Bipolar Olmak Kaderimiz Değil 2. Bölüm
Merhaba benim gönülden olan can dostlarım ve de kader arkadaşlarım. Bu gün sizlere "Bipolar Olmak Kaderimiz Değil 2. Bölüm" adlı makalemi yazım diline dökmeye çalışacağım. İnşallah sizler de büyük bir keyif alarak okursunuz. :)
Bipolar Rahatsızlığının Mani / Durağan / Depresif dönemlerini yaşayan bireylerin neler çektiğini en iyi bizler biliriz. Bipoların duygusal yoğunluğu yüklü dönemlerini dolu dolu yaşamak hayli çok zordur.
Benim bu yaşadığım rahatsızlığımın caresinin var olduğuna olan inancımı hiç bir zaman kaybetmedim.
Bipolar rahatsızlığımın şifasını bulamak adına sürekli araştırmalar yaptım.
Bu rahatsızlığımın bir çok neden ve sonuç ilişkisine bağlı olduğunu öğrendi. Bendeniz Bipolar hakkında günler, haftalar, aylar boyu araştırıp öğrendiklerimi yazım dilimin döndüğünce sözcüklere aktarıp siz kader arkadaşlarıma bir makale tadında okumanız ve öğrenmeniz için naçizane bir çaba göstereceğim.
Bipolar Rahatsızlığının Tetikleyici Faktörleri
1) Stres Birikimi
2) Çevresel / Toplumsal Sorunlar ve Baskılar
3) Yaşamsal Ani Değişiklikler
4) Gıda Alışkanlıklarımız.
1) Stres Birikimi : İnsanoğlu ömrü boyunca sürekli stres altında yaşamaya çalışır. Stres'in az olanı iyidir. Stres insanın beynimizde zamanla yoğunlaşarak akıl / ruhsal dengemizi bozar. Bipolar rahatsızlığımızı tetikleyen stres bizi çok zor durumlara düşürür.
Peki ya çaresi var mı?
Ben böyle bir stres hissettiğimde hemen o an yaptığım işlerime ara veriyorum. Sakin / Sessiz bir odaya çekiliyorum. Arka planda çalan bir müzik ama sesini odanın içinde yalnız benim duyabileceğim kısık denilecek kadar az açıyorum.
En sevdiğim kokulu bir mumu yakıyorum. Elma / Tarçın benim tavsiyem :) Mum yanarken meyvenin hoş kokusu odaya dağılmaya başlıyor. O an yere gayet rahat bir şekilde oturuyorum.
Gözlerimi yavaşça kapatıyorum. Ruhumu / Bedenimi rahatlatmak ve dinlendirmek adına Meditasyon yapıyorum.
O an yalnız bana ait olan mekanın içinde 30 - 45 Dakika beni rahatlatmaya yetiyor. Size de mutlaka meditasyon yapmanızı tavsiye ediyorum.
2) Çevresel / Toplumsal Sorunlar ve Baskılar : Hepimizin yaşadığı farklı çevreler ve oralarda yaşayan toplumun farklı bireyleri var.
Bizler sürekli Sözel / Özel etkileşime girerken farklı duygular yaşıyoruz. Bazen çevremizde bizim gibi düşünmeyen ön yargılı insanlar olabiliyor. Bir ön yargıyı kırmak çok zordur.
Toplumdaki sıradan bireylerin bizler gibi empati kurma yeteneği olmayabilir. Sıradan insanlar bizlerin yaşadıklarını bir türlü anlayamadıklarından bize sorunlar yaratmaya ve yaşatmaya çalışırlar.
İşte o an ruhunuzu / aklınızı bir baskının altında eziliyormuş gibi hissedebilirsiniz. Ben böyle durumları iş dünyasındaki fabrika ortamlarında çalışırken hep yaşadım.
Ne yapmalıyız?
Bunun için Gamsız olmayı öğrenmeli ve Gamsız olmaya çalışmalıyız. Gamsız gibi görünmek de sizin yaşayacağınız tüm Çevresel / Toplumsal Sorunların ve Baskıların %50 sini azaltır.
Size sorun çıkartmaya çalışan insanlar Gamsız görünen insanlar ile uğraşmayı pek sevmezler. Hatta sizin Gamsız birey gibi görünmeniz onları deli eder. Denemesi bedava derim :)
3) Yaşamsal Ani Değişiklikler : Bipolar Rahatsızlığının ana tetikleyicisi budur. Yaşamınız rutin bir akışı varsa ve bir gün ani bir değişiklik yaşadığınızda Aklınız ve Ruhunuz sanki
bir şok darbesine uğramış gibi karma karışık olur.
Önce anlamsız bir boşluk veya boşta kalmışlık hissiyatı yaşarsınız. Ben bu hali çok yaşadım :(
Bipolar böyle bir durumda önce Mani ruh hali yaşatır ve ardından Depresif bir ruh hali sizin benliğinizi ip yumağı gibi sarmaya başlar.
Daha önce hiç yapmadıklarınızı yapmaya başlarsınız.
Alışveriş çılgınlığı yaşarken hemen ardından derin bir üzüntü dolar yüreğinize sanki kendi kontrolünüzü kaybetmiş gibi olursunuz.
