklayan misafirlerin arasına karışmış olduk.
Daha gelmeden bookingden yaptığımız rezervasyonumuzun ardından burada sunulan hizmetlerin listesiyle fiyatları ulaşmıştı. Buralar Hasan’dan soruluyormuş, bizde onunla iletişime geçmiştik. Kahvaltının ardından ‘’hangi tur, kaç saat, ne kadar ?’’ kısmını da geçince şarkılar, türkülerle ilerleyen bedevinin ardına dizili develer önümüzde sıralandı. Yaklaşık bir saat sürecek olan ilk turumuz develerle başlamış oldu.
Ara sıra tatil yerlerinde bir fotoğraflık bindiğimiz develerle bu sefer bir saat beraberdik. Daha önce Kapadokya’da at turuna katılmış olsak da çölde deve turu bambaşkaydı. İlk başlarda Şakir’le (yol arkadaşım, devemin ismi Şakir) alışma süreci yaşasak da oldukça keyifli bir tur oldu. Ara sıra diğerleriyle otları paylaşamayıp, hareketli anlar yaşatsa da ( biraz heyecan iyidir ) onun dışında bambaşka bir dünyada dolaşıyormuş gibi hissetmek, anlatılmaz sadece yaşanır.
Belli bir süre yol aldığımız Şakir’le vedalaşıp, ayrılırken yaklaşık altı saat sürecek aksiyonlu tura, jeep safariye hızlı bir geçiş yaptık. Şoförümüz Abdullah bizi alıp bambaşka diyarlara götürdü. On iki farklı yerde verilen fotoğraf molalarına, naneli bol şekerli çaylarda eklenince gezimizin tadına doyum olmadı. Turun finalini günbatımıyla yapınca kampa doğru yol aldık. Buraya özel yemekleri, Bedevi dansları, ateş başında keyifle içilen naneli çayıyla birinci günü tamamlamış olduk.
1
Henüz hiç yorum yapılmamış.
