kantaroncicegi @kantaroncicegi_2641

Kör Baykuş ve İç Döküş

“Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.

Kimseye anlatılmaz bu dertler, çünkü herkes bunlara nadir ve acayip gözüyle bakarlar. Biri çıkar da bunları söyler ya da yazarsa, insanlar, yürürlükteki inançlara ve kendi akıllarına göre hem saygılı hem de alaycı bir gülüşle dinlerler bunları. Çünkü henüz çaresi de devası da yok bu dertlerin.” diyor okuduğum kitabın ilk sayfasında Sadık Hidayet, ne de güzel diyor.

Çaresi de devası da olmadığından kimseye anlatamadığım dertlerimi içime gömerek kendimi ihmal ettim son aylarda. İhmal ettim diyorum çünkü oturup da içimi döke döke yazıp paylaşmıyorum uzun zamandır. Yazmak beni konuşmaktan daha çok rahatlatıyor ama yazılarımın bu ve benzeri platformlardaki 3-5 muhatabından aldığım geri dönüşler beni içime yöneltti. Susmam gerektiğini düşündürdü.

Olumsuz bir şey söylemediler aslında, sadece hep kasvetli ve hep üzücü şeyler yazıyor olmamdı şikayetleri. Ancak yaşamın bana sunduğu şeyleri yazılarıma ve paylaşımlarıma yönelttiğim için yazdıklarımın farklı bir tatta olması zaten beklenemezdi. Ama ben kendimden çok başkalarını düşündüğüm için, ya da kendimden çok başkalarını düşündüğüm yanılgısına kapılıp aslında insanların hakkımda neler söylediklerine çok kafa yorduğum için ve hatta insanların tek bir kelimesinden aldığım kuşku tohumlarını içimde paragraf paragraf yeşerttiğim için, içime yöneldim. Ama gördüm ki içime yönelmenin de bana bir faydası olmuyor.

Bu yüzden bugün beni içimi dışımı olduğu gibi paylaşmaya küstüren sebepleri ve düşünceleri okuduğum kitabın beni etkileyen birçok cümlesi sayesinde bir kenara bırakıp yeniden buraya geldim. Her satırın, söyleyemediklerimin boğazıma attığı düğümleri birer birer çözmesini dileyerek yazıyorum bu sefer.

“Uzun zamandır başkalarıyla bütün bağlarımı koparmışım, kendimi daha iyi tanımak istiyorum. Ne boş bir düşünce – Olsun, fakat her hakikatten çok azap veriyor bana.- Bana benzeyen, görünüşte bendeki ihtiyaçlara, tutkulara, arzulara sahip bu insanlar niçin kırarlar beni? Ancak benimle eğlenmek, bana çatmak için yaratılmış bir avuç gölgeden başka bir şey mi bunlar? Ne hissetsem ne görsem, neye değer versem hepsi, baştan sonra bir vehim değil mi, gerçekten hayli farklı bir kuruntu değil mi?”

Bu ve benzeri cümleleriyle içimi ortaya dökmenin vaktinin geldiğini bana hatırlatmış oldu Sadık Hidayet Kör Baykuş’ta. Bazı şeylerin gerçekliği ortaya çıktığında kalbimizi kasvet ve endişeyle boğan kuruntuların sıradan kuruntu değil de gerçek şeyler olduğunu görmenin acı darbesini defalarca aldım. Olayları kafada kurup büyütmenin kimseye faydası olmadığı gibi, olumsuz düşüncelerin olumsuzluklara davet çıkardığını maalesef ki defalarca gördüm. Bu yüzden kuruntularımı bir kenara bırakıp insanların da benden bekledikleri şekilde olaylara pozitif yönden bakmaya hatta annemin sık sık tembihlediği gibi insanları sevmeye çalışıyorum. Kederin bulaşıcı olduğunu bildiğim gibi gülümsemenin ve mutlu olmanın da bulaşıcı olduğu bilgisine güvenip enerjimi güzel bir şekilde yansıtmak için çabalıyorum.

Ben bu şekilde çaba sarf ederken okuduğum kitabın hislerime tercüman olacak birçok cümleyle kapımı çalması hoş bir tesadüf oldu. Kurgudaki zamanların, mekanların kişilerin birbirine karıştığı bu kitabı sindirmek için bir kez daha okumam gerektiğini düşünüyorum ve kitapta beni en etkileyen, içimi yansıttığını düşündüğüm alıntıyla yazımı sonlandırıyorum.

“Uzun zamandır bende, diri diri dağılmakta, parçalanmakta olduğum duygusu belirmişti. Yalnız cismim değil, ruhum da aralarında bir uyuşma olmaksızın, kalbimle sürekli zıt gidiyorlardı. Garip bir dağılma ve bölünmeden geçiyordum sürekli. Bazen bir şey düşünüyor, buna kendim de inanmıyordum. Bazen içimde kendime karşı bir acıma duygusu beliriyor, ama aklım ayıplıyordu beni. Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam gönlüm başka yerde oluyordu, aklım başka yerde ve ayıplıyordum kendimi. Dağılan çözülen bir kitleydim ben. Sanki ben hep böyleydim, böyle de kalacağım: acayip, biçimsiz bir karışım…”

11

Henüz hiç yorum yapılmamış.