Peki ya ne yapmalıyız?
a) Hobi Edinmek : Bipolar Rahatsızlığı yaşayanların bir kısmı maymun iştahlıdır. Yani uzun dönem sürecek bir şeyler yapmaya sabırları olmayabilir. Bence mutlaka bir kaç hobi bile olsa uğraşmalıdır.
Bulduğum değersiz görünen çöpe atılmak istenen oyuncaklar gibi bazı geri dönüşüm yapabileceğim malzemeleri kullanarak Kuş Evi yapmaya çalışıyorum.
Ben Kuş Evi yapmaya çalışırken onun yapımı esnasında kendimi hobime veriyorum. O an beynimin içinde beni mutsuz edecek ve üzecek bir duygu ve düşünceye yer kalmıyor.
Sonra da yaşadığım sitenin bahçesinde seçtiğim bir ağacın dalına el emeği ile yaptığım Kuş Evini bizim bahçıvana rica ederek ağacın dalına koymasını sağlıyorum.
b) Şarkı Söylemek : Yaşadığım zamanın akışı içinde bilgisayarımdan Youtube yi açarım. En çok beğendiğim güzel ve eski şarkıları bulurum. O şarkılara ben de kendimce eşlik ederim.
Bu esnada şarkı dinlemek ve söylemek beni çok mutlu eder. Kafamın içindeki sıkıntıları dağıtırım ve böylece rahatlarım.
c) Bir dost bir arkadaş ile muhabbet etmek : Hele ki benimle dost ve arkadaş olan kişi de yine benim gibi bir Bipolar rahatsızlığını yaşayan bir birey ile karşılıklı candan edilen bir muhabbet kadar değerli bir şey yoktur.
Zaman içinde muhabbet koyulaştıkça bir samimiyet doğar. Et ile tırnak gibi olursunuz. Çünkü onunla bir ortak noktanız yani bizim Bipolar rahatsızlığımız vardır. :)
4) Gıda Alışkanlıklarımız. : Bipolar hastalığını tetikleyen ikinci en önemli faktör budur. Büyük şehirlerde yaşayan bizler hazır gıda (Fabrikasyon) yani İşlem görmüş gıdalar tüketiyoruz.
Bu gıdalar içinde Aromatik tatlandırıcılar + Koruyucu Maddeler + Renklendiriciler + Monosodyum Glutamat (Çin Tuzu) vs. vs. mevcut bu maddeler bağırsak sitemimize zarar vermektedir.
Her insanın iki beyni vardır. Birisi Baş yani Kafamızın içindeki yumuşak dokulu organımız. İnce / Kalın bağırsaklarımız dır. Bu katkı maddeleri ile dolu yediklerimiz bizim bağırsak flora mızı bozuyorlar.
Bağırsak florası enzimler üretmektedir. İşte bu enzimlerin çoğu sinir sistemini kullanarak Beyin dokusuna gider. Enzimler bizlerin ruh halleri belirler.
Omega 3 / 6 / 12 yağlarını işleyen de ince bağırsaklarımız dır. Bu Omega 3 / 6 / 12 yağları direk beyin dokusunu besler.
Bu yağın kullanım azlığı ve yokluğu uzun / kısa dönem hafızamızda anımsama üzerinde kötü etkileri bilinmektedir.
Ne yapmalıyız?
Fabrikasyon gıdaları hayatımızdan çıkartmak hayli çok zor ama azaltmalıyız. Aromatik tatlandırıcılar + Koruyucu Maddeler + Monosodyum Glutamat içeren fabrikasyon gıdaları tüketiminde çok dikkatli olmalıyız.
Bağırsaklarımızın içindeki yararlı bakterileri çoğaltmaya çalışmalıyız. Yoğurt + Kefir + Çökelek + Lor + Peynir + Kelle Paça + Kokoreç + Tarhana + İşkembe Çorbası gibi
gıdaları tüketmeye çalışmalıyız.
Bu yazdığım gıdalarda bolca yararlı mikro bakteriler mevcut olduğunu bir örnek ile açıklama yapayım 3 Milyon dan fazla yararlı bakteri İşkembe Çorbası içinde varlığı tespit edilmiştir.
Bağırsaklarımızın daha sağlıklı çalışmasını sağlaması bizim için çok önemlidir.
Omega 3 / 6 / 12 yağların bulunduğu besinleri tüketmeliyiz. Mesela Balık + Ceviz Omega 3 yağı zenginidir. Omega 6 / 12 yağlarını içeren besinleri mutlaka öğrenip hemen tüketmeye başlamalıyız.
Yukarıda yazdıklarım benim araştırıp öğrendiklerimdir. Ben sizlerin sağlığına zarar vermek istemiyorum. Benim yazdığım makaleme katılıp / katılmama özgürlüğünüz daima vardır.
Bipolar kardeşlerimin duygu ve düşümlerine daima saygı duyarım. Olumlu ve yapıcı eleştirilerinize daima açığım.
En içten saygılarımla....
Murat KAYA
Henüz hiç yorum yapılmamış.
