Barış
Zaman bir bowling topunun lobutları devirmesi kadar yıkıcıydı
Mevsimlerin ifadesini sadece takvimler belirliyordu
Saatlerin önemi ise işe- giriş çıkışlardan ibaretti
Ve ne kadar mesaiye kalınırsa o kadar insan kalıyorduk
Rüzgârın saçlarımızı bozan bir telaşı, yağmur ise nasibini şemsiyelerden alıyordu
Kar yağışının sesi şehirlerde valileri hatırlatıyordu
Kulaklarımızı sıkı sıkı örtün diyen hava durumuna inat
Atkısız dolaşıyordu çoğu fukaralar
Yaşamanın sessizliğine doğru tuzlanıyordu asfaltlar
Sadece bazı yerlere ulaşmıyordu ilaçlar
Burun farkıyla kaçıp gidiyordu yine vicdanlar
Mutluluk hazır simgelerle boğuşurken
Şarkıların gözü gramofonları özlüyordu
Uyanmanın ağır bir depresyon hali olduğunu
bazı televizyon kanalları söylüyordu
Bu yaşımda geçmişime dair bir şeyler arıyordum
Oysa ne kadar geçmişti ki!
Neyi arıyordum yada
Eski bir fotoğraf bile kâfiydi belki
İçinde gülünecek eski bir anı
Şimdilere benzemeyen hani
Boynumuza dolanan atkıların nefesimizi kestiği vakitlerdi
Kışın soğuğu iliklerimizin sesine varıyordu
Kulaklarımızı ısıtacak sohbetler arıyorduk yemek paydoslarında
İrili ufaklı soğuk adamlar dolanıyordu sokaklarda
Kimsesizliğin kalabalığını yaşıyordu gözlerimiz
Yalnızlığın anlamı belki buydu
Buydu sağır ve dilsiz oluşumuzun yegâne suçu
Kış mı soğuktu? Kar mı? yoksa birer ölümüydük morglarda
Bir soluğumuz daha yok muydu köşe başlarında
Bir odun daha yakamaz mıydık mültecilerin sobasında
Yoksa hepiz mi mevsimin etkisiyle ellerimizi ovuşturuyorduk
Demli bir çayın içimizi ısıtmaması tuhaf gelmiyor muydu size de
Hangi komşu yetişir artık açlığımıza
Kime emanet ederiz gençliğimizi
Selamı kestiğimiz şehirler özlemez mi bizi,
Konuşmaya korktuğumuz renkler aramaz mı bizleri
Şehirlerle yayılan suçların yumağında bir sökük kazağa benziyordu halimiz
Bir hekimden duymuştum bu sözü,
Zamanı geldiğinde iyileşirmiş insan, derman olurmuş kabuklaşan her yara
Hele bir toprağı delsin karıncalar
Çıtırdasın dalında yapraklar
Bir bir rengini alsın tarlalar
Belki yine çıkar ağaçlardan kirazlar
Evlerinden çocuklar
Şenlenir sokaklardaki kaldırımlar
Bir şairden okumuştum şu satırları
*Çocuklara kıymayın efendiler bulutlar adam öldürmesin*
Dizleri kanasın bir tek
Bir tek babası vurduğunda ağlasın
Topu patladığında, oyuncağı kırıldığında
Arkadaşıyla boğuştuğunda ve tekrar barıştığında
Ve tekrar Barıştığında...
5
