Aynada Karşılaşmak
İnsan aynada kendiyle her karşılaştığında bir yargıya varır. Yargıya varmaktan kastım kişinin kendiyle ilgili ne düşündüğüne karar vermesidir. Bu yargı hislerimiz ve düşüncelerimizle değişen, kendimize hangi pencereden baktığımızı bildiğimiz bakışları oluşturur.
Günlük hayatımızın genelinde kendimizden ziyade başka insanları görür, onlarla konuşur ve onlara dair yargılara ediniriz. Kendimizle karşılaşabildiğimiz yerler ise aynalar veya parlak olmasından dolayı bazı yerlerdeki yansımalarımızdır. Yargılarımız o gün nasıl hissettiğimiz ile veya nasıl hissetmek istediğimiz ile ilgili sürekli değişir. Günden güne hatta günün sabahı ile akşamı arasında kendimizde, bedenimizde büyük farklar olmasa bile biz kendimiz ile ilgili çok farklı yargılara varabiliriz. Ancak en nihayetinde kendimiz ile ilgili nasıl hissetmeye karar vermediğimiz bir ayna karşılaşmamız yoktur.
Günlük hayatımızda karşılaştığımız insanların giydikleri kıyafete, yüzlerinde makyaja, hareket ve mimiklerine, ses tonlarına, o an yaptıkları işe veya bize gönderdikleri enerjiye göre puanlar ve bir yargıya varırız. Kendimizle karşılaştığımız sahneler ise günlük hayattaki insanlar ile karşılaşmamız yanında çok az kalır. Sabah evden çıkmadan önce hazırlanırken, dışarda tuvalette aynaya denk geldiğimizde, otobüsün camında, belki aynalı bir asansöre bindiğimizde ve nihayetinde akşam eve geldiğimizde. Kendimizi her gördüğümüzde de, dışardaki insanları her gördüğümüzde yaptığımız gibi bir sonuca varmak, vardığımız o sonuç ile gün boyu yaşamak isteriz.
Sabah aynada kendimizle karşılaştığımızda nasıl bir insan olduğumuza dair her gün içten gelen bir soru vardır ve bu soruya verilecek basit bir cevap gün boyu karşılaşmalarda bize nasıl davranacağımızı söyler. ‘Bugün güzelim.’ dediğimiz sabahlarda daha güler yüzle iletişim kurmaya, daha sık aynalarla karşılaşmaya ve güzellik üzerine daha sık konuşmaya çalışırız. Yani kendimizle karşılaştığımızda vardığımız yargıyı gün boyu sürdürmeye çalışırız. ‘Bugün çok yoğunum.’ dediğimiz sabahlarda ise gün boyu koşturur, kahve molalarında bile işten konuşur ve akşam eve yorgun gelme planları yaparız.
Tüm bu yargılarla dolu zamanlara rağmen bazen aynadan kaçmak isteriz. Aynadan kaçtığımız günlerin olmasının sebebi herhangi bir yargıya varmak istememiz veya kendimizde göreceğimiz şeylerden dolayı varacağımız yargıdan kaçmaya çalışmamızdır. Kendimizle her karşılaşmamızda vardığımız yargı bizi her zaman mutlu etmese de genellikle bununla baş edecek güce sahip oluruz. Kendimizle ilgili kötü hissettiğimiz, öncesinde büyük bir başarısızlık veya utanç yaşadığımız zamanlarda ise normal yaşama devam edebilirken aynaya bakamayabiliriz. Bunun sebebi kendimiz ile her karşılaşmamızda varmamız gereken bir yargı olmasıdır.
Sonuç olarak kendimiz aynada öylece görüp geçemeyiz. Mutlaka bir iletişime geçer, belki göz kırpar veya kendimizden bahsederiz. Nasıl hissettiğimiz, nasıl olduğumuz, nasıl göründüğümüz, nasıl davranacağımız ile ilgili yargıya varır ve gün boyu bunları ölçü alarak yaşarız.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
