nereleregeldik @nereleregeldik_2456

Tren

Çantasını yanına koyup içerisinden okumak için yanına alırken ilgilendiğini düşündüğü ancak şuan hiç ilgi çekici gelmeyen kitabını çıkardı. En azından okumayı denemeliydi. Sonra gözleri karşısında oturan adama kaydı. Adam telaşsız gözlerle kendisine bakıyordu. Kadın kaşlarını kaldırdı, şaşkın bir bakışla bakmaya devam etti. Bir sorun mu vardı?

-

Karşımdaki adamın sakin bakışları benim üzerimde gezinirken, onun hayatımdaki yerini anlamaya çalıştım. Kim olduğunu bilmiyordum ama bundan sonra hayatımda olacakmış gibi duruyordu. Kitabı çantama geri koyarken, çantanın ön gözündeki kulaklığımı çıkardım. Madem biri beni izlerken bende onu izleyecektim, hayatı bir sanat filmine çevirmekten zarar gelmez diye düşündüm. Belki minik kafa sallamalarla, ayaklarımla tempo tutarak ve gözlerimi kapatarak hayatımı tam anlamıyla bir filme çevirebilirdim.

-

Gözlerini kapatıp kafasını arkaya atan kadın yüzündeki gülümsemeyle, ellerindeki müzikle oturdu. Keşke kahvem olsaydı diye düşündü. Eğer kahvemiz olsaydı birbirimize hayata dair anekdotlar verebilir, endişelerimizden bahsederken küçük molalar vermek için kahveyi yudumlayabilirdik. Belki de yanıma oturması için ona çantamdaki çikolatayı teklif etmeliyim.

-

Kadının yüzündeki tebessüm tüm bu düşündüklerinden sonra gülüşe dönmüş, karşısındaki adam için dayanılmaz bir durum oluşmuştu. Kadının yanına oturmalıydı. Belki ellerini tutmalı, kulağına bir şeyler fısıldamalıydı.

Yanına oturan adamın gözleri çok yakındı artık.

“Selam.”

“Selam, hoş geldin. Seni bekliyordum.”

“Hoş buldum. Bende seni bekliyordum, 28 yıldır.”

Kadının yüzündeki gülümseme ikisi içinde yeterli bir kabuldü. Kadın kulaklığının birini adama verdi. Uzun zamandır yalnız dans ediyordu. Ellerinden tutup, amansızca dönebileceği bir eş lazımdı.

Adam kadının kafasını kendi omuzuna yerleştirdi. Artık keyifle gözlerini kapatabilirler, hatta keyifle bu alemden uzaklara gidebilirler.

-

Kadın araladı gözlerini. Gelmişti son durağa. Yanındaki adama baktı.

“Hoşça kal. Bir dahakine daha çabuk gel yanıma. Hatta bir dahakine gerçek ol.”

-

Çantasını ellerinin arasından düşecekmiş gibi tutan kadın, boş trenden indi. Işıkları kararan trene bakmaktan alamıyordu kendini. Sonra kabullenmeyle döndü merdivenlere. Daha on beş dakika yol yürümesi gerekiyordu.


10

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli