MEKONG

KAMPONG TRALACH
Bugün Phnom Penh’den ayrılacağız. Öğleye kadar boş vaktimiz var. Bu zamanı Uzakdoğuya özgü motosikletli ulaşım aracı tuk tuk ile şehirde bir tur atarak değerlendiriyorum. Öğle yemeğinden sonra gemimiz demir alırken güverteden bende değişik duygular bırakan bu şehri seyre dalıyorum.
Gemimiz akşama doğru Kampong Tralach’a varıyor. Köyün çocukları gemiyi görünce büyük bir ilgi ve heyecanla kıyıda toplanıyorlar. Yanımızda getirdiğimiz hediyeleri, çocuklara veriyoruz. Hediyesini kapan büyük bir sevinçle evine koşuyor. Gezinin başından beri tanık olduğumuz Asya’ya özgü yoksulluk burada daha bir aşikar. Köyün hemen girişinde bulunan okulda öğretmen ve okul kıyafetleriyle öğrenciler bizi bekliyorlar. Sınıfa girdiğimiz anda çocuklardan sevinç nidaları yükseliyor. Öğretmenin bir işaretiyle susan çocuklar, bir başka işaretle bizler için hazırlamış oldukları şarkıları coşku içinde söylemeye başlıyorlar. Daha sonra yanımızda getirdiğimiz defter, kalem ve diğer kırtasiye malzemelerini öğretmene teslim ediyoruz. “Akuun, akuun çraan!” diye bağırıyor çocuklar, “teşekkür ederiz, çook teşekkür ederiz!” Etrafımızı saran çocuklara sarılarak vedalaşıyoruz. Ziyaret edeceğimiz bir köy daha var ancak oraya gidebilmek için bir tek yolumuz var. Sığırların çektiği kağnılar. Bir ulaşım aracı olarak kağnıyı kullanacağım hiç aklıma gelmezdi.

KAMPONG CHHNANG VE YÜZER KÖY CHNOK TRU
Bugün büyük bir balıkçı kasabasını ve ardından eski usullerle çanak çömlek yapan bir köyü ziyaret ettik. Konuk olduğumuz bir köy evinde palmiye ağacından elde ettikleri su ile yaptıkları içeceklerden ikram ettiler. Artık nehir seyahatinin sonuna doğru yaklaşıyoruz. Mekong Nehri’nden ayrılıp Tonle Sap Gölü’ne gireceğiz. Tonle Sap Güneydoğu Asya’nın en büyük gölü. 1997 yılında UNESCO tarafından dünya biyosfer rezerv alanı olarak ilan edilmiş. Tonle Sap Gölü’nde tamamıyla su üzerinde bulunan Chnok Tru Köyüne’de uğruyoruz.

SIEM REAP - Gemiden ayrılış
Sabah gemideki son kahvaltımızı yaptık. Öğleye doğru gemiden ayrılırken herkesi bir hüzün kaplıyor. Yedi gün boyunca bizi konuk eden geminin mürettebatı ile vedalaşıyoruz. Deyim yerindeyse bize gözleri gibi baktılar. Mutfakta aşçı harikalar yarattı. Garson kızlar, odalarımızı temizleyen görevliler, kaptan ve yardımcıları, gemici, çımacı, güvenlik görevlileri, gemi müdürü hepsi ama hepsi bu küçük ve sevimli gemiyi bize evimiz gibi hissettirdiler. Bizi karaya çıkaracak tekneler hareket ederken Toum Tiou 2 gemisi ve mürettebatına el sallıyoruz.
Siem Reap’e vardığımızda meşhur Angkor Tapınakları’nın ilk kısmını geziyor, ve tepelerde günü batırıyoruz.
Ertesi gün oteldeki kahvaltı sonrası 1200 yıl önce inşa edilmiş olan ve Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Muhteşem Angkor Wat Tapınaklarını ziyaret ediyoruz. Bir sonraki gün Tayland’ın başkenti Bangkok’a uçuyor ve iki günlük Bangkok programından sonra İstanbul’a dönüyoruz. “Artık” diyorum kendi kendime “Artık Asya’yı gördüm diyebilirim”

Henüz hiç yorum yapılmamış.
