fibonacci dizisinden ilham alınarak müzik yapılırsa nasıl olur ?
hemen sadede gelmek isteyenler için başlığı "Fibonacci Dizisi ve TOOL" olan şu fevkalade yazının linkini bırakıyorum -> Voldemath Galatasaray Üniversitesi Matematik Kulübü'nün dergisi. Linke tıklayıp dergiyi indirip ilgili yazıyı okuyabilirsiniz. bence Ahmet Çoban çok çok güzel anlatmış. ben burada konu ile alakalı sadece ondan alıntı yapacağım ve hiç bir gereği yokken neden ve nasıl bu yazıyı paylaşmaya karar verdiğimi anlatacağım ilerleyen kısımda.
hadi bi güzellik daha yapayım müziğin de linkini iliştireyim, okurken dinlemek isteyen olursa bi iki tık daha az atmış olur :)
"Fibonacci dizisi, her sayının kendisinden bir önceki sayı ile toplanması ile elde
edilen sayılar dizisidir. Fibonacci disizinde yer alan sayıların özelliği, sayıların kendilerinden bir öncekiyle oranlandıgında oluşan dizinin altın orana yaklaşarak ilerlemesidir.
Altın oran denilen yaklaşık olarak 1,618 sayısı ise doğada, sanatta ve hayatın her alanında
görülen ve estetik ile bağdaştırılan bir sayıdır."
Şarkının sözlerine bakacak olursak :
"Hece sayıları Fibonacci serisine göre ilerliyor ve her 8’e ulastığında geri dönmeye
başlıyor. Sadece heceler değil, bütün olarak düşünülürse, birbirini tekrar eden ya da birbirine benzeyen kısımlar da Fibonacci dizisine göre sıralanmış bir şekilde devam ediyor.
Şarkı boyunca bu kurallar devam ediyor, fakat şarkının bazı noktalarında bu kural bozuluyor, ama bunun arkasında da bir sebep var. Bu noktalarda şarkının dinleyiciye bir
mesajı var. Kuralın bozulduğu bölümdeki sözler şu şekilde:
Over Thinking, Over Analyzing,
separates my body from my mind,
withering my intuition,
missing opportunities and I must
feed my will to feel my moment
drawing way outside the lines.
Fazla düşünmek, fazla analiz etmek
bedenimi aklımdan ayırır,
sezgilerimi aşağılamak,
fırsatları kaçırır ve ben
sınırların çok dışına sürüklenen anımı
hissetmek için irademi beslemeliyim."
Şimdi yazının tamamını buraya aktarmanın bi manası yok, bu kadarı ilginizi çektiyse tamamını okuyabilirsiniz, ve cidden modern şaheserlerden birine tanıklık etmiş ve anlayıp takdir etme şansını elde etmiş olursunuz. :) ya da en azından benim duygularım bu yönde. :)
yani kimsenin böyle bir soru sorduğu yok da varsayalım ki biri dedi ki nerden çıktı şimdi bu şarkıyı ve incelemesini anlatan yazıyı paylaşma motivasyonu: daha dün yapmış olduğum şehirler arası otobüs yolculuğumda öylee bir ne var ne yok diye tv de bakınırken müzik kısmındaki playlistlerin adlarını yazan kişi beni uzun süre gülümsetti. hemen bir fotisini bırakıyorum aşağıya. "Dünya Turu için Geç Değil" ve "Pop değil ama New Wave" favorilerimden :) ikincisinin içinde Depeche Mode'dan şarkılar vardı. Bi keresinde Cenk Durmazel'in onlar için tatlı su rockçıları dediği bir saptamasına denk gelmiştim. :))) ve bu tabir de hoşuma gitti açıkçası.
daha sonra "sakin mi sakin metal" (bu sayfa da o görünmüyor ama onun dışında "çiçek gibi funk ve groove" dışında orijinal isim olmadığı için kalabalık olmasın diye 2.sayfayı eklemedim.) kısmını tıklayınca bi de ne görem tool'un da 3 tane şarkısı da var hemi de "laterus" da bunlardan biri. işte şimdi iyice keyiflendi yolculuk dedim öyle de oldu.ve aklıma bu şarkıya ilk denk geldiğim zaman geldi. öyle yani.
(gezimin nihayetinde çantalarımdan birini serviste unutmasaydım neredeyse mükemmel diyebilirdim genel olarak şu son 1 ay için, şaşkınlık kotamı gezimin sonuna sakladığım için gene de mennumum açıkçası ama bunun şu anki düşüncem olduğunu da eklerim o an hiç de öyle düşünmüyordum...) .
neyse, kalabiliyorsanız şayet esen kalmanızı dilerim.
2
