içimden bir ses
Adım Rukiye. Anadolu lisesi mezunu, 19 yaşında hayatın yükünü omuzlarına almış bir genç kızım ‘’. Anadolu lisesi dediğime bakmayın, bütün liseler Anadolu lisesi artık. Yurdagül teyzenin kızı da Anadolu lisesi mezunu ama onların zamanında Anadolu lisesinin bir ağırlığı vardı.’’ Hayatın yükünü omuzlarına almış kısmı beni daha çok ilgilendiriyor. Çünkü kim olduğumun ya da olmak istediğim kişi olamamamın cevabı orada gizli... Babama kalsa her noktasını bembeyaz tepe lambalarıyla aydınlatmak istediği benimse o kadar aydınlıkta olmayı hak etmediğini düşündüm bir evimiz var. Babamla geçinip gidiyoruz.‘’ Tabi buna geçinmek denirse’’? Babam özünde iyi bir insan. Ta derinlerde, mesela uyurken çok masum oluyor. Ama bu uyanık olduğu on beş saati aklamaya yetmez. Uyandığı anda kaos başlıyor zaten. ‘’Rukiye dırıdırı gömleğim nerede?’’ Dırıdırı diyorum çünkü hangi kazak olduğunun hiçbir önemi yok. Kirli sepetinde olması yeterli. Ben her ne kadar kasten yaptığını söylesem de kendisi ölüm üzerine ant içiyor. Mütakıben bacağıma sıçıyor sıvıyor bir hışımla evden çıkıyor. Bir gün İçimden dedim ki ‘’ Rukiye kız gel şuna bir ders verelim. ‘’ Sabah evden çıktı başladım bütün kıyafetlerini yıkamaya pantolonu gömleğinden tut tek çoraplarına kadar her şeyini yıkadım. Bütün gün mesai yaptım. Tek tek yıkadığım her şeyi kaloriferde, fön makinasıyla, elektrikli sobada, ütüyle kuruttum. Bir yandan yıkıyorum bir yandan kurutuyorum. Gece de geç geldi zaten. Sabaha kadar uyumadım. Zafer edasıyla sabah kendime bir Türk kahvesi yaptım. Oturdum, uyanmasını bekledim. Nihayet uyandı. Günaydın babacım.’’ Rukiye benim... Dedim Şşşştt. Sus baba! Sakın tek bir kelime etme! Bugün keyfimi bozamayacaksın! Git dolabını aç! Kirli sepetine bak! Nereye bakarsan bak her şeyini pırıl pırıl yaptım. Her şeyin mis gibi. İstediğini seç giy.’’ Rukiye bahçeye gideceğim temiz üst verilir mi? Mahvolur onlar. Eski pis bir şey yok mu? Onu ver de giyeyim. ’’Eline sağlık diyecek hali yoktu tabi.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
