Kabullenmediğimiz Sistemleri Nasıl Besliyoruz?
Yale Üniversitesi tarih profesörü Timothy Snyder şöyle diyor;
"Bugünün sembolleri, yarının gerçeklerini mümkün kılar. Gamalı haçların ve diğer nefret işaretlerinin farkında olun. Bunları görmezden gelmeyin ve hiçbirine alışmayın. Bunları bizzat siz söküp atın ve diğer insanlar için de bir örnek teşkil etmiş olun."
Arka planını tam olarak benimsemediğimiz halde bir düşünceyi savunmak ya da politik bir tutum sergileyerek "mış gibi yapmak" kısa vadede bize fayda sağlıyor gibi gözükse de kabullenmediğimiz sistemlere hizmet ediyor olabilir.
Kanıksadığımız sembol ve sloganlar aidiyet duygumuzu besleyerek bir topluluk içerisinde daha güvende olduğumuzu hissettirebilir hatta bu sembol ve sloganlar güç sahiplerinin olumsuz yaptırımlarına karşı bize kalkan da olabilir.
Václav Havel, 1978'de yazdığı "Güçsüzlerin Gücü" eserinde komünizmin son ve etkisini iyiden iyiye kaybettiği dönemlerde sembollerin tiranlık rejimini ayakta tutmaya nasıl devam ettirdiğini gösterecek bir hikaye anlatıyor.
Hikaye tek cümle ve basit... Bir manav, dükkânının vitrinine "dünyanın bütün işçileri birleşin!" yazılı bir levha yerleştirmiş. Peki, bunu neden yapmıştı? Böylesi bir birliğin nasıl, nerede, ne zaman gerçekleşebileceği yönünde hiç düşünmüş müydü?
Üzerine uzun uzun düşünülmüş ve dükkânın önünden geçen herkesle paylaşmak isteyecek kadar benimsediği bir slogan mıydı yoksa sloganın anlamsal derinliği manav için pek de önemli değil miydi...
Manav, "Komünist Manifesto" kitabında geçen bu cümleyi desteklediği için değil, güç sahiplerinin baskısını minimize etmek istediği için o yazıyı asmıştı. Václav Havel bu durumu şu şekilde değerlendiriyor:
Manavın kullandığı sloganın anlamının, sloganın gerçek içeriği ile bir ilgisinin olmadığını görüyoruz. Buna rağmen, gerçek anlamı oldukça açık ve genelde anlaşılır durumda çünkü prensipte hepimize oldukça tanıdık geliyor: Manav rejime olan bağlılığını, tepedekilere duyurabileceği tek yol ile ilan ediyor, yani belirtilen ritüeli kabul edip, oyunu kurallarına göre oynayarak, görünürdeki kuralların gerçekmiş gibi algılanmasını sağlıyor ve bu şekilde oyunun devam etmesini sağlıyordu.
Ardından Václav Havel şu soruyu soruyor: "Ya kimse bu oyunu oynamazsa, o zaman ne olur?"
-
Günümüz dünyasında topluluklar oluşturmak ve bir fikri yaymak hiç olmadığı kadar hızlı. Çabucak manipüle edilebilir bir durumdayız. Bir fikre karşı çıkma veya bir fikri kabullenme süremiz de bir o kadar hız kazandı, yani dünyadaki bütün işçilerin toplanması hiç olmadığı kadar kolay...
Kabul ettiğimiz ya da karşı olduğumuz fikirler siyasi olabilir ya da olmayabilir. Artık çok fazla şey hakkında bilgiye maruz bırakılıyoruz. Sonsuz bir veri akışının ortasındayız. Bu ortamda kendimizi konumlandırırken başka insanlar ile ne kadar kutuplaşıyoruz ya da kutuplaştırılıyoruz diye düşünüyor muyuz?
Benimsediğimiz ve hatta ideolojikleştirdiğimiz fikirler üzerinde o kadar da uzun kafa yormamış olabiliriz. "Ya öyle değilse?" diye kaç kere soruyoruz, düşünmemiz gerekiyor.
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyerek savunmadığımız fikirleri kanıksamış da olabiliriz. Belki çoğu zaman da böyle yapıyoruz.
Şunu unutmamalıyız ki, farkında olsak da olmasak da günlük hayatımızdaki her hareket ya da hareketsizliğin; her sözün ya da sessizliğin bir neticesi vardır. Bu neticeler küçük ya da büyük gözükebilir fakat tüm bunlar mevcut sistemleri besleyebilir, mevcut sistemlere zarar verebilir ve yeni sistemler inşa etmemizi sağlayabilir.
-------------
Uçak seyahatleri ve hafta sonu tatilleri için kabin boy seyahat arkadaşınız. Linkten ulaşabilirsiniz.
#EASTPAK
-------------
Yazınız bana o kadar iyi geldi ki :) uzun zamandır değerler ,erdemler üzerine dusunuyorum ve içimde ozumseyemedigim , sorgulamadigim ,iyi bilmediğim ne çok şeyin savunuculuğunu yaptığımı fark ederek nasıl sarsildigimi fark ettim.Bize öğretilen tüm değerleri , kavramları yıkmak kendi içimizde yeniden inşa etmek gerekiyor . Bu o kadar zor ve yorucu bir şey ki. Ama sanırım yapabilenler için de bir o kadar güzel. Tam yorgun hissederken bunun önemini ve aslında ne çok şeyi etkilediğini hatırlamak çok iyi geldi. 🎈
