İrisler
Paletteki renkli kargaşaya bakarken yüzüne ince bir gülümseme yayıldı. Resminin bitmesine birkaç darbe kalmıştı, ince uçlu temiz bir fırça aldı ve fırçayı beyaz boyayla harmanlarken gözleri kararıyor gibi hissetti; ama o an bununla ilgilenecek vakti yoktu.
Beyaz iris çiçeğinin son dokunuşunu yaptığında beyaz iris; mor çiçeklerin arasında yalnızlığını simgelemek üzere salınıyordu. Fırçayı kenara koydu, dudaklarından küçük bir kıkırtı kaçtı. Resmi nihayet tamamlamıştı. Fırçayla tuvale her dokunduğunda bir yerlerden pıt pıt sesi geldiğini fark etmişti.
Pıt... Pıt... Pıt...
Palete yeniden baktı. İstemsizce suratı buruşmuştu, boyalara karışan kanına canını çok sıkmış gibi baktı. Fırçaların yanındaki kanlı bıçağa ve kulağına uzandı. Kanındaki yüksek doz uyuşturucu yüzünden uyuşmuş gibi hissediyordu, herhalde bilincinin hâlâ açık olmasının sebebi de buydu.
"Cidden berbat bir protesto oldu dostum. Şimdi herkes arkandan özenti diyecek."
Kestiği kulağından omzuna ve yere akan kana avucunu ve parmak uçlarını bastırdı, tatlı bir uyuşukluk hissi yerini karıncalanmaya bırakmıştı. Avucuna dolan yapışkan ve sıcak hisle tatlı bir esintiye kapılmış gibi hissetmişti.
Kendine gelmesi çok uzun sürmedi. Parmak uçlarındaki kanı su fırlatır gibi tuvale doğru savurdu. Kanından oluşan küçük damlacıklarla resme orijinallik kattığına inanmıştı.
Masanın üzerindeki teneke kutuya uzandı, beyaz bir yağlı boyaydı. Tiner şişesini içine boşaltıp kanlı bıçağın ucuyla karıştırdı. Kendine güzel bir kokteyl hazırladığını düşünüyordu.
"Şerefe Van Gogh!"
Beyaz irise doğru kadeh kaldırır gibi uzattığı teneke boya kutusunu bir an bile düşünmeden tepesine dikip hepsini içti.
Organları parçalanmadan önce aklından geçen son şey şuydu;
"Tıpkı senin gibi bende sözcüklere gerek kalmadan beni anlayacaklarını sandım, yanılmışım."
5
Çok iyiydi. Böyle kisa hikayeleri çok seviyorum. Devamini bekliyorum.
2
